Ali Ekrem Alican, Türkiye'nin çok partili siyasal hayata geçiş sürecinde ve iktisadi yapılanma yıllarında üstlendiği kritik görevlerle cumhuriyet tarihine damgasını vurmuş seçkin bir maliyeci, bürokrat ve siyasetçidir. 1916 yılında Adapazarı'nda dünyaya gelen Alican, aldığı eğitim ve edindiği birikimle Türk bürokrasisinde önemli görevler üstlenmiştir. Yaşamı boyunca dürüst ve ilkeli duruşuyla tanınan tecrübeli isim, 17 Haziran 2000 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir. Siyasetin yanı sıra finans dünyasında da iz bırakan Alican, memleketi Adapazarı'nda ebedi istirahatgahına tevdi edilmiştir. Cenazesi doğduğu topraklarda toprağa verilmiştir.
Eğitim Hayatı ve Maliyedeki İlk Adımları
Genç yaşta akademik başarısıyla öne çıkan Ekrem Alican, 1937 yılında Mülkiye Mektebi'nin maliye bölümünden mezun oldu. Diplomasını aldıktan hemen sonra Maliye Bakanlığı bünyesinde göreve başlayarak devlet hizmetine adım attı. Bakanlıktaki başarılı çalışmalarının ardından lisansüstü eğitim alması amacıyla devlet tarafından İngiltere'ye gönderildi. Londra Ekonomi Okulu bünyesinde yüksek lisans eğitimine büyük umutlarla başlayan Alican, İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi ve yarattığı küresel kriz sebebiyle bu çok yönlü akademik çalışmalarını yarıda bırakarak ülkesine dönmek zorunda kaldı. Türkiye'ye döndükten sonra maliye müfettişliği makamına kadar yükselerek devletteki hizmetine devam etti. Kamuda geçen başarılı yılların ardından 1947 yılında devlet memuriyetinden ayrılma kararı aldı. Hizmetine Adapazarı'nda ticaret yaparak devam etti. Bu kararla birlikte memleketi Adapazarı'na dönerek bir süre ticaretle meşgul oldu. Ticarete yönelmesi ona yerel düzeyde önemli deneyimler kazandırdı.
Demokrat Parti Dönemi ve Hürriyet Partisi'nin Kuruluşu
Alican'ın aktif siyasete atılması, Türkiye'de çok partili hayata geçişin sancılı ama heyecanlı yıllarına denk gelir. 1950 genel seçimlerinde Demokrat Parti saflarından Kocaeli milletvekili adayı oldu ve parlamentoya girmeye hak kazandı. Dört yıl sonra, 1954 genel seçimlerinde de aynı başarıyı tekrarlayarak yeniden Kocaeli milletvekili seçildi. Ancak iktidar partisinin politikaları zamanla parti içinde bazı anlaşmazlıkların ortaya çıkmasına zemin hazırladı. 1955 yılında Demokrat Parti içerisinde baş gösteren ünlü "ispat hakkı" mücadelesine destek verdi. Parti içi fikir özgürlüğü ve hukuki güvence arayışının bir simgesi haline gelen bu tartışmalar neticesinde, Demokrat Parti yönetiminden kopan ve tarihe dokuzlar olayı olarak geçen grupta yer alarak milletvekilliğinden ayrıldı. Demokrat Parti ile yollarını ayıran bu isimler, kısa süre içinde Hürriyet Partisi'nin kurucu kadrosunu oluşturdu. Alican da bu yeni siyasi oluşumun kurucuları arasında yer aldı. 1957 yılında yapılan erken genel seçimlerde Hürriyet Partisi'nden milletvekili adayı gösterilmesine rağmen bu kez meclise giremedi. Ertesi yıl, Hürriyet Partisi'nin Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılma yönünde aldığı karara kararlılıkla karşı çıktı. Bu birleşme kararını desteklemeyerek muhalif bir duruş sergiledi.
27 Mayıs Sonrası Bakanlık ve Yeni Türkiye Partisi
Türkiye'nin yakın tarihini derinden etkileyen 27 Mayıs Darbesi, Alican'ın kariyerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Mali alandaki tecrübesi nedeniyle darbe sonrasında kurulan Birinci Gürsel Hükümeti'nde Maliye Bakanı olarak görevlendirildi. Aynı süreçte 6 Ocak 1961 ile 15 Ekim 1961 tarihleri arasında Kurucu Meclis Bakanlar Kurulu Üyeliği yaptı. Bakanlar kurulundaki görevi ekim ayına kadar sürdü. Askeri müdahalenin ardından demokratik siyasal faaliyetlerin yeniden serbest bırakılmasıyla birlikte, geçmişte omuz omuza çalıştığı eski Hürriyet Partili ve Demokrat Partili yol arkadaşlarıyla yeniden bir araya gelerek yeni bir oluşumun temellerini attı. Bu birliktelikten Yeni Türkiye Partisi doğdu ve kendisi de bu partinin kurucu genel başkanı seçildi. 1961 seçimlerinde Sakarya milletvekili olarak meclise dönen deneyimli siyasetçi, partisini iktidar ortağı yapmayı başardı. İsmet İnönü liderliğinde kurulan ikinci koalisyon hükümetinde Yeni Türkiye Partisi adına Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı oldu. Hükümetteki bu kritik görevlerini, partisinin 1963 yerel seçimlerindeki başarısızlığı üzerine koalisyondan çekilme kararı alan Alican, 27 Kasım 1963 tarihinde bu makamlardan istifa etti. Böylece koalisyon ortaklığından çekilmiş oldu.
Siyasi yaşamı boyunca birçok farklı grupta ve mevkide yer alan Alican, özellikle şu kritik rollerle hafızalarda yer edinmiştir:
- Demokrat Parti Kocaeli Milletvekili (1950 ve 1954 genel seçimleri)
- Hürriyet Partisi Kurucu Üyeliği (1955 yılındaki ayrılığın ardından)
- Yeni Türkiye Partisi Kurucu Genel Başkanlığı (1961 yılı itibarıyla)
- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı (İsmet İnönü koalisyon hükümeti bünyesinde)
Siyasetten Çekilme ve Finans Dünyasındaki İzleri
İstifasının ardından da siyasi mücadelesine devam eden Alican, 1965 yılında yeniden Sakarya milletvekili seçilerek parlamentodaki yerini korudu. Fakat liderliğini yaptığı Yeni Türkiye Partisi, zaman geçtikçe siyaset sahnesindeki gücünü ve seçmen desteğini kaybetmeye başladı. Partisinin giderek erimesi karşısında duyarsız kalmayan Alican, 1966 yılında genel başkanlık görevinden ayrıldı. YTP'nin küçülmesi üzerine genel başkanlığı bıraktı. Üç yıl sonra, 1969 yılında ise aktif siyaset dünyasından tamamen çekilme kararı alarak yeni bir yola girdi. Böylece aktif siyaset yaşamı son buldu. Devlet kademelerinde ve aktif siyasette edindiği engin mali tecrübeyi özel sektöre aktarmaya karar vererek, Türkiye'nin en köklü finans kuruluşlarından biri olan Yapı Kredi Bankası'nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini uzun yıllar başarıyla yürüttü. Bankacılık sektöründeki bu üst düzey yöneticilik göreviyle iktisadi hayata katkı sağlamaya devam etti. Uzun ve verimli bir ömrün ardından 17 Haziran 2000 tarihinde İstanbul'da yaşamını yitirdi. Vefatından sonra cenazesi, memleketi Adapazarı topraklarında dualarla toprağa verilerek son yolculuğuna uğurlandı.
