Haluk Nurbaki, hem tıp dünyasında hem de Türkiye'nin fikir ve siyaset hayatında derin izler bırakmış müstesna şahsiyetlerden biridir. Hekimlik, yazarlık ve siyasetçilik gibi farklı alanları bünyesinde barındıran Nurbaki, 2 Şubat 1924 tarihinde doğmuş ve 2 Haziran 1997'de İstanbul'da yaşamını yitirmiştir. İlk olarak 1948 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olarak meslek hayatına adım atan Nurbaki, hekimlik kariyeri boyunca bilimi ve maneviyatı sentezleyen çalışmalarıyla topluma yön vermiştir. Hem yurt içinde hem de yurt dışındaki bilimsel araştırmalarıyla adından söz ettirmeyi başarmış bir isimdir.
Tıp Alanındaki Çalışmaları ve Kanser Araştırmaları
Mezuniyetinin ardından Türkiye'nin farklı bölgelerinde hükûmet tabipliği yaparak kamu hizmeti sunan Haluk Nurbaki, Gureba Hastanesi'ndeki görevinin ardından Anadolu'ya gönderilmiş ve buralarda halk sağlığı alanında önemli tecrübeler edinmiştir. İlerleyen dönemlerde ise Ankara Numune Hastanesi bünyesinde uzman hekimlik ve başhekimlik gibi son derece kritik idari ve tıbbi görevleri üstlendi. Mesleki gelişimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya yöneldi. Bu çerçevede şu ülkelerde kanser araştırmaları ve radyoloji alanlarında kapsamlı çalışmalar yaptı:
- İsviçre
- Fransa
- İngiltere
Avrupa'da edindiği bilgi ve tecrübeleri Türkiye'ye taşıyarak kendi uzmanlık sahasında yetkinliğini kanıtladı.
Siyaset Sahnesi ve Büyük Doğu Hareketi
Mesleki başarılarının yanı sıra ülkenin içinden geçtiği sosyal ve siyasal süreçlere de kayıtsız kalmayan Haluk Nurbaki, aktif siyaset sahnesinde önemli roller üstlendi. Henüz 1950 yılında kurulan Büyük Doğu Hareketi'nin dokuz kurucu üyesi arasında yer alarak fikir dünyasındaki duruşunu netleştirdi. Siyasi adımlarını Adalet Partisi ile attı. Seçimleri kazanarak parlamentoya girmeyi başardı. Mecliste Afyonkarahisar'ı temsil etti. 1961 ve 1965 yılları arasında Afyonkarahisar milletvekili sıfatıyla mecliste yer alarak, bölge halkının taleplerini dile getirdi ve yasama faaliyetlerinde etkin görev aldı.
İslamî Bilimler ve Yazarlık Serüveni
Kariyeri boyunca tıp bilimindeki uzmanlığını sürdürürken, diğer yandan İslamî bilimler sahasında gerçekleştirdiği özgün araştırmalarla da geniş bir kitle tarafından tanındı. Bu alanda kaleme aldığı çok sayıda eser ve yürüttüğü incelemeler, onun çok yönlü entelektüel kimliğini ortaya koydu. Yaşamının son döneminde Akit gazetesinde günlük köşe yazıları yazarak toplumsal ve fikri konulardaki düşüncelerini kamuoyuyla paylaştı. 2 Haziran 1997 tarihinde İstanbul'da vefat eden Nurbaki'nin naaşı, Afyonkarahisar Asri Mezarlığı'na defnedildi.
