Hamdi Dicle, 1932 yılında İstanbul'un Avcılar semtinde dünyaya gözlerini açan, Türk resim sanatına ve eğitimine ömrünü adamış müstesna bir ressam ve sanat eğitimcisidir. Yarım asrı aşan kariyerinde binlerce öğrenci yetiştirerek ülkemizin sanat çehresini değiştiren Dicle, tuvale yansıttığı cesur fırça darbeleriyle kendine özgü bir ekol yaratmıştır. Sanatçı, ilk eğitimini tamamladıktan sonra öğretmenlik ve resim sanatını bir arada yürüteceği uzun bir yolculuğa çıkmıştır. Sanatla dolu bir yaşam sürdü. Cumhuriyet döneminin getirdiği aydınlanma rüzgarıyla yoğrulan usta sanatçı, hem Anadolu'da hem de büyük kentlerde yürüttığü eğitimcilik göreviyle Türk resminin gelişiminde temel bir yapı taşı haline gelmiştir.
Köy Enstitüsünden Gazi'ye Uzanan Yolculuk
Hamdi Dicle, meslek hayatının ilk önemli adımını 1949 senesinde Kepirtepe Köy Enstitüsü'nden öğretmen olarak mezuniyet belgesini alarak atmıştır. Anadolu'da üç yıl öğretmenlik yaptı. Sanata olan tutkusu onu yönlendirdi. Bu amaçla girdiği Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü yetenek sınavını 1953 yılında kazanarak yükseköğrenimine başlamıştır. Burada aldığı nitelikli eğitim, onun ilerideki sanatçı kimliğinin ve eğitim metodolojisinin temel taşlarını oluşturmuştur. Mezuniyetinin ardından, 1955 senesinde resim öğretmeni sıfatıyla çok sevdiği kürsüsüne ve öğrencilerine yeniden kavuşmuştur.
Çapa İlköğretmen Okulu ve Efsanevi Seminer Yılları
Anadolu'nun farklı öğretmen okullarında görev yaptıktan sonra yolu İstanbul Kabataş Lisesi'ne düşmüştür. Bu tarihi lisede resim öğretmenliği ve müdür yardımcılığı gibi önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Sanatçının kariyerindeki en verimli dönemlerden biri, 1960'lı yıllarda atandığı ve emekli olacağı 1971 yılına kadar görev yapacağı İstanbul Çapa İlköğretmen Okulu bünyesinde üstlendiği Resim-İş semineri öğretmenliğiyle başlamıştır. Burada, emekliliğine kadar aralıksız olarak seminer öğretmenliği ve idarecilik görevlerini bir arada yürütmüştür. Bu öğrenciler günümüzün ünlü ressamlarıdır. Çapa'daki bu tarihi sınıflardan yolu geçen ve Türk resmine yön veren bazı önemli öğrencileri şunlardır:
- Cuma Ocaklı
- Fevzi Karakoç
- Habip Aydoğdu
- Yusuf Demirtaş
- Muhteber Demirtaş
- Lütfü Cülcüloğlu
- Mehmet Akbaba
- Nilgün İrmikçi
- Sefer Öztürk
- Mahmut Akbulut
- Eşref Baş
- Mehmet Kapçak
Ünlü sanat eleştirmeni Kaya Özsezgin, kaleme aldığı incelemelerde ve biyografik yazılarda Hamdi Dicle'nin yenilikçi eğitimci yönünün öğrencileri üzerindeki derin ve sarsılmaz etkisinden özellikle övgüyle söz etmektedir. Onun eğitim anlayışı sadece derslik duvarlarıyla sınırlı kalmamış, öğrencilerini İstanbul'daki güncel sergilere bizzat götürerek sanat dünyasıyla erkenden tanışmalarını sağlamıştır. Öğrencilerini Güzel Sanatlar Akademisi ile Tatbiki Güzel Sanatlar atölyelerine yönlendirerek onların vizyonlarını genişletmiştir. Genç yetenekleri teşvik etmek amacıyla TRT'nin düzenlediği ulusal çaptaki "Resim ve Heykel Yarışması"na katılımlarını sağlamıştır. Yarışma sonucunda kendisinin yanı sıra öğrencileri Habip Aydoğdu, İsmail Yıldırım ve sekiz genç ressamın eserleri sergilenmeye layık görülmüştür.
Sanat Kuramı, Akademik Çalışmalar ve Küresel Başarılar
Sanatın teorik boyutuna da eğildi. İstanbul Ortaköy Eğitim Enstitüsü çatısı altında "Çocukta Resim-İş'in Gelişimi ve Öğretim Metodları" derslerini vermiştir. Öğretmenler için özel kurslar düzenledi. Bu süreçteki gözlem ve araştırmalarını akademik yayınlara dönüştürerek kalıcı kaynaklar bırakmıştır. Yurt içinde kazandığı haklı ünü, sınırların ötesine taşımayı başarmıştır. Sanat başkentleri Paris ve Cenevre'de açtığı kişisel sergilerle Türk sanatını Avrupa'da temsil etmiştir. Yurt içinde ise başta İstanbul, Ankara ve Antalya olmak üzere farklı şehirlerde otuzdan fazla kişisel sergiye imza atarak eserlerini geniş kitlelerle buluşturmayı başarmıştır. Devlet Resim ve Heykel Sergileri ile çok sayıda karma serginin de vazgeçilmez isimleri arasında yer almıştır.
Tuvaldeki Özgün Dil ve Antalya'daki Üretim Süreci
Hamdi Dicle'nin resimlerinde renkler, dokular, çizgiler ve lekeler en belirgin plastik ögeler olarak öne çıkar. Yılların getirdiği muazzam birikimle bu unsurları cesurca ve ustalıkla tuvaline yansıtır. Eserlerindeki plastik bütünlük, onun eğitimcilikten gelen kuramsal gücünü gözler önüne serer. Sanat çalışmalarına aralıksız devam etmektedir. Doğduğu ve büyüdüğü mega kent İstanbul yerine sakinliğiyle bilinen Antalya'yı tercih etmiştir. Sanatçı, Antalya Çağdaş Eğitim ve Kültür Vakfı bünyesinde de aktif olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Bugün halen Antalya'daki kendi özel atölyesinde, ilk günkü heyecanla resim yapmaya devam etmektedir.