Türkiye'deki 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından rotasını Almanya'ya çeviren Gazi Çağlar, tarih ve din bilimleri uzmanı olarak uluslararası alanda saygın bir yer edindi. Yeni ülkesindeki yaşam mücadelesini akademik bir başarı hikayesine dönüştüren Çağlar, göçmenlikten profesörlüğe uzanan disiplinli bir yol yürüdü. Eğitim hayatına ilk olarak Hannover Yüksek Okulu sosyal hizmetler bölümünde adım attı. Buradaki eğitimini bitirdikten sonra Hannover Üniversitesi'nde siyasal bilgiler, tarih ve din bilimleri okudu. Akademik basamakları kararlılıkla tırmanan Çağlar, 2005 yılında Hildesheim Yüksek Okulu'nda profesörlük unvanını alarak kariyerini taçlandırdı. Kendisi, akademik alanda hızla yükseldi.
Uygarlıklar Çatışması Tezine Yönelik Eleştirileri
Çağlar, akademik çalışmalarında küresel siyaset teorilerini sarsan tezler ileri sürerek dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Özellikle Samuel P. Huntington tarafından ortaya atılan ve medeniyetlerin kaçınılmaz olarak karşı karşıya geleceğini öne süren ünlü tez ile Bassam Tibi'nin benzer odaklı görüşlerine karşı bilimsel makaleler ve kitaplar yoluyla sistemli bir muhalefet yürütmüştür. Dünyadaki kültürel ve dinsel ayrışmalarının kaçınılmaz bir küresel savaşa yol açacağı fikrini reddeden bilim insanı, bu yaklaşımların ardındaki emperyalist dinamikleri deşifre etti. Kendi eserlerinde bu teorilerin birer mitten ibaret olduğunu savundu. Çağlar'a göre siyasal İslamcı hareketler, geleneksel dinsel dinamiklerin ötesinde, doğrudan kapitalist modernizmin ürettiği siyasal ve sosyal sonuçlardan beslenmektedir. Siyasal İslam konusunu derinlemesine inceledi. Bu radikal tespit, onun küreselleşme ve modernite analizlerindeki özgün duruşunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Çokdillilik Savunusu ve Önemli Eserleri
Almanya'daki göçmenlerin uyum sorunlarına ve kültürel entegrasyon tartışmalarına farklı bir pencereden bakan Gazi Çağlar, dilsel zenginliğini savunmaktadır. Almanya'da hararetle tartışılan göç ve uyum konularını sadece Almanca dil bilgisi seviyesine indirgemenin büyük bir hata olduğunu savunan Çağlar, bu tek boyutlu yaklaşımın diller bakımdan zengin ve kültürel olarak çoğulcu bir göç toplumunun inşasını engellediğini vurgulamaktadır. Ona göre ideal olan, farklı dillerin bir arada yaşadığı, diller bakımdan zengin ve özgür bir göç toplumunun inşasıdır. Bu vizyon, göçmenlerin kendi kimliklerini koruyarak ortak yaşama katılabilecekleri demokratik bir modeli tasvir eder. Çağlar, yalnızca Almanya'nın iç dinamiklerini değil, aynı zamanda Ortadoğu ve Türkiye'nin tarihsel süreçlerini de mercek altına almıştır. Kariyeri boyunca kaleme aldığı kitaplarla hem Almanca hem de Türkçe literatüre yön veren Gazi Çağlar, çalışmalarında tarihsel analizleri ve siyaset bilimi kuramlarını derinlemesine işlemiştir. Bilim insanının kaleme aldığı eserler oldukça önemlidir.
- Staat und Zivilgesellschaft in der Türkei und im Osmanischen Reich (Frankfurt am Main, 2000)
- Der Mythos vom Krieg der Zivilisationen. Der Westen gegen den Rest der Welt. Eine Replik auf Samuel P. Huntingtons Kampf der Kulturen (Münster, 2002 - Türkçe çevirisi: Uygarlıklar Arası Savaş Miti Dünyanın Geri Kalan Bölümüne Karşı Batı, Belge Yayınları, 2003)
- Die Türkei zwischen Orient und Okzident. Eine politische Analyse ihrer Geschichte und Gegenwart (Münster, 2003)
- Die USA im Nahen Osten. Geschichte und Gegenwart einer imperialistischen Beziehung (Hakan Bates Akar ile birlikte, Münster, 2005)