Cumhuriyet dönemi Türk müziğinin üretken isimlerinden Ertuğrul Bayraktar, 1951 senesinde Samsun'da doğmuş, müzikal birikimini sporculuk disipliniyle harmanlayarak bestecilik ve akademisyenlik alanında derin izler bırakmıştır.
Samsunspor'dan Gazi Eğitim Enstitüsü'ne Uzanan Yol
Ertuğrul Bayraktar, gençlik yıllarında çok yönlü bir kişilik sergilemiştir. Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü'nde eğitim aldığı dönemde, spora olan tutkusunu da sahaya taşımıştır. Kırmızı-beyazlı Samsunspor'un basketbol kadrosunda yer bularak takım arkadaşlarıyla omuz omuza mücadele vermiştir. Bu sportif serüven, 1970 senesinde Anadolu Kupası şampiyonluğuyla taçlanmıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra müzik çalışmalarına ağırlık veren sanatçı, iki büyük ustadan derinden etkilenmiştir. Kemal İlerici ve Muammer Sun gibi Türk müziğinin köşe taşlarının bilgi birikimlerinden beslenerek kendi müzikal kimliğini şekillendirmiştir.
Gelenekten Geleceğe Uzanan Türküler ve Hitit Ezgileri
Besteci, geleneksel Türk halk müziği ögelerini çoksesli batı müziği teknikleriyle harmanlayan zengin eserler üretmiştir. Sanatçının repertuvarında halk ezgilerini temel alan şu nitelikli yapıtlar öne çıkmaktadır:
- Orkestra ve karma koro için özel olarak tasarlanmış üç türkü
- Bağlama ve orkestra birlikteliğini sunan özgün bir türkü
- Ses ve piyano için bestelenmiş üç adet türkü çalışması
- Bağlama enstrümanının olanaklarını sergileyen çoksesli dokuz türkü
Bunun yanı sıra Bayraktar, tarihi aydınlatan çok sıra dışı bir arkeolojik müzik projesine de imza atmıştır. Anadolu'nun kadim geçmişine ışık tutan Hitit tabletlerini titizlikle inceleyen araştırmacılarla ortak bir amaç etrafında birleşmiştir. Hitit dönemine ait çalgıların yeniden hayat bulmasını hedefleyen bu projede, enstrümanların çıkardığı karakteristik ses tonlarından yola çıkmıştır. Elde edilen ses verileri doğrultusunda tarihin derinliklerinden gelen ezgileri modernize ederek özgün Hitit türkülerini bestelemeyi başarmıştır.
Beyaz Perdenin Melodileri ve Konservatuvar Liderliği
Ertuğrul Bayraktar'ın yaratıcılığı sadece konser salonlarıyla sınırlı kalmamış, Türk sinemasına da önemli katkılar sunmuştur. Farklı temalara sahip sinema filmleri için hazırladığı müziklerle sinema izleyicisinin hafızasında yer edinmiştir. Besteleriyle hayat verdiği yapımlar şunlardır:
- Büyük Sinbad
- Son Ocak
- Arasta
- Solgun Bir Sarı Gül
Müzikal üretimlerinin yanı sıra akademik dünyada da etkin görevler üstlenen sanatçı, bilgisini genç nesillere aktarmayı sürdürmüştür. Uzun yıllara yayılan mesleki birikiminin neticesinde, 2012 yılı verilerine göre Başkent Üniversitesi Konservatuvarı Müzik Bölümü Başkanı olarak idari görev yürütmüştür. Bayraktar, bu göreviyle hem idari hem de eğitsel açıdan Türk müzik eğitiminin gelişimine katkıda bulunmaya devam etmektedir.