Demokrat Parti döneminin en aktif diplomatik figürlerinden biri olan Hasan Basri Aktaş, 1920 yılında İstanbul'un İncirköy semtinde dünyaya gözlerini açtı. Genç yaşta atıldığı siyaset sahnesinde, özellikle Kıbrıs Meselesi ve Avrupa Konseyi'ndeki üstün çalışmalarıyla Türkiye'nin görüşlerini uluslararası arenada başarıyla temsil etti. Kastamonu milletvekili olarak mecliste yer alan ünlü siyasetçi, 13 Mayıs 1977 tarihinde vefat edene dek Türk siyasi hayatına önemli katkılar sundu.
İlk Yılları ve Eğitim Hayatı
Cumhuriyet'in ilk yıllarında büyüyen Aktaş, nitelikli bir eğitim sürecinden geçti. Ortaöğrenimini 1942 yılında ülkenin en köklü kurumlarından Galatasaray Lisesi bünyesinde tamamlayarak mezun oldu. Ardından yükseköğrenim için İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi koridorlarına adım attı ve buradaki eğitimini başarıyla bitirdi. Akademik birikimini pratikle birleştirmek isteyen genç iktisatçı, İş Bankası'nda göreve başladı. Buradaki memuriyet deneyiminin ardından devlet kademelerine geçiş yaparak Başbakanlık Özel Kalem Müdürü olarak önemli sorumluluklar üstlendi.
Siyasete Girdiği Dönem ve Parlamentodaki Görevleri
Türkiye'nin çok partili döneme adım attığı yıllarda, aktif siyasetin merkezinde yer alan Demokrat Parti saflarına katıldı. Partinin kurumsallaşma sürecinde etkin rol oynayarak Demokrat Parti'nin ilk umumi katipliği görevini yürüttü. Siyasi tecrübesini yasama organına taşıyan başarılı devlet adamı, TBMM'de X. ve XI. Dönem Kastamonu Milletvekili olarak seçildi. Milletvekilliği süresince, 1956 ile 1960 yılları arasında dört yıl boyunca mecliste Dışişleri Sözcülüğü vazifesine layık görüldü.
Siyasi kariyeri boyunca üstlendiği önemli görevler şöyle sıralanabilir:
- Türkiye İş Bankası İstanbul Şubesi Memurluğu
- Başbakanlık Özel Kalem Müdürü
- Demokrat Parti'nin ilk umumi katibi
- TBMM X. ve XI. Dönem Kastamonu Milletvekili
- TBMM Dışişleri Sözcüsü
Uluslararası Alandaki Diplomatik Başarıları ve Kıbrıs Davası
Hasan Basri Aktaş, sadece ülke sınırları içinde değil, uluslararası platformlarda da son derece parlak diplomatik çalışmalara imza attı. TBMM'yi temsilen dört dönem boyunca arka arkaya Avrupa Konseyi toplantılarına ülkemizi temsilen Delege sıfatıyla iştirak etti. Türk diplomasi tarihinin en kritik süreçlerinden biri olan Kıbrıs ihtilafı yıllarında, vatanın savunusunda öncü bir rol üstlendi. 1956 yılından başlayarak 1959 yılının Şubat ayına, yani Zürih ve Londra Antlaşmaları'nın imzalanmasına kadar geçen hassas süreçte, Kıbrıs Adası'ndaki Türkiye tezinin Avrupa Konseyi ve Meclisi'nde savunulması sorumluluğunu tek başına yürüttü. Bu üstün gayretleri ona Avrupa genelinde büyük bir saygınlık kazandırdı. Nitekim 1959-1960 yılları arasında Avrupa Konseyi Siyasi Komisyonu Sözcülüğüne seçilerek bu başarıyı elde eden ilk Türk delege olmayı başardı. Bununla da yetinmeyerek 1960 yılında Konsey başkan vekilliği seçimlerinde adaylığını koydu. Oylamada rakiplerini geride bırakıp en fazla oyu alarak Birinci Reis Vekili seçildi.
27 Mayıs Darbesi, Yassıada ve Sonraki Yaşamı
1960 darbesinin gerçekleştiği sırada başkan vekilliği görevi nedeniyle Strasburg şehrinde bulunuyordu. Yurt dışında kalmak yerine hiç tereddüt etmeden vatanına dönmeyi tercih etti. Türkiye'ye varışının hemen ardından tutuklanarak Yassıada Mahkemeleri'nde diğer Demokrat Parti üyeleriyle birlikte yargılandı. Mahkeme kararı neticesinde Kayseri Cezaevi'ne gönderilerek zorlu yıllar geçirdi. Ancak 1963 yılında Demokrat Parti mensuplarına yönelik çıkarılan genel af sayesinde cezaevinden tahliye edildi. Demokrasi mücadelesinin simge isimlerinden biri haline gelen Aktaş, özgür kalmasıyla birlikte yeni bir hayata başladı. Siyasetten uzaklaşarak yaşamının son dönemine kadar serbest müşavir olarak çalıştı. Aynı zamanda kalemini de bırakmayıp dönemin önemli yayın organları olan Adalet ve Zafer gazetelerinde düşünsel makaleler kaleme aldı. Aile hayatında evli ve iki çocuk babası olan değerli siyaset adamı, 13 Mayıs 1977 tarihinde hayata veda etti.