Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde, futbolun Müslüman gençlere tamamen yasak olduğu zorlu yıllarda, bu spora gönül veren Fuat Hüsnü Kayacan, Türk futbol tarihinin ilk kahramanlarından biridir. 1879 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Kayacan, askeri öğrencilik yıllarında başladığı futbol serüvenini, baskılara rağmen gizlice kurduğu kulüplerle ve yabancı takımlarda üstlendiği rollerle yeşil sahalara taşımayı başarmıştır. Hem sahada oyuncu hem düdük çalan hakem hem de kulüpleri yöneten bir lider olarak Türk sporuna yön vermiştir.
Siyah Çoraplar ile Başlayan Tehlikeli Serüven
İstanbul'un köklü ailelerinden birine mensup olan Fuat Hüsnü Bey, dönemin Sıhhiye Reisi Tabip Amiral Hüsnü Paşa'nın üç oğlundan en küçüğüydü. Genç yaşta Mekteb-i Bahriye sıralarında eğitim alırken, Kadıköy civarındaki İngiliz ailelerin kendi aralarında oynadığu futbol maçları dikkatini çekmiştir. Hariciye Nazırlığı memuru olan arkadaşı Reşad Danyal Bey ile el ele vererek, hafiyelerin takibine takılmamak adına Black Stockings FC (Siyah Çoraplılar) kulübünü hayata geçermiştir. Zira o dönemde Müslüman gençlerin futbol oynaması kesin suretle yasaklanmıştı. Ancak bu gizli girişim uzun ömürlü olmamış, takımın 26 Ekim 1901 tarihinde Papazın Çayırı'nda Rum karmasına karşı oynadığu ve 5-1 kaybettiği ilk karşılaşma büyük bir baskınla yarıda kalmıştır. Kulübün tek golünü atan Kayacan, II. Abdülhamit'in baş jurnalcisi Hafiye Şamil'in baskınından babasının faytonuyla kaçsa da daha sonra yakalanarak Kasımpaşa Askeri Mahkemesi'nde yargılanmıştır. Askeri mahkemece sadece ihtar verilerek serbest bırakılan genç sporcunun kurduğu bu ilk kulüp ise faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmıştır.
"Bobby" Lakabından Galatasaray Şampiyonluklarına
Baskılara boyun eğmeyen Fuat Hüsnü, 1904 senesinden itibaren Cadi-Keuy FC bünyesinde "Bobby" takma adıyla sahaya çıkmaya başlamıştır. İngiliz ve Rumların yer aldığu bu takımdan sonra sadece İngilizlerin oynadığu Moda FC'ye katılmıştır. 1907 yılındaki Moda-Kadıköy mücadelesinde düdük çalarak tarihe geçen Kayacan, ilk Türk hakemi unvanını almıştır. Bir yıl sonra ise Moda ekibinden arkadaşı Horace Armitage ile birlikte Galatasaray Spor Kulübü'nün kadrosuna dahil olmuştur. Sarı-kırmızılı forma altında üst üste üç sezon lig şampiyonluğu sevinci yaşamıştır.
Fenerbahçe Dönemi ve Ezeli Rekabetteki İzleri
Askerlik görevi nedeniyle 1912'de İngiltere'ye gönderilen tecrübeli sporcu, buradaki alt liglerde de top koşturmuştur. Cihan Harbi patlak verdiğinde vatanına dönen Kayacan, 1915 ile 1921 yılları arasında ezeli rakip Fenerbahçe'de teknik direktörlük görevini üstlenmiştir. Ordudaki hizmetlerini 1924 yılında yarbay rütbesiyle sonlandıran Kayacan, sarı-lacivertli kulüpte çeşitli yönetim kademelerinde görev almıştır. Yıllar sonra, 1951'de kapısından tekrar girdiği Galatasaray Spor Kulübü'nün 29 sicil numaralı üyesi olarak adını tarihe yazdırmıştır. 1956 yılındaki 50. yıl şenliklerinde, sınırlı sayıda kişiye verilen altın hizmet madalyasına layık görülmüştür. Kayacan'ın Türk futbolunun doğuşunu özetleyen şu ifadeleri ise iki kulübe olan bağlılığını gözler önüne sermektedir:
"Kaydım Galatasaray'da ancak kalbim Fenerbahçe'dedir. Galatasaray'da bir süre futbol oynadıktan sonra Fenerbahçe'ye idareci olarak geçtim. O zamanlar ülkede futbol yeniydi, ilk olarak İzmir'de 10 ya da 12 yıldır İngilizler veya Rumlar tarafından oynanmaktaydı. İstanbul'da ise; Kadıköy Moda'da İngilizler tarafından bir kulüp kuruldu, daha sonra da diğer kulüpler açıldı. O kulüplerin maçlarını seyreder, antrenmanlarına Bobby takma adıyla katılırdım."
Türk Futboluna Kazandırdığı İlkler
- Türk futbol tarihinin ilk yerli kulübü kabul edilen Black Stockings FC'nin kurucularındandır.
- Kadıköy ile Moda takımları arasındaki maçta düdük çalarak sahaya çıkan ilk Türk hakemidir.
- İstanbul futbol liginde Galatasaray formasıyla arka arkaya üç sezon şampiyonluk kupasını kaldırmıştır.
- Ezeli rakiplerden Fenerbahçe bünyesinde teknik direktörlük görevinde bulunmuştur.
Türk sporunun bu dev çınarı, 16 Kasım 1963 tarihinde 84 yaşındayken hayata gözlerini yumuştur. Cenazesi, Kadıköy'deki Osmanağa Camii'nde düzenlenen törenin ardından toprağa verilmiştir. Fuat Hüsnü Kayacan, hem Galatasaray divan üyeliği hem de Fenerbahçe'deki idari rolleriyle Türk futbolunun ezeli rekabetinde birleştirici bir figür olarak yaşamaya devam etmektedir.
