İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Faruk Kenç Kimdir?

Yönetmen Faruk Kenç, 1910 Bingazi doğumlu sinema öncüsüdür. Türk sinemasında ilk dublaj ve polisiye filmleri çekerek Geçiş Çağı'nı başlatmıştır.

Diğer adlar: Faruk Nihat Kenç, Faruk Nihat Kenc

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Faruk Kenç Hakkında

Türk yedinci sanatının tiyatro gölgesinden sıyrılıp bağımsız bir kimlik kazanmasına öncülük eden ünlü yönetmen ve yapımcı Faruk Kenç, 31 Ocak 1910 tarihinde Bingazi'de dünyaya geldi. Sinema dünyasında Geçiş Çağı olarak adlandırılan 1940-1950 yılları arasındaki dönemin en önemli temsilcisi sayılan sanatçı, Türk sinemasına kazandırdığı teknik yenilikler ve keşfettiği dev isimlerle sinema tarihimizin çehresini değiştirdi. Almanya'da aldığı nitelikli eğitimi İstanbul'daki stüdyolarda yerli imkanlarla birleştiren Kenç, 11 Mayıs 2000 tarihinde İstanbul'da vefat edene dek ömrünü sinemaya adadı.

Soyluluktan Sinema Stüdyolarına Uzanan Bir Yaşam

Faruk Kenç'in çocukluk yılları ve aile geçmişi, Osmanlı'nın son dönemindeki tarihi fırtınalarla şekillendi. Babası İkinci Abdülhamit'in eski yaverlerinden Nazım Bey, annesi ise Hasene Hanım'dır. Nazım Bey'in Selanik Merkez Komutanlığı yaptığı dönemde, eşinin ağabeyi olan ünlü Binbaşı Enver Bey'in talimatıyla 1908 yılında vurularak yaralanması, ailenin ve ülkenin kaderini derinden etkiledi. Bu sarsıcı olay, İkinci Meşrutiyet'in ilanına giden yolda en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Genç Faruk, lise eğitimini İstanbul'da tamamladıktan sonra, üvey ablasının kocası Halil Kamil Bey'e ait olan Haka Film bünyesinde çalışmaya başladı. Sinema dünyasına 1934 yılında çekilen "Türk İnkılâbında Terakki Hamleleri" belgeselinde asistanlık yaparak adım attı. Rus yönetmen Esfir Şup ile kameraman Martof'un yanında kazandığı bu ilk tecrübe, onun meslek aşkını alevlendirdi.

Yeşilçam'ın Habercisi: Geçiş Çağı ve Dublaj Devrimi

Sanatını profesyonel bir temele oturtmak isteyen genç sinemacı, aynı yıl eğitim amacıyla Almanya'ya gitme kararı aldı. Münih kentindeki prestijli Bavyera Devlet Fotoğrafçılık Okulu'nda eğitim görerek vizyonunu genişletti. 1938 yılında eğitimini tamamlayıp ülkeye dönen Kenç, vakit kaybetmeden yeniden Ha-Ka Film stüdyolarında görev aldı. Yurttaki ilk işi, askeri bir yapım olan "Doğu Manevraları" filmini çekmek oldu. Hemen ardından, Türk milletinin en büyük yası olan "Atatürk'ün Cenaze Töreni" belgeselinin çekim kadrosunda aktif olarak yer aldı. Bu tarihi görevlerin ardından yönetmenlik koltuğuna oturan sanatçı, sırasıyla Taş Parçası, Yılmaz Ali ve Kıvırcık Paşa filmlerini sesli olarak kaydetti. Vala Nureddin'in özgün eserinden uyarladığı Yılmaz Ali, sinemamızın ilk polisiye örneklerinden biri olarak tarihe geçti. 1939 tarihli Taş Parçası ise o güne dek Türk sinemasını tekeline alan Muhsin Ertuğrul dönemini kapatarak yepyeni bir çığır açtı. Hem yönetmenlik hem de kameramanlık üstlendiği bu yapımların senaryolarını da bizzat kendisi kaleme aldı.

Yaratıcı dehasını teknik çözümlerle birleştiren Faruk Kenç, 1942 yılında sinema tarihimizi kökten değiştiren bir hamleye imza attı. Necip Erses'in kurduğu Ses Film stüdyosunda "Dertli Pınar" adlı filmi sessiz olarak çekti. Çekimlerin ardından stüdyoda seslendirme yani dublaj uygulaması yaparak filmi tamamladı. Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen bu yöntem, maliyetleri ciddi ölçüde düşürmesi ve büyük bir pratiklik sağlaması sayesinde hızla kabul gördı. Günümüze dek ulaşan dublaj geleneği, böylece Kenç'in cesur adımıyla sektöre yerleşti. Özel hayatında da hareketli günler geçiren yönetmen, 1943 yılında Mualla Eriş ile ilk evliliğini gerçekleştirdi. Bu evliliğin hemen ardından kendi yapım şirketi olan İstanbul Film'i kurdu. Beş yıllık profesyonel kariyerine sığdırdığı beşinci yapıtı olan "Hasret" filmini kendi şirketi adına vizyona taşıdı. Türk müziğinin efsane sesi Münir Nurettin Selçuk'un rol aldığı bu eserde hem usta oyunculara hem de deneyimli isimlere yer verdi. Eşi Mualla Hanım'ın senaryosunu yazdığı 1944 yapımı "Günahsızlar" filminde ise bu kez cesur bir tercihle tamamen genç ve tanınmamış yetenekleri kamera karşısına çıkardı.

Efsaneleri Keşveden Vizyoner Göz

Faruk Kenç, sinemada "Tiyatrocular" devrinden "Sinemacılar" dönemine geçilmesini sağlayan köprüyü kurdu. Tiyatro kökenli olmayan yönetmen ve oyuncuların sahneye çıkması, sinemaya yepyeni bir estetik ve derinlik kazandırdı. Bu yeni dönem, Türk sinemasında altın çağın kapılarını araladı. Ünlü yapım şirketi İstanbul Film, 1952 yılında dönemin popüler yayını Yıldız Dergisi ile ortaklaşa büyük bir oyuncu yarışması organize etti. Bu yarışma, Türk sinema tarihine yön verecek efsanevi isimlerin keşedilmesini sağladı. Yarışmanın kazananları arasında yer alan genç yetenekler, Kenç'in usta yönetimiyle beyaz perdeye adım attılar. Hayatını birleştirdiği ünlü aktris Belgin Doruk ile olan ikinci evliliğinden 1956 yılında Gül adında bir kızı dünyaya geldi. Evlilikleri birkaç yıl sonra sona erse de, Türk sinemasına bıraktıkları miras kalıcı oldu. Sektörün kurumsallaşması için de büyük çaba harcayan Kenç, 1946 yılında kurulan Yerli Film Yapanlar Cemiyeti'nin öncülüğünü üstlendi ve bu önemli birliğin ilk başkanı olarak sinema emekçilerinin haklarını savundu.

Usta yönetmenin Türk sinemasına kazandırdığı ve beyaz perdede devleşen bazı isimler şunlardır:

  • Belgin Doruk
  • Ayhan Işık
  • Sadri Alışık
  • Kadir Savun
  • Mahir Özerdem
  • Oya Sensev
  • Vedat Karaokçu

Kişi Kartı

Adı Soyadı
Faruk Kenç
Doğum Tarihi
31 Ocak 1910
Doğum Yeri
Bingazi
Vefat
11 Mayıs 2000
Uyruk
Türk
Meslek
yönetmen

Sıkça Sorulan Sorular

Faruk Kenç kimdir?

Yönetmen Faruk Kenç, 1910 Bingazi doğumlu sinema öncüsüdür. Türk sinemasında ilk dublaj ve polisiye filmleri çekerek Geçiş Çağı'nı başlatmıştır.

Faruk Kenç ne zaman doğdu?

Faruk Kenç, 31 Ocak 1910 tarihinde doğdu.

Faruk Kenç nerede doğdu?

Faruk Kenç Bingazi doğumludur.

Faruk Kenç ne zaman vefat etti?

Faruk Kenç 11 Mayıs 2000 tarihinde hayatını kaybetti.

Faruk Kenç hangi alanda tanınır?

Faruk Kenç, yönetmen olarak tanınır.