Karadeniz müziğinin güçlü seslerinden Gökhan Birben, 1969 yılında Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Subaşı köyünde dünyaya gelerek doğanın ve müziğin iç içe geçtiği bir hayata ilk adımını attı. Genç yaşlardan itibaren bölgesinin kültürel dokusunu soluyan sanatçı, özellikle "Gülbeyaz" dizisinde seslendirdiği eserlerle geniş kitlelere ulaşmayı başardı. Geleneksel ezgileri modern yorumlarla buluşturan müzisyen, derlediği yöresel şarkılarla kültürel mirasın korunmasında önemli bir rol üstlendi.
Yeşil Rize'den İstanbul'a Uzanan Gençlik Yılları
Karadeniz'in yeşil coğrafyasında, Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Subaşı köyünde büyüyen Gökhan Birben, 12 yaşına kadar bu topraklarda yaşadı. Rize'deki ilk, orta ve lise öğrenimini tamamladıktan sonra eğitim hayatına farklı bir yön vermek ve yeni fırsatları değerlendirmek isteyen genç yetenek, büyük umutlarla İstanbul'un yolunu tuttu. Büyükşehirde sporla ilgilenen genç yetenek, iki yıl boyunca Fenerbahçe'nin genç takımında futbol oynayarak sahaya çıktı. Müziğe olan büyük tutkusu onu cemiyete yönlendirdi. Burada aldığı nitelikli müzik eğitimi, sanatçının ilerleyen yıllardaki profesyonel kariyerinin temel taşlarını oluşturdu.
Hey Gidi Karadeniz ve Efsane Kadroyla Tanışma
İstanbul'daki eğitim ve spor serüveninin ardından tekrar memleketi Rize'ye dönen Gökhan Birben, burada radyo programları hazırlayıp sunarak mikrofonla tanıştı. Bu dönemde Karadeniz müziğinin unutulmaz isimleri Kazım Koyuncu ve Kemal Sahir Gürel ile yolları kesişti. Üç sanatçı hızla ortak demolara imza attı. Bu verimli çalışmaların hemen ardından, sanatçının müzik piyasasına güçlü bir giriş yapmasını sağlayacak olan "Hey Gidi Karadeniz" albümünün hazırlık süreci başladı.
Sanatçının bu dönemdeki müzikal adımları şu önemli başlıklar altında özetlenebilir:
- Kadıköy Kuşdili Musiki Cemiyeti çatısı altında müzik eğitimi alması
- Memleketi Rize'ye dönüşünde radyo programları yapmaya başlaması
- Değerli müzisyenlerle bir araya gelerek demo kayıtlar üretmesi
Albümün çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, Kazım Koyuncu'ya dönemin popüler televizyon yapımlarından olan "Gülbeyaz" dizisinin müziklerini yapma teklifi geldi. Bu teklif, albümün kaderini tümüyle değiştirdi. Şarkının bestesi Kazım Koyuncu'ya aitti. Eseri ise Gökhan Birben seslendirdi. Bu parça kısa sürede büyük bir dinleyici kitlesine ulaşarak geniş yankı uyandırdı.
Kültürel Mirası Yarınlara Taşıma Misyonu
Gökhan Birben, albümlerinde sadece popüler müziğe değil, aynı zamanda Karadeniz'in kadim dilleri ve kültürlerine de geniş yer verdi. Yörenin otantik şarkılarını titizlikle derleyen müzisyen, çalışmalarında Hemşince ve Lazca ezgileri seslendirerek bu dillerin yaşatılmasına katkı sağladı. Kültürünü koruma felsefesini doğayla bağdaştıran sanatçı, yaptığı bir söyleşide hayata ve sanatına bakışını şu kelimelerle özetlemiştir:
"Bir çam ağacının altında oturuyorsunuz. Herkes o ağaçtan farklı çıkarlar üretebilir. Biz o ağaca değerini anlamak için duygumuz ile yaklaştık. Onun yıllardır o doğanın dengesini sağlamak için neler yaptığını düşündük. Bazıları ise o ağaçtan ne kadar tahta çıkacağını hesap eder. Biz tarihimize geçmişimize ve özümüze sahip çıkmaya çalışıyoruz. Geçmişimizden bu güne kalan tarihi dokuyu restore edip yaşatmaya çalışıyoruz. Bu mirası borç aldık ve bu borcu geri ödüyoruz."
Doğanın dengesine ve kültürel köklere olan bu derin bağlılık, Birben'in müziğindeki samimiyetin en büyük kaynağı oldu. Geçmişin mirasını borç bilip bunu yarınlara ödemeye çalışan sanatçı, Karadeniz kültürünün en önemli taşıyıcılarından biri olmaya devam etmektedir.
