İstanbul'da 8 Ekim 1971 tarihinde dünyaya gelen Pınar Selek; ezilen grupları, toplumsal cinsiyet rollerini ve barış arayışlarını mercek altına alan çalışmalarıyla tanınan üretken bir sosyolog ve yazardır. Babası avukat Alp Selek ve kız kardeşi avukat Seyda Selek gibi hukuk dünyasından isimlerle büyüyen yazar, ötekileştirilen toplulukların sesini duyurmayı hedeflerken, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki en tartışmalı dava süreçlerinden birinin de merkezinde yer almıştır. Yazar halen Fransa'da yaşamaktadır. Hem akademik eserleri hem de çocuk masalları ve feminist duruşuyla toplumsal dönüşüme katkı sağlamaktadır.
Eğitim Hayatı ve Akademik Başarıları
Eğitim serüvenine Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde başlayan Selek, yükseköğrenimini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde sürdürmüştür. 'Babiali'den İkitelli'ye, Mürekkep Kokusu'ndan Plazalara' başlıklı teziyle lisans eğitimini birincilikle tamamlamış, ardından aynı kurumda yüksek lisans derecesini almıştır. Akademik birikimini uluslararası alana taşıyarak Fransa'daki Sophiantipolis UDEL Üniversitesi'nde ekonomi-politik derslerine katılmıştır. Lyon kentindeki École Normale Supérieure'den 4 Ekim 2013'te fahri doktora unvanı almıştır. Doktorasını ise 7 Mart 2014 tarihinde Strazburg Üniversitesi'nde 'Türkiye'deki Muhalif Hareketlerin Birbirleriyle Etkileşimi' teziyle tamamlamıştır.
Toplumsal çalışmaları ve Edebi Kimliği
Saha araştırmalarında toplumun çeperindeki kesimlere odaklanan sosyolog, derinlikli çalışmalarıyla öne çıkmaktadır. Sosyolog, özellikle şu konulardaki saha çalışmalarıyla tanınmaktadır:
- Kadınlar, Romanlar ve Kürtler üzerine yaptığı araştırmalar
- Dışlanan transseksüeller, eşcinseller ve seks işçileri
- Sokak çocukları ve ötekileştirilmiş toplulukların sorunları
Feminist hareketin aktif bir bileşeni olan Selek, Amargi dergisinin kurucu editörlüğünü ve kooperatifinin kuruculuğunu üstlenmiştir. Antimilitarizm ve insan hakları odaklı sivil toplum örgütlerine de destek veren yazarın geniş bir külliyatı bulunur. İlk olarak 1996 yılında Subcomandante Marcos'un mektuplarını ve Zapatist hareketin bildirilerini içeren 'Ya Basta! Artık Yeter' adlı çeviriyi yayımlamıştır. Bunu Ülker Sokak'taki dışlanmayı ele alan 'Maskeler, Süvariler, Gacılar' çalışması izlemiştir. Sol muhalefeti inceleyen 'Barışamadık' kitabından sonra, askerlik hizmetinin erkeklik inşasındaki rolünü araştıran 'Sürüne Sürüne Erkek Olmak' eserini kaleme almıştır. Bu önemli kitap 2010 yılında Almanca olarak da basılmıştır. Çalışmaları pek çok farklı dilde okuyucuyla buluşmaktadır. Ayrıca yazarın kaleme aldığı üç masal kitabı ve 'Yolgeçen Hanı' romanı da okurlarla buluşmuştur.
Uzun Yıllar Süren Hukuk Mücadelesi
Araştırmacının hayatı, 1998 yılında gerçekleştirdiği PKK odaklı saha çalışmasının ardından tamamen değişmiştır. Terör propagandası suçlamasıyla tutuklanan ve iki buçuk yıl cezaevinde kalan Selek, aynı yıl yaşanan Mısır Çarşısı patlamasının da faili olarak gösterilmiştir. Kesin bir bomba bulgusu içermeyen raporlara karşın, ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanmış ve süreçte defalarca beraat etmiştir. Yargıtay'nın bozma kararlarıyla yılan hikayesine dönen bu dava silsilesi, nihayet 19 Aralık 2014 tarihinde İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin beraat kararıyla neticelenmiştir.
