Faruk Kenç, Türk sinemasının tiyatro etkisinden sıyrılıp özgün bir kimlik kazandığı Geçiş Çağı döneminin en önemli yönetmenidir. Ünlü yönetmen, 31 Ocak 1910 tarihinde Libya'nın Bingazi kentinde dünyaya gözlerini açmıştır. Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın öz dayısı olduğu sanatçı, aynı zamanda Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid'in eski yaverlerinden olan Selanik Merkez Kumandanı Ömer Nazım Bey ile Hasene Hanım'ın oğludur. Sanatçı, henüz on günlük bebekken annesiyle beraber İstanbul'a taşınmış ve çocukluğunu bu şehirde geçirmiştir. Galatasaray Lisesi'nin ilkokul bölümünü bitirdi. Orta öğrenimini Gazi Osman Paşa Lisesi'nde tamamladı. Lise eğitimini İstanbul Erkek Lisesi'nde tamamladı.
Avrupa'da Eğitim ve Türk Sinemasında Yeni Arayışlar
Mezuniyetinin ardından üvey ablasının eşi yapımcı Halil Kamil Bey'in yönettiği Ha-Ka Film bünyesinde çalışmaya başladı. Buradaki ilk profesyonel sinema çalışmasını, Sovyet yönetmen Esther Shub ile Necati Kemal Çakuş'un beraberce hazırladığı Türk İnkılâbında Terakki Hamleleri adlı askeri belgesel filminde görev üstlenerek başarıyla gerçekleştirdi. Sinemanın teknik detaylarını öğrenmek amacıyla 1934 yılında bizzat Almanya'ya gitmeye karar verdi. Bavyera Fotoğrafçılık Okulu'nda eğitim gördü. Münih'te aldığı eğitimin ardından bir süre Paris'te kalarak buradaki sanat çevrelerini gözlemledi. Sanatçı, yurda 1938 yılında döndü.
Tekrar eski şirketi Ha-Ka Film bünyesinde çalışarak Doğu Manevraları adlı askeri belgesel filmi büyük bir başarıyla çekti. Aynı süreçte, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün cenaze törenini de kameraya alma görevini üstlendi. İlk kurmaca eseri Taş Parçası filmini 1939'da çekti. Ardından gelen yıllarda Yılmaz Ali ve Kıvırcık Paşa filmlerini tamamlayarak şirketten ayrıldı. Ses Film adına 1943 yılında Dertli Pınar isimli yapımı yönetti.
İstanbul Film ve Yeşilçam'ın Altın Nesli
Faruk Kenç, sinemada tam bağımsızlık elde etmek amacıyla 1944 yılında kendi yapım şirketi olan İstanbul Film'i kurdu. Yeni şirketiyle birlikte Hasret, Karanlık Yollar, Hürriyet Şarkısı ve Nasreddin Hoca ve Timurlenk gibi filmleri izleyiciyle buluşturdu. Yönetmen Faruk Kenç ayrıca 1944 yılında Günahsızlar adlı popüler sinema filmini büyük bir titizlikle yönetti. Sanatçı, 1948 yılında Tuzak ve 1949 yılında Üvey Baba isimli filmlerin yönetmenliğini yaptı. Daha sonra 1950 yılında Parmaksız Salih, Çakırcalı Mehmet Efe ve Çakırcalı Nasıl Vuruldu filmlerinin yönetmen koltuğunda oturdu. Yönetmen, 1951 yılında Kendini Kurtaran Şehir ve 1952'de Kanlı Çiftlik isimli filmleri izleyiciyle buluşturdu. Sanatçı, 1952 yılında Çakırcalı Mehmet Efe'nin Definesi ve 1953 yılında Köroğlu - Türkan Sultan filmlerini yönetti. Başarılı yönetmen, 1955 yılında Hayatımı Mahveden Kadın ile Kaybolan Gençlik isimli sinema filmlerini yönettikten sonra 1957 senesinde Çölde Bir İstanbul Kızı adı popüler eseri de tamamlamıştır. Sanatçı, 1959 yılında ise Felaket Yolu, Ölmeyen Aşk, Peçeli Efe ve Annemi Arıyorum filmlerini tamamladı. Yönetmen Faruk Kenç, 1962 yılında Boşver Doktor adlı sinema filminin yönetmenliğini üstlendi.
Başarılı sinemacı, yönettiği filmlerin çoğunun senaryosunu da kaleme alarak sektörde çok yönlü bir profil çizmiştir. Taş Parçası, Yılmaz Ali, Kıvırcık Paşa, Dertli Pınar ve Karanlık Yollar filmlerinin senaryolarını kendisi yazdı. Hürriyet Şarkısı, Çakırcalı Mehmet Efe ve Köroğlu - Türkan Sultan filmlerinin de senaryolarını bizzat kaleme almıştır. Çölde Bir İstanbul Kızı, Annemi Arıyorum, Ölmeyen Aşk ve Peçeli Efe filmlerinin senaryo yazarlığını da yürüttü. Sanatçı, yönetmen ve senarist kimliğinin yanı sıra çok sayıda önemli filmin yapımcılığını da üstlenmiştir. Hasret, Günahsızlar, Karanlık Yollar ve Tuzak gibi filmlerin yapımcılık yükünü bizzat yürütmüştür. Ayrıca Çakırcalı Mehmet Efe, Hürriyet Şarkısı, Kendini Kurtaran Şehir ve Çakırcalı Mehmet Efe'nin Definesi filmlerinin de yapımcısıdır. Köroğlu - Türkan Sultan, Nasreddin Hoca ve Timurlenk ile Çölde Bir İstanbul Kızı filmlerinin de yapımcılığını üstlendi. Dönemin bir diğer önemli yapıtı olan 1947 yıllı Hülya filminin ise görüntü yönetmenliğini yaptı.
Tiyatrocular döneminin tekelci yapısına son vererek sinemacılar döneminin kapılarını açan yönetmen, böylece sektöre yepyeni bir soluk getirdi. Tiyatro ile ilgisi bulunmayan sinemacıların gelişini destekleyen bu özel dönem, Türk sinema tarihinde Geçiş Çağı adıyla anılmaktadır. Ünlü yönetmen, 1952 yılında Yıldız Dergisi ile ortaklaşa düzenlediği yarışmayla Türk sinemasına yepyeni oyuncular kazandırdı. Bu yarışma sayesinde Türk sineması sektörüne Ayhan Işık gibi birçok efsane oyuncu kazandırılmıştır. Yıldız Dergisi ortaklığıyla düzenlenen bu özel yarışmanın sektöre sunduğu başlıca büyük yetenekler şunlardır:
- Ayhan Işık
- Belgin Doruk
- Sadri Alışık
- Kadir Savun
- Mahir Özerdem
- Oya Sensev
Mualla Eriş ile 1943 yılında ilk evliliğini yaptı. Daha sonra 17 Eylül 1954 tarihinde ünlü oyuncu Belgin Doruk ile yaşamını birleştirdi. Çiftin 1956 yılında Gül adında bir kızları oldu. Evlilikleri 27 Ocak 1961'de boşanmayla son buldu.
Son Yapıtı ve Bıraktığı Kalıcı Miras
Faruk Kenç, 1964 yılında başrollerinde Ahmet Mekin, Gülgün Ok ve Atıf Kaptan'ın yer aldığı Çöl Kanunu isimli sinema filminin yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını üstlendikten sonra sektöre veda etti. Eserin senaryo ve yapımcılığı dışında özgün hikâyesi de bizzat yönetmenin kendisine aittir. Uzun yıllar süren sessizliğin ardından, 1998 yılında düzenlenen 17. İstanbul Film Festivali kapsamında Türk sinemasına sunduğu eşsiz katkılar sebebiyle kendisine prestijli Sinema Onur Ödülü lâyık görülmüştür. Türk sinemasının bu ulu çınarı, 11 Mayıs 2000 tarihinde İstanbul'da doksan yaşında hayatını kaybetti.
