Haluk Cecan, 1946 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş, ömrünü denizlerin gizemli dünyasını keşfetmeye ve bu güzellikleri insanlarla paylaşmaya adamış öncü bir Türk fotoğrafçı, balıkadam ve su altı belgeselcisidir. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu olan Cecan, ekonomi eğitiminin ardından deniz tutkusunun peşinden giderek Türkiye'de su altı belgeselciliğinin temellerini atmıştır. Büyük usta, 8 Şubat 2007 tarihinde, uzun süre mücadele ettiği amansız bir hastalık nedeniyle yaşamını yitirmiştir.
Deniz Altındaki Serüvenin Başlangıcı
Cecan'ın derin sulara olan ilgisi, 1964 yılında başlattığı fotoğraf ve film çalışmalarıyla somut bir boyuta ulaştı. Yaptığı başarılı çalşmalar ona sayısız ödül kazandırdı. Deniz kültürünün yayılması için çabalayan araştırmacı, su altı dünyasına dair çok sayıda yazı kaleme aldı ve konferanslar düzenledi. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden Cecan, 1975 yılında İtalya'dan özel bir 8 milimetrelik su altı kamera kabini getirerek önemli bir yeniliğe imza attı. Başarı merdivenlerini hızla tırmanan ünlü isim, 1982 senesinde İstanbul Balıkadamlar Kulübü'nün İkinci Başkanlığı görevine layık görüldü. Bu gelişmeyle aynı yıl içinde, kariyerindeki ilk resmi su altı film ödülünü kucaklamayı başardı.
Öncü Belgeseller ve Toplumsal Katkılar
Haluk Cecan, 1988 yılına gelindiğinde TRT ekranları için hazırlanan ilk Türk su altı belgeselinin çekimlerini gerçekleştirerek adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Bu büyük adımın ardından, 1990 yılından itibaren hem yurt içinde hem de uluslararası arenalarda çok sayıda prestijli ödül elde etti. Bilgi ve birikimini gelecek nesillere aktarmayı kendisine adeta bir borç bilen Cecan, İTÜ Su Altı Sporları Kulübü'nün Film Fotoğraf bölümünde uzun yıllar boyunca büyük bir özveriyle yöneticilik görevini üstlendi. Ayrıca çeşitli eğitim kurumlarında ve su altı kulüplerinde seminerler verdi.
Cecan, edindiği derin tecrübeleri şu faaliyetlerle çevresiyle paylaştı:
- Üniversiteler ve liselerde düzenlediği eğitici paneller ile konferanslar,
- Geniş kitlelere su altı dünyasını tanıtan özel film gösterimleri,
- Deniz yaşamının korunmasına yönelik bilgilendirici yazılar ve söyleşiler.
Hüzünlü Veda ve Kanlıca'daki Ebedi İstirahatgah
Hayatının son döneminde akciğer zarı kanseriyle mücadele eden efsanevi isim, ne yazık ki bu amansız hastalığa karşı verdiği savaşı kaybetti. 8 Şubat 2007'de aramızdan ayrıldı. Değerli belgeselcinin naaşı, sevdikleri ve deniz tutkunları tarafından dualarla Kanlıca Mezarlığı'na defnedilerek sonsuzluğa uğurlandı.
