Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden Garbis İstanbulluoğlu, 1927 yılında İstanbul'un tarihi Fatih ilçesinde doğup, 17 Şubat 1994'teki vefatına kadar Türk sporuna hem milli futbolcu hem de teknik direktör olarak yön vermiş değerli bir spor adamıdır. Halk arasında daha çok babasının mesleğinden ötürü Tenekeci Garbis lakabıyla tanınan efsane oyuncu, özellikle Vefa forması altında gösterdiği üstün golcülük yetenekleriyle adını altın harflerle tarihe yazdırmıştır. Ermeni kökenli olan ve Garbis İstanbulyan adıyla da bilinen sporcu, Kadırga sokaklarında başladığı futbol serüvenini ay-yıldızlı formaya kadar taşımayı başarmıştır.
Kadırga'dan Vefa'ya Uzanan Gol Yolu
Genç yaşta doğduğu semtin takımı olan Kadırgaspor bünyesinde meşin yuvarlağın peşinden koşmaya başlayan İstanbulluoğlu, yetenekleriyle kısa sürede dikkat çekti. 1950 yılında efsaneleşeceği Vefa takımına geçti. Yeşil-beyazlı forma altında tam 90 lig müsabakasında görev alan yetenekli santrfor, rakip ağları 52 kez sarsarak inanılmaz bir gol istatistiğine imza attı. Vefa'da geçirdiği yedi başarılı yılın ardından 1957 senesinde takımdan ayrılarak kariyerine yeni bir yön çizdi. Başarılı futbolcu, aktif oyunculuk yaşantısının son demlerinde, 1960 yılına dek Taksim takımının başarısı için ter döktü.
Millî Takım Başarıları ve İsviçre Golleri
Kulüp kariyerindeki golcü kimliğini uluslararası arenaya da taşıyan başarılı oyuncu, 1952 ve 1953 seneleri arasında beş defa Türkiye millî takımı formasını sırtına geçirdi. Milli takımda golleriyle adından söz ettirdi. Özellikle İsviçre'ye karşı sergilediği performans hafızalarda yer edindi. Ay-yıldızlı ekibimizin 1 Haziran 1952 tarihinde İsviçre'ye 5-1 mağlup olduğu özel müsabakada milli takımın tek sayısını kaydetti. 1953 yılındaki rövanş maçında İsviçre ağlarını iki kez havalandırarak 2-1'lik galibiyeti getirdi.
Saha Kenarındaki Yeni Dönem ve Teknik Direktörlük
Futbolu bıraktıktan sonra antrenörlüğe yöneldi. Saha kenarındaki ilk ciddi deneyimini 1967 yılında, Taksim ekibinin teknik direktörü Mehmet Ali Has'ın yardımcılığını üstlenerek yaşadı. Gösterdiği disiplinli çalışma ve futbol bilgisi sayesinde sonraki yıl aynı kulüpte teknik direktörlük koltuğuna getirildi. Başarılı teknik adamın kariyeri şu görevlerle devam etti:
- Taksim kulübünde teknik direktörlük görevi,
- Şişlispor bünyesinde baş antrenörlük ve teknik direktörlük,
- Efsaneleştiği kulüp olan Vefa çatısı altında antrenörlük.
Türk futboluna uzun yıllar hizmet eden değerli spor adamı, 17 Şubat 1994 tarihinde İstanbul'da yaşama veda etti. Cenazesi, Beyoğlu Üç Horan Kilisesi'nde düzenlenen dini merasimin ardından Şişli Ermeni Mezarlığı'nda ebedi istirahatgahına tevdi edildi.
