Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde vatan savunmasında en ön saflarda yer alan ve ardından sivil siyasette milletine hizmet eden Gazi Yiğitbaşı, 1898 yılında Afyon'un Bolvadin ilçesinde dünyaya gelmiştir. Milli Mücadele döneminin önemli cephelerinde bilfiil çarpışarak teğmenliğe kadar yükselen bu vatansever asker, ilerleyen yıllarda Demokrat Parti saflarında parlamentoya girerek üç dönem boyunca Afyonkarahisar milletvekilliği görevini üstlenmiştir. Hayatının son dönemini 27 Mayıs darbesinin ardından Yassıada'da geçiren Yiğitbaşı, 12 Nisan 1961'de bu adada geçirdiği kalp rahatsızlığı neticesinde yaşama veda etmiştir.
Cephelerde Geçen Gençlik Yılları ve Askeri Başarıları
Bolvadin'in tarihi Emrullah Mahallesi'nde, yörenin köklü ailelerinden İshakoğulları ya da bir diğer adıyla Palabıyıkoğulları mensubu Ahmet Efendi ile Nazik Hanım'ın evladı olarak doğan Gazi Yiğitbaşı, ilk eğitim adımlarını memleketinde atmıştır. 1913 senesinde Bolvadin Rüştiyesinden başarıyla mezun olmasının ardından, ülkenin içinde bulunduğu zorlu savaş yıllarında askeri sorumluluklar üstlenmeye başlamıştır. İlk olarak 1916 yılında Bolvadin Asker Alma Şubesi ile Eskişehir bünyesinde çeşitli görevler icra eden genç Gazi, 1917 yılında Küçük Zabit Okulunda eğitim alarak askeri kariyerine profesyonel bir yön vermiştir. Eğitimini tamamladıktan sonra onbaşı rütbesine terfi ettirilerek Yeşilköy'deki askeri birliğe tayin edilmiş, burada gösterdiği başarılarla kısa sürede çavuşluğa yükselmiştir. 1918 senesinde başçavuşluk rütbesini kazanan yiğit asker, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini takip eden 1919 yılında terhis edilerek memleketine dönmüştür.
Ancak vatan topraklarının işgal edilmeye başlanmasıyla birlikte Gazi Yiğitbaşı, 1920 yılında yeniden ordu saflarına katılmıştır. Afyonkarahisar'da teşkil edilen 23. Fırka bünyesindeki 69. Alay'ın 3. Taburuna iştirak ederek Geyve, Adapazarı, Sapanca ve İzmit bölgelerindeki çetin muharebelerde aktif rol oynamıştır. Savaş meydanında sergilediği cesaret ve sevk yeteneği sayesinde aynı yıl içinde zabit vekilliğine, hemen ardından da teğmenlik rütbesine terfi ettirilmiştir. Vatan savunmasındaki hizmetlerine 24. Fırka, 143. Alay, 1. Tabur bünyesinde emir subayı ve takım komutanı olarak devam eden Yiğitbaşı; İzmit ve Adapazarı çevresindeki çatışmaların yanı sıra Türk milletinin kaderini tayin eden şu tarihi muharebelerde aktif görev üstlenmiştir:
- Birinci İnönü Muharebesi
- İkinci İnönü Muharebesi
- Sakarya Meydan Muharebesi
Bu çarpışmalarda gösterdiği üstün gayretler neticesinde 61. Fırka Hücum Taburuna emir subayı olarak atanmış ve bu süreçte üsteğmenlik rütbesine kavuşmuştur. Milli Mücadele'nin zaferle taçlanmasının ardından ise ordudan terhis edilmiştir.
Bolvadin'den Ankara'ya: Siyaset ve Demokrasi Mücadelesi
Askerlik vazifesinin sona ermesiyle sivil hayata adım atan Gazi Yiğitbaşı, memleketi Bolvadin'e dönerek hukuk alanında çalışmaya karar vermiş ve Bolvadin Asliye Mahkemesinde zabıt kâtipliği görevini yürütmüştür. Vatan sevgisi ve askeri disiplini onu 1926 yılında bir kez daha orduya çekmiş, 16. Tümen bünyesindeki 195. Alayda takım komutanı sıfatıyla Ege manevralarına katılmıştır. Aynı zamanda, bu görevinden de terhis edildikten sonra, dönemin önemli kültürel ve toplumsal merkezlerinden biri olan Türk Ocağında aktif çalışmalar gerçekleştirmiştir. Topluma hizmet etme arzusunu yerel yönetim kademelerine de taşıyan Yiğitbaşı, 1938 ile 1942 yılları arasında Belediye Encümeni Üyesi olarak Bolvadin halkına hizmet sunmuştur.
Türkiye'nin çok partili siyasi hayata geçiş yaptığı 1946 yılında, yeni kurulan Demokrat Parti saflarına katılarak aktif siyasete atılmıştır. Partinin Bolvadin Teşkilatı İdare Kurulunda görev alarak bölgedeki teşkilatlanma çalışmalarını büyük bir özveriyle yürütmüş ve aynı yıl İdare Kurulu Başkanlığı görevine getirilmiştir. Yereldeki bu başarılı çalışmaları, onu ulusal siyasete taşımıştır. Gazi Yiğitbaşı; TBMM bünyesinde IX., X. ve XI. dönemlerde Afyonkarahisar Milletvekili olarak parlamentoya girmiş ve Ankara'da memleketini temsil etmiştir.
Yassıada Sürgünü ve Ebedi İstirahatgahı
Demokrasi tarihimizin en karanlık sayfalarından biri olan 27 Mayıs 1960 askeri darbesi, Gazi Yiğitbaşı'nın hayatında da trajik bir dönüm noktası oluşturmuştur. Darbenin hemen ardından diğer milletvekilleriyle birlikte tutuklanarak Yassıada'ya sevk edilen Yiğitbaşı, burada zorlu yargılama süreçlerine tabi tutulmuştur. Yassıada'daki esaret günlerinde rahatsızlanan ve kalp hastalığı bulunan emektar siyasetçi, 12 Nisan 1961 tarihinde adada hayata gözlerini yumuştur. Naaşı, İstanbul'a getirilerek Eyüp Mezarlığı'ndaki ebedi istirahatgahına defnedilmiştir. Vatanı için hem cephede hem de meclis kürsüsünde ömrünü vakfeden Gazi Yiğitbaşı'nın anısı, tarihteki saygın yerini korumaktadır.
