İsmail Feridun Erkin, Türk dış politikasının en kritik dönemlerinde görev almış, üç kez dışişleri bakanlığı koltuğuna oturmuş ve ülkesini uluslararası alanda temsil etmiş Cumhuriyet döneminin seçkin bir diplomat ve siyasetçisidir. 1899 yılında İstanbul'da dünyaya gelen ve ünlü besteci Ulvi Cemal Erkin'in kardeşi olan Erkin, Paris'te aldığı hukuk eğitimi ve kazandığı derin bürokrasi tecrübesiyle Türkiye'nin küresel ilişkilerini şekillendiren öncüler arasında yer almıştır. Meslek hayatına Düyun-u Umumiye'de memuriyetle başlayan Erkin, Birleşmiş Milletler'in kuruluş aşamasından dünyanın en önemli başkentlerindeki büyükelçilik görevlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede Türk devletine hizmet etmiştir. Kendisi 21 Haziran 1980 tarihinde hayatını kaybetmiştir.
Eğitimi ve Bürokrasiye İlk Adımları
Eğitim hayatına Türkiye'nin köklü kurumlarından biri olan Galatasaray Lisesi'nde başlayan Erkin, buradaki ortaöğreniminin ardından hukuk eğitimi almak amacıyla Fransa'ya yönelmiştir. Dünyanın saygın bilim merkezlerinden biri olan Paris Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde yükseköğrenimini başarıyla tamamlayarak hukuk mezunu unvanını almıştır. Aldığı bu üst düzey eğitimin akabinde ülkesine dönerek devlet hizmetine girmiş ve ilk mesleki deneyimini Düyun-u Umumiye İdaresi bünyesinde muhasebe memuru olarak kazanmıştır. Bu mali görevin sonrasında diplomasi dünyasına adım atan Erkin, Türkiye ile diğer devletler arasındaki nüfus değişimi süreçlerini yöneten Muhtelit Mübadele Komisyonu Türk Delegasyonu Başkatipliği görevine getirilmiştir. Bu görev, genç diplomatın çok taraflı müzakerelerde pişmesini sağlamıştır. Buradaki başarısının ardından uluslararası temsil görevleri hız kazanmış, sırasıyla Londra Büyükelçiliği Başkatipliği ile Berlin Büyükelçiliği Müsteşarlığı görevlerinde bulunmuştur. Burada maslahatgüzar olarak da sorumluluk üstlenmiştir. Sahadaki deneyimini pekiştirmek üzere hem Beyrut'ta hem de Berlin'de başkonsolos olarak devletini temsil etmiştir. Yurt dışındaki bu başarılı hizmetlerinin ardından Ankara'da, Dışişleri Bakanlığı merkez teşkilatında görevlendirilmiştir. Bakanlıkta Ticaret, İktisat ve Siyasi Daireler Umum Müdürlüğü görevlerini yürütmüş, ardından Umumi Katip Siyasi Müşavirliği makamında bulunmuştur. Son olarak, bakanlığın en üst düzey bürokratik kademesi olan Umumi Katiplik vazifesine getirilerek Türk hariciyesinin yönetiminde en yetkili isimlerden biri olmuştur.
Büyükelçilik Yılları ve San Francisco Konferansı
Diplomatın uluslararası arenadaki en büyük temsillerinden biri, küresel siyasetin yeniden kurulduğu 1945 yılındaki Birleşmiş Milletler San Francisco Konferansı olmuştur. Bu tarihi konferansta Türkiye'yi temsil eden delegasyonun başında, başdelege sıfatıyla bizzat Feridun Cemal Erkin yer almıştır. Yeni kurulan dünya düzeninde Türkiye'nin yerini belirleyen bu kritik toplantının akabinde Erkin, ülkenin en kritik dış temsilciliklerinde büyükelçilik makamlarına atanmıştır. Sırasıyla 1947 ve 1948 yılları arasında İtalya'nın başkenti Roma'da Türkiye Cumhuriyeti'ni büyükelçi olarak temsil etme şerefine erişmiştir. Buradaki başarılı çalışmalarının ardından, 1948 yılından 1955 yılına kadar sürecek olan uzun soluklu Washington Büyükelçiliği görevine getirilmiş ve iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleşmesine katkıda bulunmuştur. Washington'daki mesaisini tamamladıktan sonra 1955 ile 1957 yılları arasında Madrid'de, ardından da 1957-1960 yılları arasında Fransa'nın başkenti Paris'te büyükelçi unvanıyla görevini sürdürmüştür. Son büyükelçilik görevini ise 1960-1962 yılları arasında Birleşik Krallık bünyesindeki Londra Büyükelçiliği ile icra etmiştir. Yurt dışı temsilciliklerinin ardından Türkiye'nin yerel sanayi kuruluşlarından biri olan Ereğli Demir Çelik Fabrikaları bünyesinde İdare Kurulu Üyesi olarak görev üstlenmiştir. Ayrıca yazarlık yaparak çeşitli eserler kaleme almıştır.
Bakanlık Dönemi ve Siyasi Yaşamı
Erkin, edindiği birikimi siyaset sahnesine de taşımıştır. Bu doğrultuda parlamentoda önemli görevler üstlenmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında 2. (XIII) Dönem Ordu Milletvekili olarak milletine hizmet etmiştir. Siyasi alandaki çalışmalarının bir diğer aşaması ise cumhurbaşkanı tarafından doğrudan seçilerek atandığı Cumhuriyet Senatosu Üyeliği olmuştur. Bu özel senatörlük görevini 5 Haziran 1970 tarihinden 10 Ekim 1971 tarihine kadar kesintisiz bir şekilde devam ettirmiştir. Hariciyedeki engin birikimi ve devlet adamlığı nitelikleriyle öne çıkan Erkin, Türkiye'nin yürütme organında da kilit rol oynamıştır. Ülkenin kaderini tayin eden 26., 27. ve 28. hükümetlerde Dışişleri Bakanı olarak kabinede yer almış ve dış politikayı bizzat yönetmiştir. Bu kritik icracı makamda bulunduğu süre boyunca ulusal çıkarları savunmak amacıyla aktif diplomasi yürütmüştür. Erkin, ailesinin sanatsal yönüyle de bilinir. Türkiye'nin müzik tarihindeki en büyük değerlerinden biri olan ünlü besteci Ulvi Cemal Erkin ile kardeş olan siyasetçi, ailece ülkenin kültür ve siyaset hayatına derin izler bırakmıştır. Ömrünü Türk devletine ve diplomasisine adayan bu seçkin şahsiyet, 21 Haziran 1980 tarihinde vefat etmiştir.
