Türk edebiyatında postmodernist çizginin en güçlü temsilcileri arasında gösterilen Hasan Ali Toptaş, 15 Ekim 1958 tarihinde Denizli'nin Baklan kasabasında ev hanımı bir anne ile şoför bir babanın evladı olarak dünyaya gelmiştir. Kendine has masalsı dili, şiirsel üslubu ve yenilikçi anlatım teknikleriyle tanınan yazar, memuriyetle geçen yıllarının gölgesinde ürettiği derinlikli roman ve öyküleriyle edebiyat dünyasında kalıcı bir yer edinmiştir.
Sancılı Gençlik Yılları ve Memuriyet Hayatı
Baklan kasabasında geçen çocukluk yıllarında ilk ve orta öğrenimini tamamlayan yazar, Çal Lisesi'nden 1975 yılında mezun oldu. Yükseköğrenim için Uşak Meslek Yüksekokulu'na başlasa da bir yıl sonra 12 Eylül Darbesi'nin getirdiği karmaşa ortamı nedeniyle eğitim hayatını yarıda bırakmak zorunda kaldı. Memleketine dönerek dayısının işlettiği kahvehanede yaklaşık iki yıl boyunca çalışan Toptaş, vatani görevini tamamladıktan sonra bir dönem taksi şoförlüğü yaparak geçimini sağladı. İş hayatındaki bu hareketlilik, Çivril Vergi Dairesi'nde veznedar olarak göreve başlamasıyla yeni bir yön kazandı ve yazar burada beş yıl boyunca çalıştı. 1985 yılında Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenen yöneticilik sınavında başarı elde ederek Ankara yollarına düştü. Başkentte aldığı eğitimi 1988'de tamamlayarak Sincan Vergi Dairesi'ne icra memuru unvanıyla atanan Toptaş, 1996 yılında bu görevinden ayrılarak Hazine Avukatlığı bünyesinde memuriyet hayatını sürdürdü. Yaşamını halen Ankara'da idame ettiren yazarın bu renkli ve zorlu yaşam serüveni, TRT tarafından hazırlanan 'Büyük Umutlar Hasan Ali Toptaş' isimli belgesel çalışmasıyla izleyicilere aktırılmıştır.
Özel hayatında da iniş çıkışlar yaşayan edebiyatçı, ilk evliliğini 1980 yılında gerçekleştirmiş, Ankara'ya yerleşmesinin ardından bu birlikteliği sonlandırmıştır. İkinci evliliğini ise 1996 yılında noktalayan yazar, 2000 yılında üçüncü kez dünya evine girmiştir.
Edebiyata İlk Adımlar ve Yazıt Dergisi
Hasan Ali Toptaş'ın yazınsal yolculuğu, ilkokul çağlarında okul bahçesinde satış yapan bir seyyar satıcıdan aldığı 'Konuşan Katır' adlı eseri okumasıyla filizlenmiştir. İlk denemelerini ortaokulda kaleme aldı. Lise sıralarında ise tamamen öykü türüne odaklandı. Nitekim lisedeyken Orman Haftası vesilesiyle düzenlenen bir hikaye yarışmasına katılmış ve 'Tövbe' adını taşıyan çalışmasıyla birincilik ödülüne layık görülmüştür. Mezuniyetinin ardından yazdıklarını geniş kitlelere ulaştırma kararı alan yazarın ilk basılı eseri, Denizli'de çıkan yerel bir gazetede yayımlanan 'Bayram Şekeri' isimli öykü olmuştur. Dili Mühürlü Gelin adlı öyküsü 1983'te Mühür dergisinde basıldı. Ankara'ya taşınmasının akabinde, 1987'de büyük zorluklarla ve kendi maddi imkanlarıyla ilk öykü kitabı olan Bir Gülüşün Kimliği'ni bastırmıştır. Kitap, dağıtım sorunları yüzünden okura ulaşamadı. Bu dönemde edebiyat dostları Cemil Kavukçu ve İzzet Kılıçlı ile bir araya gelerek 'Yazıt' isimli dergiyi çıkarmaya başlayan Toptaş, aynı ekip ile kurduğu 'Yazıt' yayınevi aracılığıyla 1990'da Yoklar Fısıltısı adlı ikinci öykü kitabını edebiyat dünyasına kazandırmıştır.
İsveç Desteği ve Edebi Başarıların Zirvesi
Doksanlı yılların başında yazarın kariyerinde uluslararası bir dönüm noktası yaşanmıştır. İsveç'te ikamet eden arkadaşı Gürhan Uçkan'dan gelen ve durumunu soran bir mektuba karşılık olarak Toptaş, hazırladığı dosyaları ona yollamıştır. Uçkan'ın bu dosyaları İsveç Kültür Konseyi'ne sunması üzerine konsey, eserin Türkiye'de basılabilmesi için finansal destek sağlama kararı almıştır. Kitap, 1993'te Kavram Yayınları tarafından basıldı. Aynı dönemde yazarın ödüllü eserleri birbiri ardına gelmiştir. 1992 yılında kaleme aldığı Ölü Zaman Gezginleri isimli öykü dosyası, Çankaya Belediyesi ve Damar edebiyat dergisinin ortaklaşa düzenlediği yarışmada birincilik kürsüsüne çıkmıştır. Aynı sene Sonsuzluğa Nokta adlı eseri Kültür Bakanlığı'nın düzenlediği yarışmada mansiyon derecesi kazanmış ve bakanlık tarafından basılarak okura sunulmuştur. Bu başarıları taçlandıran en önemli gelişmelerden biri de 1994 yılında Gölgesizler romanının prestijli Yunus Nadi Roman Ödülü'ne layık görülmesi olmuştur. Yazarın Türk edebiyatındaki sarsılmaz yerini pekiştiren bir diğer başyapıtı Bin Hüzünlü Haz, 1999 yılında Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü ile ödüllendirilmiştir. Toptaş, sonraki yıllarda da edebiyat dünyasındaki üretkenliğini sürdürerek Heba isimli eseriyle 2013 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. Büyük yankı uyandıran Kuşlar Yasına Gider isimli romanı ise Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 'yılın romanı' olarak tescil edilmiştir.
Önemli Başarıları ve Aldığı Ödüller
Toptaş'ın yazarlık serüveninde kazandığı ödüller ve öne çıkan başarıları şunlardır:
- Gölgesizler ile kazanılan 1994 Yunus Nadi Roman Ödülü
- Bin Hüzünlü Haz ile layık görüldüğü 1999 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü
- Heba romanıyla kucakladığı 2013 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü
- Kuşlar Yasına Gider ile kazandığı Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Romanı ödülü