Türk hat sanatının en önemli temsilcilerinden biri kabul edilen usta hattat Hasan Çelebi, 1 Aralık 1937 tarihinde Erzurum'un Oltu ilçesindeki İnciköy'de dünyaya gözlerini açtı. Ömrü boyunca geleneksel hat sanatına büyük değer katan müstesna sanatçı, 24 Şubat 2025 tarihinde İstanbul'da vefat ettiğinde arkasında mabetleri süsleyen birbirinden kıymetli sayısız eser bıraktı. Yazılarıyla dünya genelinde tanınan ünlü hattat, ömrü boyunca mabetlerin kubbelerini ve duvarlarını nadide eserlerle süslemiştir. Sanatçı, Kültür Bakanlığı tarafından UNESCO sözleşmesi kapsamında hazırlanan Türkiye'deki Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri'nde yer almaktadır. Köyündeki caminin duvar süslerini taklit ederek başlayan bu serüven, onu uluslararası alanda zirveye ulaştırmıştır.
Eğitim Hayatı ve Sanatla Tanışması
Babası Tahsin Efendi ve annesi Sâkine Hanım olan Hasan Çelebi, çocukluk yıllarında Erzurum'un Oltu ilçesinde yaşadı. Çocukluk döneminde okuma yazmayı okul eğitimi almadan kendi kişisel çabalarıyla öğrenmeyi başardı. Kur'an okumayı dayısı Yusuf Altaş'tan öğrenen Çelebi, çocukluk yıllarında köyünün camisindeki hat yazılarını hayranlıkla izleyerek bu sanata ilgi duydu. Köy camisindeki yazıları taklit ederek kendini geliştiren genç yetenek, 1954 yılında daha kapsamılı bir sanat eğitimi almak amacıyla İstanbul'a gitti.
İstanbul'a ulaştığında Üçbaş ve Çinili medreselerine yerleşerek buralarda Arapça ile din dersleri üzerine kapsamlı bir eğitim gördü. Buradaki medrese eğitimini tamamladıktan sonra 1956 yılından itibaren Üsküdar'da müezzinlik ve imamlık yapmaya başladı. 1960 İhtilali sonrasında İstanbul'dan ayrılmak zorunda kaldı. Artvin'in Yusufeli ilçesine tayin olarak orada bir süre müezzinlik yapan Çelebi, 1963 senesinde yeniden İstanbul'a dönme fırsatı yakaladı.
Hat Sanatındaki Ustalık Yönelimi ve İcazetleri
İstanbul'a dönüşünün ardından büyük ustalarla yolları kesişen sanatçı, hat sanatında derinleşmek için yoğun bir mesai harcadı. İstanbul'a döndükten sonra ünlü hattat Halim Özyazıcı'dan dört ay boyunca ders alan Hasan Çelebi, hemen ardından 1964 yılında büyük usta Hamit Aytaç'ın öğrencisi olma şerefine erişti. Hamit Aytaç ile olan bu verimli usta-çırak ilişkisi, hocasının vefatına kadar tam 18 yıl boyunca kesintisiz sürdü. Uzun yıllar süren bu sabırlı eğitimin meyvesi olarak 1975 yılında hocasından sülüs ve nesih yazı türlerinde icazetini aldı. Kemal Batanay'dan ise 1981 yılında ta'lik ve rik'a yazı türlerinde icazet alarak yetkinliğini pekiştirdi. İmamlık ve müezzinlik görevlerini aksatmadan yürüten usta hattat, 1987 yılında emekli olana kadar resmi vazifesini ve sanat çalışmalaraını bir arada sürdü.
Mabetlerde İmzası Olan Ölümsüz Eserleri
Hasan Çelebi, tarihi mabetlerin kubbe, mihrap, duvar ve cümle kapılarını eşsiz yazılarıyla adeta yeniden canlandırmıştır. Eserleri sadece yurt içinde kalmamış, aynı zamanda ulusal ve uluslararası seçkin koleksiyonlarda da hak ettiği yeri almıştır. Tarihi eserleri ihya etme gayretiyle kimi anıtsal camilerin tamiratı sırasında yıpranan hat yazılarını büyük titizlikle ıslah etmiştir. Sanatçı, 1960 yılının sonlarında Atik Ali Paşa Camii'nin cümle kapısında yer alan Mustafa Rakım Efendi'nin yazısını başarıyla ıslah etti. Sanatçı, 1974 yılında gerçekleştirilen Sultanahmet Camii restorasyonunda görev alarak yan kubbelerdeki yazıları ve köşe pandantiflerinde yer alan Esmâ-ül Hüsnâ'ları büyük bir hassasiyetle aslına uygun şekilde düzeltti. Usta sanatçının imzasını taşıyan en önemli eserlerden bazıları şunlardır:
- Sultanahmet Camii'nin görkemli kubbe yazıları.
- Hırka-i Şerif Camii'nin kubbe yazısı.
- Kuba ve Kıbleteyn mescitlerinin kubbe kuşakları.
Uluslararası Başarıları ve İnsanlık Mirası
Uluslararası alanda Türkiye'yi başarıyla temsil eden sanatçı, 1981 yılında İslam Konferansı Teşkilatı'nın yazılarını kaleme almak üzere Cidde'de görevlendirildi. İlk kişisel sergisini ise 1982 yılında İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi bünyesinde sanatseverlerin beğenisine sundu. Aynı yıl Ravza-i Mutahhara restorasyonu için davet edildi. Bu görev için Bakanlar Kurulu kararıyla yurt dışına ücretsiz izinli çıkması gerekiyordu. Fakat bürokratik işlemlerin zamanında yetişmemesi sebebiyle bu restorasyon çalışması gerçekleşemedi. Usta sanatçı, 1984 yılında Kuala Lumpur'da açtığı kişisel sergi ile eserlerini Asya'da tanıttı. Hemen bir yıl sonra, 1985 senesinde ise Amman'da yeni bir kişisel sergi açarak Arap dünyasındaki sanatseverlerle buluştu.
Emekli olduğu 1987 yılında yeniden Suudi Arabistan'a davet edilen Hasan Çelebi, bir yıllık çalışma sonunda Kuba Mescidi ve Kıbleteyn Mescidi kubbe yazılarını tamamladı. Usta hattat, 1992 senesinde Kuala Lumpur'da kişisel sergi açtı. 1994 yılına gelindiğinde ise IRCICA bünyesinde Hat Sanatında 30. Yıl adını verdiği anlamlı jübile sergisini düzenledi. Sadece özgün eserler üretmekle yetinmeyen Çelebi, 1976 yılından itibaren vermeye başladığı hat dersleriyle elliyi aşkın yeni sanatçı yetiştirmiştir. Ayrıca 1992 yılından itibaren IRCICA tarafından düzenlenen uluslararası hat yarışmalarında sürekli jüri üyesi olarak görev yapmıştır.