Türk basketbolunun unutulmaz isimleri arasında yer alan eski milli sporcu Emre Bayav, pota altındaki üstün performansıyla dikkat çekmiş bir isimdir. Yıldız basketbolcu, 14 Temmuz 1987 tarihinde İstanbul'un tarihi semti Kurtuluş'ta dünyaya gözlerini açtı. Eski milli basketbolcu Engin Bayav'ın oğludur. Başarılı pivot, profesyonel kariyeri boyunca Türkiye'nin ve Avrupa'nın saygın kulüplerinde ter dökerek önemli başarılara imza attı. 2,12 metrelik boyuyla potalarda devleşti. Hem savunmada geçit vermeyen bir duvar hem de hücumda kritik anlarda sahneye çıkan bir şutör oldu.
Sırbistan'dan Türkiye'ye Uzanan Parlak Kariyer Yolculuğu
Spor kariyerine ilk adımı İstanbul Teknik Üniversitesi altyapısında atan Emre Bayav, kısa sürede yeteneğini ispatlayarak yurtdışına açıldı ve genç yaşta Sırbistan'ın güçlü ekiplerinden Kızıl Yıldız kadrosuna katılmayı başardı. Sırbistan'da tam üç sezon geçirdi. Kırmızı-beyazlı formayla Radivoj Korać Kupası'nı kazanma sevincini yaşayan sporcu, 19 yaşında Türkiye'ye geri döndü. Efes Pilsen ile büyük bir anlaşma sağladı. Kariyeri boyunca birçok farklı kulüpte kiralık ve kalıcı olarak görev alan deneyimli basketbolcu, sahaya çıktığı her karşılaşmada fark yaratmayı bildi. Formasını giydiği kulüpler oldukça fazladır:
- Pertevniyal
- Pınar Karşıyaka
- Darüşşafaka
- Aliağa Petkim
- Erdemir SK
- Gaziantep Basketbol
- Beşiktaş
Milli Formayla Gelen Başarılar ve Oyun Tarzı
Milli takımların her yaş kategorisinde başarıyla mücadele eden Emre Bayav, ay-yıldızlı formayı Yıldız, Genç, Ümit ve A Milli düzeyinde gururla taşıdı. Uluslararası turnuvalarda gösterdiği dirençli oyun ve liderlik özellikleri sayesinde Türkiye'ye çok sayıda madalya kazandırdı. Özellikle 2013 yılında Mersin'de düzenlenen Akdeniz Oyunları'nda A Milli Takım ile kazandığı altın madalya, en büyük başarısı oldu. Altyapı milli takımlarıyla Avrupa ikincilikleri elde etti. Böylece ülkenin basketbol geleceğine yön veren jenerasyonun en değerli parçalarından biri haline geldi.
Oyuncu profili açısından klasik pivotlardan oldukça farklı olan Bayav, pota altındaki blok tehdidi ile rakiplerin korkulu rüyası haline geldi. O, Türkiye liginin en iyi blokçularındandı. Bunun yanı sıra, kritik saniyelerde dış şut çizgisi gerisinden bulduğu üç sayılık isabetlerle de takımlarına hayat verdi. Bu sıra dışı şut yeteneği, onun sahadaki taktiksel değerini her zaman en üst seviyede tuttu.