Tiyatro sahnesinde ve siyaset kürsüsünde trans bireylerin hak mücadelesini görünür kılan Esmeray Zeynep Özatik, 1973 senesinde Kars'ta doğdu. Küçük yaşlarda kimliğini keşfeden Özatik, henüz on sekiz yaşına basmadan İstanbul'a yerleşti. Metropolde hayata tutunmak için çeşitli işlerde çalıştı. İlk dönemlerde eşcinsel ve transseksüel kimliğiyle seks işçiliği yaptı. Kadın hareketiyle tanışması onun hayatında büyük bir dönüm noktası oldu. Seks işçiliğini geride bırakarak Beyoğlu'ndaki Süslü Saksı Sokak'ta midye satarak geçimini sağladı. Pınar Selek liderliğinde 1996'da sokak çocukları ve trans kadınlarla yürütülen sokak tiyatrosu çalıştayına katılarak sanat dünyasına adım attı. Mezopotamya Kültür Merkezi'nde 1999 ve 2000 yıllarında tiyatro eğitimi alırken Kürtçe ve Türkçe derslerine de devam etti. Toplumsal cinsiyet adaleti için kurulan Amargi kadın kooperatifinin kurucu ekibinde görev alarak üç sene boyunca genel başkanlığını yürüttü. Kooperatif çatısı altında kadın tiyatrosu üreterek göçmen kadınların öyküleriyle sahneye taşıdı. Tiyatro Amargi bünyesinde hazırlanan ve büyük şehre göç eden 13 kadının yaşam mücadelesini anlatan Yazmadan Dökülenler oyununun hem rejisinde hem de oyuncu kadrosunda yer aldı.
Sanatla Gelen Görünürlük ve Bohçadaki Hikayeler
Sanatçı, kendi hayat tecrübelerinden yola çıkarak 2007 yılından itibaren tek kişilik anlatı gösterilerine başladı. Kars'tan İstanbul'a uzanan kendi yaşam öyküsünü temel aldığı Cadının Bohçası isimli tek kişilik oyunuyla tiyatro çevrelerinde büyük ses getirdi. Bu başarılı anlatının devamı niteliğindeki Yırtık Bohça adlı eseriyle trans bireylerin toplumsal alanda karşılaştıkları psikolojik ve fiziksel zorlukları sahneye yansıtarak izleyicilerde derin bir farkındalık yaratmayı amaçladı. Dario Fo'nun kaleme aldığı Tecavüz oyununu iki farklı yorumla sahneleyerek kendi hayatından bir cinsel saldırı anısını tiyatro severlerle paylaştı. Gösterilerinden edindiği deneyimleri farklı mecralara da taşıdı. Taraf Gazetesi'nde 2011'de başladığı köşe yazılarına ve Özgür Radyo'daki programına Cadının Bohçası adını verdi. Melek Bengü Şahin ile birlikte hazırlayıp sunduğu radyo programı da aynı ismi taşıyordu. Pınar Selek'e ithaf ettiği Bizim Atölye adlı performansını 2013 yılında izleyicinin beğenisine sundu. Aynı yılın yaz mevsiminde geçirdiği cinsiyet uyum operasyonuyla pembe nüfus cüzdanına kavuştu. Bu tıbbi ve hukuki süreci Kestirmeden Hikayeler başlığıyla oyunlaştırarak tiyatro sahnesinde sergiledi.
Sanatçının sahneye koyduğu ve geniş kitlelere ulaştırdğı başlıca tek kişilik anlatı ve oyunlar şunlardır:
- Cadının Bohçası
- Yırtık Bohça
- Kestirmeden Hikayeler
- Bizim Atölye
Siyaset Sahnesi ve Hak Savunuculuğu
Esmeray Özadikti, sanatsal üretkenliğinin yanı sıra Türkiye'nin siyasi yaşamında da öncü adımlar atan bir isim oldu. Halkların Demokratik Partisi'nin Ekim 2013'teki 1. Olağanüstü Kongresi'nde Parti Meclisi üyeliğine seçildi. Türkiye'de Demet Demir'in ardından milletvekili adaylığına adım atan ilk transseksüel figürlerden biri haline geldi. Son olarak 2023 Türkiye genel seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi saflarından İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı sıfatıyla yarışarak trans haklarının meclis çatısı altında temsil edilmesi için mücadele etti. Sanatçı, hak arama çalışmalarına bugün de devam etmektedir.