Emre Eren, Türk futbolunun bir dönemine damga vurmuş, özellikle Beşiktaş savunmasındaki mücadeleci kimliğiyle tanınan başarılı bir eski stoperdir. 1 Aralık 1976 tarihinde Balıkesir'de dünyaya gözlerini açan Eren, savunma hattındaki sağlam duruşu ve kiralık gittiği takımları üst lige taşıyan uğurlu kariyeriyle yeşil sahalarda derin bir iz bıraktı. Profesyonel futbol yaşantısına Ege'nin köklü ekiplerinden İzmirspor altyapısında adım atan oyuncu, henüz çok genç yaşta gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.
İzmir'de Filizlenen Yetenek ve Beşiktaş'a Transfer
Henüz 17 yaşındayken, 6 Ekim 1993 tarihinde Manisaspor karşısında oynanan Türkiye Kupası maçıyla ilk resmi sınavına çıktı. Bu zorlu mücadelede tam 120 dakika sahada kalarak bir de gol atma başarısı gösterdi. Genç savunmacı, bu başarılı başlangıçtan yalnızca dört gün sonra 3. Lig arenasında boy göstermeye başladı. Bir sonraki sezon takımının vazgeçilmezlerinden biri haline gelen Eren, 1995-1996 sezonunda 2. Lig'de mücadele eden Bucaspor'a transfer oldu. İzmir temsilcisinin bir üst lige yükselme savaşında kritik roller üstlense de, play-off aşamasında Elazığspor engeline takılarak hedeflerine ulaşamadılar.
Ancak bu yüksek performans, büyük kulüplerin gözünden kaçmadı. Eren, 1996 yılında henüz 19 yaşındayken Türkiye'nin dev kulüplerinden Beşiktaş'a transfer olarak kariyerinde adeta çağ atladı. Dönemin teknik direktörü Rasim Kara yönetimindeki siyah-beyazlıların Almanya kampında yer alan genç yetenek, hazırlık maçlarında kendini kanıtlama şansı buldu. Sezon başındaki Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası'nı müzesine götüren takımda kısa bir süre de olsa görev aldı.
Devler Ligi Arenası ve Rize Esintisi
Siyah-beyazlı formayla ilk lig maçına 29 Eylül 1996 tarihinde, Çanakkale Dardanelspor karşısında çıktı. Karşılaşmanın son bölümlerinde kulübün efsane isimlerinden Mehmet Özdilek'in yerine oyuna dahil olan oyuncu, aynı sezon UEFA Kupası'nda Legia Warszawa karşısında da Avrupa kupalarındaki ilk deneyimini yaşadı. Takip eden süreçte Beşiktaş'ın başına dünyaca ünlü çalıştırıcı John Toshack geçti. Toshack ile birlikte şansı arttı. Oyuncu, kulübün Şampiyonlar Ligi'ndeki tarihi Bayern Münih mücadelelerinde sahaya çıkarak büyük bir tecrübe kazandı.
O dönem Türkiye Kupası sevincini de tadan stoper, 1998 yılında tecrübe kazanması amacıyla 2. Lig ekiplerinden Çaykur Rizespor'a kiralandı. Karadeniz temsilcisinde harika bir dönem geçiren yetenekli savunmacı, takımın play-off finaline kadar yükselmesinde büyük pay sahibi oldu. 1999-2000 sezonunun başında yuvasına dönse de, devre arasında yeniden Rizespor'un yolunu tuttu. Bu kez hedefe ulaşıldı. Karadeniz ekibi en üst lige yükselmeyi başardı. Eren, bu kritik play-off maçlarının tamamında 90 dakika boyunca sahada mücadele etmişti.
Diyarbakır'da Gelen Üst Üste İkinci Şampiyonluk
Başarılarını sadece Rize ile sınırlı tutmayan başarılı stoper, 2000-2001 sezonunda bu kez Güneydoğu Anadolu'nun güçlü temsilcisi Diyarbakırspor'a kiralık olarak katıldı. Burada da savunmanın bel kemiği haline gelen oyuncu, takımın ligi ikinci sırada tamamlayarak doğrudan Süper Lig'e terfi etmesinde başrolü oynadı. Eren, böylece iki farklı takımla üst üste iki yıl en üst lige yükselme mutluluğu yaşayarak Türk futbol tarihinin unutulmaz başarılarından birine imza atmış oldu.
Eren'in kariyerindeki öne çıkan satır başları şunlardır:
- Beşiktaş ile Şampiyonlar Ligi arenasında dev rakiplere karşı mücadele etmesi,
- Çaykur Rizespor formasıyla Süper Lig'e yükselme sevinci yaşaması,
- Diyarbakırspor savunmasının liderliğini üstlenerek takımı üst lige taşıması.