Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türk ekonomisinin modernleşmesi ve kurumsallaşması adına büyük çabalar harcayan seçkin iktisatçı ve bürokrat Hakkı Saffet Tarı, 1886 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiş, ülkemizin hem iktisadi yönetiminde hem de spor sahnesinde silinmez izler bırakmıştır. Genç yaşta aldığı nitelikli eğitim ve güçlü aile bağlarıyla dikkat çeken Hakkı Saffet Bey, Mustafa Kemal Atatürk’ün doğrudan görevlendirmeleriyle genç Cumhuriyet’in en hayati finansal kuruluşlarını yönetmiş ve yön vermiştir. Aynı zamanda ülkemizin en köklü spor camialarından Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kuruluş meşalesini yakan dokuzuncu isim ve kulübün dördüncü başkanı olarak tarihe geçmiştir.
Saray Çevresinden Saint-Joseph Sıralarına ve Fenerbahçe Kuruculuğuna
Mutasarrıf Saffet Paşa’nın oğlu olarak payitaht İstanbul'da doğan Hakkı Saffet Tarı, dönemin seçkin eğitim kurumlarından Saint-Joseph Fransız Lisesi’nde tahsil görmüştür. Bu lisedeki öğrencilik yılları, onun sadece entelektüel kimliğini değil, aynı zamanda spor tarihimizi şekillendirecek adımları atmasını sağlamıştır. Babası Mutasarrıf Saffet Paşa, dönemin bir diğer mülki amiri olan Midilli Mutasarrıfı Kulaksızzade Mustafa Paşa ile derin bir dostluğa sahipti. Paşaların bu sıcak ilişkisi, oğulları arasında da sıkı bir arkadaşlığın doğmasına zemin hazırlamıştır. Kulaksızzade Mustafa Paşa’nın oğlu Galip Kulaksızoğlu ile Hakkı Saffet Bey’in yolları, Saint-Joseph yıllarında sıkıca birleşmiştir.
Bu arkadaşlık bağı, Sarı-Lacivertli kulübün doğuşuna büyük katkı sunmuştur. Hakkı Saffet Bey, gençlik yıllarından itibaren kulübün kuruluş aşamalarındaki tüm öncü faaliyetlerde bizzat rol almıştır. 1910 yılına gelindiğinde, henüz gelişmekte olan bu köklü kulübün 4. başkanı seçilmiştir. Başkanlığı döneminde kulübün kurumsal yapısını güçlendirecek önemli adımlar atmıştır. Kendisinden sonra ise başkanlık görevini vekaleten, can dostu Galip Kulaksızoğlu devralacaktır.
Genç Cumhuriyet'in İktisadi Mimarı ve Öncü Bürokratı
Eğitim hayatını başarıyla tamamlayan Hakkı Saffet Bey, parlak bir iktisatçı olarak ilk mesleki tecrübesini dönemin en önemli finans merkezi olan Osmanlı Bankası’nda edinmiştir. Burada kazandığı tecrübeler, ona ileride üstleneceği büyük devlet görevlerinin kapısını aralamıştır. Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte ulusal ekonomi politikaları ön plana çıkınca, Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle şekillenen önemli kurumlarda yer almıştır. Atatürk'ün doğrudan talimatıyla, 7 Eylül 1927 tarihinde genç Cumhuriyet’in imar ve mülkiyet politikalarında devasa bir rolü olan Emlak ve Eytam Bankası Genel Müdürlüğü (Umum Müdür) vazifesine atanmıştır. Bankanın yönetimini üstlenerek yurdun dört bir yanında yürütülen imar hamlelerini başarıyla finanse etmiştir.
Bu önemli görevin hemen ardından Hakkı Saffet Bey, Ankara merkezli kurulan çok kritik bir organizasyonun daha parçası olmuştur. 18 Aralık 1929 günü bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti’nin 11 numaralı kurucu üyeleri arasında yerini almıştır. Bugünkü Türkiye Ekonomi Kurumu’nun temel taşını oluşturan bu cemiyet, Türk halkını yerli malı kullanmaya ve tasarrufa teşvik etmek için kurulmuştur. Hakkı Saffet Bey de iktisadi birikimiyle bu hedeflere büyük katkı sağlamıştır.
Hakkı Saffet Tarı'nın Üstlendiği Başlıca Görevler
- Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 4. başkanlığı (1910)
- Emlak ve Eytam Bankası Umum Müdürlüğü (1927)
- Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti'nin 11 numaralı kuruculuğu (1929)
- Türk Ticaret Bankası İdare Meclisi Üyeliği
Hazin Vefatı ve Karacaahmet Mezarlığı'ndaki Ebedi Kabri
Kariyerinin son döneminde de ülke ekonomisine hizmet etmeyi sürdüren seçkin iktisatçı, Türk Ticaret Bankası yönetim kurulu (İdare Meclisi) üyeliği görevini yürütmekteydi. Ancak 8 Eylül 1952 sabahı, İstanbul Karaköy Limanı’nda ani ve hazin bir olay yaşanmıştır. Karaköy iskelesine yanaşan vapurdan inmekte olan Hakkı Saffet Tarı, birdenbire fenalaşarak yere yıılmıştır. Geçirdiği ani bir kalp krizi neticesinde 66 yaşında hayata gözlerini yuman Hakkı Saffet Bey'in vefatı, hem iktisat camiasını hem de gönül verdiği Fenerbahçe ailesini derinden sarsmıştır. Değerli bürokratın naşı, İstanbul’un tarihi mezarlıklarından Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.