Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli kültür insanlarından biri olan tarihçi ve müzeci Dr. Filiz Çağman, 1940 yılında Edirne’de dünyaya gözlerini açtı. Hayatını el yazmaları ile minyatür sanatının gizemli dünyasını aydınlatmaya adayan ve bu alanda dünyanın sayılı otoriteleri arasında gösterilen Çağman, uzun yıllar emek verdiği Topkapı Sarayı Müzesi’nde hem müdürlük yaptı hem de devasa bir restorasyon seferberliği yönetti. Kültür dünyamızın bu değerli ismi, ardında derin izler bırakarak 11 Ocak 2021 tarihinde yine doğduğu şehir olan Edirne’de yaşama veda etti.
Topkapı Sarayı'nda Bir Ömür: Kütüphaneden Müze Müdürlüğüne
Filiz Çağman'ın akademi ve müze dünyasındaki uzun yolculuğu, İstanbul Üniversitesi’nde şekillendi. Başarılı araştırmacı, üniversitenin Edebiyat Fakültesi bünyesinde yer alan Estetik ve Sanat Tarihi Enstitüsü'nün Türk ve İslam disiplininden 1964 yılında mezun olarak mesleki altyapısını kurdu. Mezuniyetinin hemen ardından, ömrünün büyük kısmını geçireceği Topkapı Sarayı El Yazmaları Kütüphanesi’nde göreve başladı. Kütüphanedeki el yazma kitaplar, hat sanatı örnekleri ve minyatürler üzerine uzmanlaşan Çağman, buradaki nadide eserleri titizlikle inceledi. Genç tarihçi, araştırmacı kimliğini 1971 yılında tamamladığı doktora teziyle taçlandırdı. İstanbul Üniversitesi’nde sunduğu "Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine 762 no.lu Nizami Hamse’sinin Minyatürleri" başlıklı bu çalışma, onun uzmanlık alanındaki derinliğinin en somut kanıtı oldu.
Kütüphanedeki uzmanlık yılları boyunca sadece bireysel araştırmalarla yetinmeyen Çağman, bilimsel paylaşım ortamları yaratmaya da öncelik verdi. Bu doğrultuda, saray çatısı altında on yılı aşkın bir süre boyunca ulusal düzeyde katılımcıların yer aldığı Sanat Tarihi Araştırmaları Haberleşme Seminerleri'ni organize etti. Bu seminerler, dönemindeki meslektaşları ve akademisyenler için çok önemli bir buluşma noktası haline geldi. Çağman, kütüphane bünyesindeki otuz yılı aşkın uzmanlık görevini 1997 yılına kadar sürdürdü. Ardından, sarayın müze müdürü oldu. Bu kritik görevi 2005 yılına kadar sürdürdü. Sarayın çehresini değiştirecek adımlar attı.
Sarayın Gizli Hazinelerini Dünyaya Açan Uzmanlık
Çağman'ın müze müdürlüğü dönemi adeta bir dönüm noktasıydı. Deneyimli yönetici, sarayın geniş çaplı onarım çalışmalarını bizzat yöneterek tarihi yapının korunmasını, gelecek nesillere aktarılmasını ve araştırmacılar için yaşayan bir bilim merkezine dönüşmesini sağladı. Çağman, uzmanlık alanı olan el yazmalarının dışında, müzenin diğer koleksiyonlarını da inceleme altına aldı. Saray arşivlerindeki bilinmeyen noktaları aydınlatmak için yıllarını veren ünlü tarihçi, pek çok eserin gizli kalmış tarihi detaylarını gün yüzüne çıkardı.
Akademik alanda da son derece üretken bir kariyer çizen Dr. Filiz Çağman, özellikle Osmanlı saray nakkaşhanesinin temelini oluşturan Ehl-i Hiref teşkilatı üzerine kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdi. Ayrıca, minyatür ve cilt sanatı denildiğinde akla ilk gelen isimler olan meslektaşları Nurhan Atasoy ve Zeren Tanındı ile birlikte ortak eserler kaleme aldı. Bu iş birlikleri sayesinde, Türk minyatür sanatının incelikleri ve ciltleme teknikleri literatüre kalıcı kaynaklar olarak kazandırıldı. Çağman’ın yürüttüğü çalışmalar, yerli araştırmacıların yanı sıra uluslararası sanat tarihçilerinin de Topkapı koleksiyonlarına erişimini kolaylaştırarak küresel çapta bir bilgi köprüsü kurdu.
Ödüller, Sergi Küratörlüğü ve Kültürel Miras
Filiz Çağman'ın müzecilik ve sanat tarihi alanındaki bu üstün gayretleri, hem yurt içinde hem de yurt dışındaki prestijli ödüllerle taçlandırıldı. Kültür sanat dünyasına sunduğu katkılardan dolayı layık görüldüğü bazı önemli unvan ve görevler şunlardır:
- 2001 yılında İspanyol (Katalan) Anticuarios Reales Atarazanos Vakfı tarafından verilen altın madalya ile onurlandırıldı.
- 2002 yılında, Topkapı Sarayı Müzesi'ne "Tarihi ve Kültürel Miras" kategorisinde prestijli Vehbi Koç Ödülü'nü kazandırdı.
- Emekliliğinin ardından Sakıp Sabancı Müzesi danışmanı oldu.
Çağman, emeklilik yıllarında da küresel ölçekli projelere imza atmaktan geri durmadı. Ocak 2005 tarihinde İngiltere’nin başkenti Londra’daki dünyaca ünlü Kraliyet Sanat Akademisi’nde kapılarını açan ve büyük ses getiren "Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600-1600" sergisinin küratörlüğünü üstlendi. Bu önemli organizasyonu, tanınmış müzeci Nazan Ölçer ve sanat tarihçisi David Roxburgh ile birlikte başarıyla yöneterek Türk sanatının bin yıllık serüvenini dünya vitrinine çıkardı.
Ömrünün son demlerini doğup büyüdüğü topraklar olan Edirne'de huzur içinde geçirmeyi tercih eden Çağman, 11 Ocak 2021 günü bu tarihi şehirde hayata gözlerini yumdu. Değerli müzecinin cenazesi, kendi vasiyeti doğrultusunda Edirne'de yer alan Hacılar Ezanı-Çamlık Mezarlığı'na defnedildi. Çağman, geride bıraktığı onlarca eser, yetiştirdiği uzmanlar ve restore edilmesine öncülük ettiği tarihi sarayla Türk kültür tarihindeki eşsiz yerini korumaktadır.