Isparta'nın Aksu ilçesinde 1946 yılında doğan Hayrullah Yıldız, Türk bürokrasisinin tecrübeli isimleri arasında yer alır. Kendisi uzun yıllar boyunca farklı bölgelerde kaymakamlık ve valilik yaparak geniş bir idari tecrübe edinmiştir. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Yıldız, eğitiminin ardından hemen devlet hizmetine adım atmıştır. Amasya Valiliği ve Merkez Valiliği gibi üst düzey makamlarda devlete başarıyla hizmet etmiştir. Valilik görevinin ardından atandığı Merkez Valiliği sırasında, 1999 Marmara Depremi sonrasındaki acil durum yönetimi için sahaya inmiştir. Bu büyük felakette Deprem Koordinatör Valisi sıfatıyla yaraların sarılması sürecini yönetmiştir.
Mülkiye'den Bürokrasiye Uzanan Yolculuk
Türkiye'nin idari hafızasını oluşturan ve bürokrasiye sayısız yönetici kazandıran Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olan Yıldız, mülki idare amirliği mesleğine adım atarak kamu hizmetine resmi olarak başlamıştır. Burada aldığı nitelikli eğitim onun kamu yönetimi vizyonunu şekillendirmiş ve Mülkiye mezuniyetinin ardından mülki idare amirliği sınıfına dahil olmasını sağlamıştır. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde edindiği teorik altyapı, Yıldız'ın idari kararlarında hukuksal ve rasyonel zemin oluşturmasına katkı sunmuştur. Genç bir bürokrat olarak Anadolu'nun farklı köşelerinde görev yapmaya hazır hale gelmiştir. Kaymakamlık mesleği, ona devletin yereldeki gücünü ve şefkatini vatandaşa doğrudan ulaştırma imkanı tanımıştır. Mesleğinin ilk yıllarından itibaren disiplinli çalışmasıyla dikkat çeken Yıldız, idari becerilerini her yeni görev yerinde pekiştirmiştir.
Anadolu'nun Dört Bir Yanında İdari Hizmetler
Hayrullah Yıldız, meslek hayatı boyunca Türkiye'nin farklı bölgelerindeki ilçelerde kaymakamlık görevlerini ifa etmiştir. Bu görevler sayesinde yerel halkın sorunlarını yakından analiz etme fırsatı bulmuştur. Yıldız, kariyeri boyunca sırasıyla çok sayıda ilçede mülki amirlik yapmıştır. İdari görev aldığı yerler şunlardır:
- Kumluca ve Bucak kaymakamlıkları,
- Karadeniz Bölgesi'nde Boyabat ve Erfelek,
- Güneydoğu Anadolu'da Uludere ve Batman,
- Akdeniz'de Gölhisar ile Ege'de Edremit,
- Sanayinin kalbi konumundaki Gebze ilçesi.
Anadolu'nun farklı iklim ve kültür yapılarına sahip bölgelerinde görev yaparken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Uludere ve Batman gibi kritik yerlerin ardından Akdeniz ve Ege hatlarında da Gölhisar ile Edremit ilçelerinde mülki amirlik sorumluluğunu üstlenmiştir. Son olarak ise sanayinin ve nüfusun yoğun olduğu Gebze ilçesinde kaymakamlık görevini başarıyla tamamlamıştır. Taşrada geçen bu verimli yılların ardından tecrübeli idareci, Amasya Valiliği görevine atanarak kariyerinde zirve noktaya ulaştırılmıştır. Valilik görevinde de devletin ciddiyetini ve halka hizmet anlayışını ön planda tutmuştur.
Deprem Koordinatörlüğü ve Siyasi Yaşamı
Valilik görevinin ardından Merkez Valiliği kadrosuna atanan Yıldız, başkent Ankara'da devlet hizmetini sürdürmüştür. Merkez valilerinin kritik durumlarda üstlendiği özel roller doğrultusunda Yıldız, Marmara'daki krizin büyüklüğü üzerine hemen Deprem Koordinatör Valisi olarak görevlendirilmiştir. 1999 yılında meydana gelen yıkıcı Marmara Depremi, onun kariyerinde tarihi bir dönüm noktası oluşturmuştur. Deprem bölgesinde acil koordinasyon zincirini kurarak ulusal ve uluslararası yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, çadır kentlerin kurulması ve hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanması süreçlerinde devlet adına birinci derecede sorumluluk üstlenmiştir. Bu zorlu süreçte gösterdiği yönetim becerisi, afet kriz yönetiminde önemli bir örnek teşkil etmiştir.
Bürokrasideki bu uzun soluklu hizmetlerin ardından Yıldız, topluma farklı bir kulvarda katkı sağlamak istemiştir. Bu amaçla, 2011 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden milletvekili aday adayı olarak siyaset sahnesine girmiştir. Ancak siyasi yolculuğu aday adaylığı aşamasıyla sınırlı kalmıştır. Yoğun çalışma temposu içerisinde aile hayatını da ihmal etmeyen bürokrat, eşi ve çocuklarıyla birlikte düzenli bir aile yaşantısı sürdürmüştür. Hayrullah Yıldız, özel yaşamında evli ve üç çocuk babasıdır. Devlet terbiyesiyle yoğrulmuş yaşamı, Türk idari tarihinin canlı bir şahididir.