Amerikalı ünlü medyum Edgar Cayce, 18 Mart 1877 tarihinde Kentucky sınırlarında yer alan sakin bir çiftlik evinde, sıra dışı psişik hassasiyetiyle çevresini şaşırtacak gizemli bir serüvenin kapısını aralamak üzere dünyaya geldi.
Küçük yaşlardan itibaren gösterdiği bu özellikler, ilerleyen yıllarda modern çağın en popüler kahinlerinden biri haline dönüşeceğinin ipuçlarını veriyordu. "Uyuyan Kahin" lakabıyla tanınan Edgar Cayce, trans durumundayken yaptığı astroloji, geçmiş yaşamlar ve kayıp kıta Atlantis analizleriyle adını dünyaya duyurdu. Trans esnasında sergilediği bu olağanüstü tıp ve şifacılık seansları, onun modern spiritüalizmin en önemli figürlerinden biri olmasını sağladı.
Çocukluk Yılları ve Kaybolan Gizemli Yetenek
Okul hayatına adım atmasıyla birlikte Cayce'in tuhaf yetenekleri daha net biçimde gözlenmeye başlandı. Altı yaşındayken vefat etmiş akrabalarıyla iletişim kurabildiğini ailesine anlatıyordu. Onların hayallerini net bir şekilde görebiliyordu. Bunun yanı sıra okul hayatına adım atmasıyla birlikte kitapların üzerine kafasını koyarak uyuyan Cayce, uyandığı an o kitaptaki tüm satırları kelimesi kelimesine ezbere okuyabilme yeteneğiyle herkesi hayrete düşürüyordu. Ancak bu tuhaf yetenek yıllar geçtikçe yavaş yavaş kayboldu. Zaten ailenin ekonomik sıkıntıları da baş göstermişti. Bu sebeple genç Edgar, henüz on üç yaşındayken okulunu yarıda bırakıp erken yaşta iş hayatına atılmak zorunda kaldı.
Büyük Dönüm Noktası: Ses Kaybından Trans Şifacılığına
Yirmi bir yaşına geldiğinde bir kağıt fabrikasının satış temsilciliğini üstlenen Cayce, beklenmedik bir sağlık problemiyle karşılaştı. Gırtlak kanserine yakalanan genç adam kısa sürede sesini tamamen kaybetti. Dönemin tıp uzmanları bu ağır rahatsızlığa hiçbir şekilde çare bulamadılar. Son çare olarak hipnoz yöntemi denendi. İşte bu karar, onun yaşam çizgisini tamamen değiştirecek olan o büyük kapıyı araladı. Transa geçen Cayce, kendi hastalığının iyileşmesi adına uygulanması gereken tedavi metodunu ve bitkisel ilaçları tek tek tarif etti. Uygulanan bu şaşırtıcı reçete sayesinde sesi mucizevi bir şekilde geri geldi. Yaşadığı bu inanılmaz deneyim sonrasında yeteneğini diğer insanların dertlerine derman olmak için kullanmaya karar verdi. Hopkinsville ve Bowling Green yöresindeki hekimler, teşhis konulamayan zor vakalarda onun bu sıradışı trans gücünden faydalandılar. Cayce, hastaların tedavilerini ve bu tedavide kullanılacak nadir ilaçların nerede bulunacağını yüksek bir isabet oranıyla söylüyordu. Ülkenin dört bir yanından binlerce insan dertlerine derman bulabilmek amacıyla bu gizemli şifacıya doğru adeta akın etmeye başladı.
Geçmiş Yaşamlar ve Atlantis Kehanetleri
İlginç bir şekilde, Cayce seans sırasında söylediği hiçbir şeyi uyandıktan sonra kesinlikle hatırlamıyordu. Danışanların yaşadığı pek çok problemin kökeninde geçmiş yaşam deneyimlerinin yattığını iddia ediyordu. Reenkarnasyon açıklamalarının ötesinde, en çok ilgi çeken anlatımları ise kayıp kıta Atlantis üzerineydi. Ünlü düşünür Platon'un da eserlerinde bahsettiği bu kadim uygarlık, Cayce'in kehanetlerinin merkezinde yer alıyordu. Ona göre Atlantisliler, milattan önce 10.500 civarında yaşanan büyük felaketin ardından Mısır topraklarına göç etmişlerdi. Bu gelişmiş medeniyetin kırk bin yıllık tarihi birikimini de beraberlerinde Mısır'a taşımışlardı. Böylece Mısır, aslında Atlantis uygarlığının ileri karakolu ve önemli bir kolonisi haline gelmişti. Cayce, bu kadim bilgilerin Sfenks yakınlarında, henüz keşedilmemiş yer altı piramidindeki "Kayıtlar Salonu" isimli gizli bir bölmede saklandığını belirtti. Ayrıca Mısır Piramitleri'nin sanıldığı gibi milattan önce 3500'lerde değil, milattan önce 10.500 yılında bizzat Atlantisliler tarafından inşa edildiğini savunuyordu.
Arşivlenen Bilgiler ve Yaşamının Sonu
Medyumun seanslarında kayda geçen binlerce kehanet ve bilgi titizlikle muhafaza edildi. Cayce, 1929 senesinde Virginia Beach merkezli Araştırma ve Aydınlanma Cemiyeti (A.R.E.) isimli kuruluşu hayata geçirerek tüm bu çalışmaları arşivledi. Sekiz binden fazla insana uyguladığı psişik okuma, uzun yıllar boyunca sekreterliğini yürüten Gladys Turner tarafınden kelimesi kelimesine kayıt altına alındı. 1980'li yılların ortalarında ise oğlu Edgar Evans Cayce, babasının Atlantis vizyonlarını derleyen kapsamlı bir çalışma hazırladı. Bu önemli araştırma, 1988 yılında "Atlantis'in Gizemleri" ismiyle kitaplaştırılarak okurlarla buluştu. Özel yaşamında inanışlı bir Presbiteryan Kilisesi üyesi olan Cayce, ömrünün son döneminde çok yoğun çalışıyordu. Günde sekiz seansa kadar ulaşan ve yaşlı bedenini günden güne güçsüz bırakan yoğun psişik okumaların ardından 2 Ocak 1945 günü tamamen takatten düşen ünlü kahin, 3 Ocak 1945 tarihinde 68 yaşında yaşama veda etti.
