Türk sahne sanatlarının saygın simalarından Erhan Abir, 26 Temmuz 1945 tarihinde Aydın'da dünyaya gözlerini açtı. Tiyatro sahnelerinden sinema ve televizyon yapımlarına kadar uzanan son derece geniş bir sahne yelpazesinde adından başarıyla söz ettiren usta sanatçı, hem oyuncu hem de seslendirme kimliğiyle sanat camiasının en çok saygı duyulan isimlerinden biri olmayı başardı. Sahip olduğu özgün ses tonu ve canlandırdığı karakterlerle hafızalarda derin izler bırakan Abir, ömrünü sanata adayarak mesleğini büyük bir ciddiyetle icra etti.
Şehir Tiyatroları ile Özdeşleşen Bir Ömür
Profesyonel tiyatro serüvenine 1962 yılında Şehir Tiyatroları çatısı altında adım atan Erhan Abir, kuruma sözleşmeli sanatçı olarak dahil oldu. İlk sezonunun ardından çalışmalarına bir yıllık kısa bir ara verdi fakat sahne tutkusu onu yeniden aynı çatı altında buluşturdu. Kısa sürede kurumun vazgeçilmez isimlerinden biri haline gelerek sadece sahnede devleşmekle kalmadı, idari roller de üstlendi. Şehir Tiyatroları bünyesinde üstlendiği sorumluluklar ve başarıları şunlardır:
- Şehir Tiyatroları Yönetim Kurulu Üyeliği yaparak kurumun sanatsal kararlarında aktif rol almıştır.
- Şehir Tiyatroları Disiplin Kurulu Üyeliği göreviyle mesleki etik ve düzenin korunmasına katkı sunmuştur.
- Sahnedeki üstün performansı sayesinde prestijli Afife Tiyatro Ödülleri adaylığı elde etmiştir.
Sanatçı Bir Aileden Gelen Yetenek
Sanatçının aile bağları da hayli güçlüydü. Kendisi gibi sesine yön veren ve Türkiye'nin yakından tanıdığı meteorolog, ses sanatçısı ve seslendirme ustası Gökhan Abur'un kardeşidir. İki kardeş, Türk yayıncılık ve sahne dünyasında farklı alanlarda da olsa sesleriyle kitlelere ulaşmayı başarmıştır. Erhan Abir, abisiyle paylaştığı bu sanatsal mirası hayatı boyunca gururla taşımış ve her adımında bunu hissettirmiştir.
Perde Arkasındaki Güçlü Ses ve Veda
Sadece sahne üzerinde değil, ekran arkasında da güçlü bir iz bırakan Erhan Abir, Türkiye'nin en verimli seslendirme sanatçılarından biriydi. Mikrofona hayat veren tonlamalarıyla sinema ve dizi sektöründeki birçok karaktere ruh kazandırdı. Seslendirme onun için vazgeçilmez bir tutkuydu. Hem tiyatroda hem de dublaj stüdyolarında sergilediği bu disiplin, onu meslektaşları arasında saygın bir konuma taşıdı. Ne yazık ki bu üretken ömür, 4 Nisan 2016 tarihinde İstanbul'un Bostancı semtindeki evinde noktalandı. Değerli sanatçının vefatı tüm sanat camiasını yasa boğarken, cenazesi yapılan törenlerin ardından Hekimbaşı Mezarlığı'na defnedildi.
