10 Haziran 1950 tarihinde Eskişehir'de dünyaya gözlerini açan Çerkes asıllı Rasim Kara, Türk futbolunun unutulmaz kalecilerinden ve teknik adamlarından biri olarak yeşil sahalara adını altın harflerle yazdırdı. Eskişehir Işıkspor altyapısında eldivenleri giyerek başladığı spor serüveninde sergilediği üstün performansla milli takıma kadar yükseldi. Beşiktaş kulübünde hem oyuncu hem de teknik direktör olarak derin izler bırakarak camianın ender isimleri arasına girdi.
Bursaspor Yılları ve Avrupa Arenası
Işıkspor'daki ilk adımların ardından Uşakspor'a, oradan da Bursaspor'a transfer olan yetenekli file bekçisi, kariyerinde hızlı bir ivme yakaladı. Bursaspor formasıyla çıktığı ilk lig mücadelesinde Mersin İdman Yurdu karşısında eldiven giydi. Kaleyi başarıyla kapattığı bu müsabaka golsüz sonuçlandı. Ertesi sezon yeşil-beyazlı ekibin kazandığı Türkiye Kupası mücadelesinin ilk iki kademesinde kaleyi korumayı başardı. 1974-75 sezonu ise genç eldivenin kendini futbol kamuoyuna tam anlamıyla kanıtladığı özel bir dönem oldu. O sezon adeta devleşmeyi başardı. Tek bir kupa müsabakası hariç tüm resmi karşılaşmalarda Bursaspor'un birinci kalecisi olarak sahada yer aldı. Avrupa kupalarında Bursaspor formasıyla UEFA Kupa Galipleri Kupası çeyrek finalinde boy gösteren yetenekli kaleci, çıktığı altı maçın tam yarısında kalesini gole kapatarak takımın en önemli güvencelerinden biri haline geldi. Bursaspor forması giyerken 2 Kasım 1977'deki Eskişehirspor karşılaşmasında penaltıdan attığı şık gol, onun kariyerindeki ilk golüydü.
Siyah-Beyazlı Renklerle Başarıdan Başarıya
1975-1976 sezonunda Beşiktaş'a transfer olan başarılı file bekçisi, tam dokuz sezon boyunca siyah-beyazlıların kalesini korudu. Beşiktaş formasıyla çıktığı ilk lig maçında eski takımı Bursaspor'a karşı kalesinde devleşerek gol izni vermedi. Askerlik nedeniyle kaleyi Mete Bozkurt'a devretti. Vatani görevini tamamlayıp takıma dönen Kara; Türkiye Kupası, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı Kupası finallerinde görev aldı. İlk kupasını Başbakanlık Kupası ile kazandı. 1977-78 sezonu öncesi hazırlık kampında sakatlanınca, ekim ayına kadar sahalardan uzak kalmak mecburiyetinde kaldı. İki yıl boyunca kesintisiz kaleyi koruduktan sonra, Ekim 1979'da performans düşüşü nedeniyle formasını Mustafa Özbey'e kaptırdı. Şubat 1980'de kaleyi yeniden geri aldı. Yeni sezona yine yedek başlasa da birinci kaleciliği hızlıca geri almayı başardı. 9 Mayıs 1981 yılındaki Orduspor karşılaşmasında Beşiktaş forması altındaki ilk penaltı golünü kaydetti. Siyah-beyazlı ekibin şampiyonluğa ulaştığı 1981-82 sezonunda Adem İbrahimoğlu'nun arkasında yedek beklemek durumunda kalsa da dokuz lig maçında kalesini başarıyla koruyarak bu büyük zaferde önemli bir rol oynadı.
Eldivenleri Asarken Bırakılan Eşsiz Miras
Takip eden sezonda Aston Villa karşılaşmasında kaleyi koruyarak Şampiyon Kulüpler Kupası'nda boy gösterme şansı buldu. Bu verimli dönemde lig maçlarında penaltı vuruşlarından iki kez daha fileleri havalandırmayı başardı. Zafer Öger'in takıma katılmasıyla üçüncü kaleciliğe düşen deneyimli sporcu, son resmi maçına Orduspor karşısında çıktı. 34 yaşına ulaştığında eldivenleri asma kararı aldı. Büyük kaleci, 7 Ağustos 1984'teki Malatyaspor jübile maçıyla taraftarların alkışları eşliğinde yeşil sahalara veda etti. Golsüz eşitlikle tamamlanan bu jübile mücadelesinin on ikinci dakikasında kaleyi Adem İbrahimoğlu'na teslim etti. Böylece Türk futboluna hem kalede hem de yedek kulübesinde büyük emekler veren efsanenin aktif kariyeri son buldu.
Kariyerinin Önemli Kilometre Taşları
- Bursaspor ile Avrupa Başarısı: UEFA Kupa Galipleri Kupası'nda çeyrek finale yükselerek altı maçın üçünde kalesini gole kapattı.
- Beşiktaş Dönemi ve Kupalar: Dokuz sezon boyunca kalesini koruduğu siyah-beyazlı takımda lig şampiyonluğu ve Başbakanlık Kupası sevinci yaşadı.
- Milli Takım ve Sonrası: Türkiye milli takımına kadar yükselerek hem futbolculuğu hem de teknik direktörlüğüyle Beşiktaş camiasının ender isimlerinden biri oldu.
