Gerçek adı Ferhat Tunç Yoslun olan sanatçı, 14 Mart 1964'te Tunceli Ovacık'ın Babaocağı köyünde Kürt-Zaza bir ailede doğdu. O, Kürtçe, Zazaca ve Türkçe dillerinde şarkılar söyledi. Bu eserleriyle geniş bir ilgi toplamayı başardı. Müzisyenliğinin yanı sıra söz yazarlığı ve eski siyasetçi kimliğiyle de tanınır. Tunç, yaşamı boyunca toplumsal muhalefetin en gür seslerinden biri haline gelmiştir. Sanatçı, muhalif duruşu nedeniyle hayatı boyunca pek çok yasal engelle ve konser yasağıyla karşılaştı.
Almanya Yılları ve Sanatsal Çıkış
Eğitim hayatının önemli bir aşamasını 1979 yılında liseyi bitirerek geride bıraktı. Bu dönüm noktasından hemen sonra Almanya’ya taşındı. Orada, Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi’ne bağlı bir müzik okulunda kısa süreli bir eğitim aldı. Eğitiminin ardından, Kızılırmak başlıklı ilk solo albümünü müzikseverlerin beğenisine sundu. 1984 yılına gelindiğinde ise yolu başka bir gurbetçi sanatçı ile kesişti. Türkiye'den Almanya'ya göç eden müzisyen Orhan Temur ile birlikte Bu Yürek Bu Sevda Var İken adlı albümü hazırladı. Bu özel çalışma, 12 Eylül Darbesi'nin getirdiği baskılara ve otoriter yönetime karşı net bir itiraz niteliği taşıyordu.
Türkiye’ye Dönüş ve Toplumsal Muhalefet
Ferhat Tunç, 12 Eylül askeri darbesinin baskıcı rüzgarlarının ülkede halen yoğun şekilde hissedildiği 1985 yılında Türkiye'ye dönerek müzikal çalışmalarında yepyeni bir sayfa açtı. Aynı yıl, ülkemizdeki ilk albümü olan Vurgunum Hasretine isimli çalışmasını müzik piyasasına sürdü. Sanatçının adeta miting havasında geçen büyük konserleri ve yüksek albüm satışları onu muhalefetin simgesi haline getirdi. Ancak bu durumun bedeli ağır oldu. Sanatçı, uzun yıllar süren gözaltılar, davalar ve konser yasakları ile mücadele etmek zorunda kaldı. Toplumsal trajedilere duyarlılık gösteren Tunç, Kızılırmak Boylarında Bir Şehir türküsünü Sivas Katliamı'nda ölenlere ithaf etti. Ayrıca 11 Temmuz 2005'te Tunceli'de alıkonulan er Coşkun Kırandi'nin ailesine kavuşması sürecine önemli katkılar sundu.
Hukuki Davalar ve Sürgün Yılları
Sanatçının politik duruşu, sonraki yıllarda da yargı organlarının takibine uğramasına neden oldu. Sanatçı, 2012 yılında memleketi Tunceli'de gerçekleştirilen Munzur Kültür ve Doğa Festivali'ndeki konuşması nedeniyle hakkında açılan soruşturma kapsamında terör örgütü propagandası suçlamasıyla yargılanarak iki yıl hapis cezası aldı. Mahkeme, bu cezayı üç yıl süreyle erteleme kararı verdi. Ferhat Tunç, en son albüm çalışmasını 2016 yılında Kobani başlığı altında dinleyicileriyle buluşturdu. Hakkında üst üste açılan davalar nedeniyle aynı yıl Türkiye'den ayrılmak zorunda kaldı. Sanatçı, yaşamını sürdürdüğü Almanya'da da hukuki ve yaşamsal tehditlerle yüzleşmeye devam etti. 2020 yılının Mayıs ve Haziran aylarında ölüm tehditleri aldığını kamuoyuna açıkladı. Bu doğrultuda, yazar Gökhan Yavuzel ve sanatçı Pınar Aydınlar ile birlikte iki kez ortak bildiri yayınladı. 2023 yılında ise babası Hüseyin Yoslun'u kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadı. Almanya'da vefat eden babasının Tunceli'deki cenaze törenine, yurda giriş yapamadığı için sadece telefon bağlantısıyla katılabildi. Bu hüzünlü süreçlerin ardından, 20 Kasım 2023 tarihinde kendisi hakkında Kırmızı Bülten talebinde bulunulduğu açıklandı. Almanya'da ikamet eden sanatçı, bu gelişme üzerine şaşkınlığını gizleyemedi. DW Türkçe'ye verdiği özel röportajda aslında Türkiye'ye geri dönmeyi planladığını belirten usta müzisyen, Çözüm Süreci sonlanınca üst üste davalarla karşılaştığını ve iade edilmesini gerektirecek hiçbir hukuki gerekçe bulunmadığını belirtti. Halen birçok farklı ülkede özgürce sahne almaya devam ettiğini de sözlerine ekledi.
Öne Çıkan Albümleri
Sanatçının zengin diskografisinde öne çıkan bazı önemli çalışmalar şunlardır:
- Kızılırmak: Müzisyenin kariyerine adım atmasını sağlayan ilk solo albüm çalışması.
- Bu Yürek Bu Sevda Var İken: 12 Eylül rejimine bir itiraz niteliğinde olan Orhan Temur ortak albümü.
- Vurgunum Hasretine: Türkiye’ye döndükten sonra yayınladığı ilk başarılı albüm.
- Kobani: Dinleyicileriyle buluşturduğu, kariyerinin şimdilik en son albümü.
