İstiklâl Marşı'nın orkestrasyonunu üstlenen Edgar Manas, 12 Nisan 1875 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Aslen Kayserili olan köklü Manas ailesinin bir ferdi olarak İstanbul'da dünyaya gelen Ermeni asıllı besteci ve maestro, ömrünü çok sesli batı müziğine ve koro şefliğine adamıştır. Sanatçının babası Aleksi Bey'in vefatıyla genç yaşta hayatı değişmiş, bu kaybın ardından İtalya yollarına düşerek müzik eğitimine burada yön vermiştir. 9 Mart 1964 günü İstanbul'da hayata veda eden Manas, geride çok sesli halk türkülerinden senfonilere kadar uzanan geniş ve nitelikli bir külliyat bırakmıştır.
İtalya'da Eğitim Yılları ve İstanbul'a Dönüşü
Babasının vefatı sonrasında on üç yaşında İtalya'ya giden genç yetenek, Venedik'te bulunan Murad Rafaelyan Koleji'nde beş yıl boyunca yatılı eğitim gördü. Venedik'te beş yıl süren bu eğitim sürecinin ardından yüksek müzik eğitimi için Padova kentine geçti. Burada Padova Konservatuvarı'na kaydolarak yüksek müzik eğitimine başladı. Bu kurumda kontrpuan ve füg teknikleri üzerine yoğunlaşarak dersler aldı. Padova Konservatuvarı'ndan bu alanlarda mezun olan Edgar Manas, 1905 yılında yeniden İstanbul'a dönüş yaptı.
Koro Şefliği ve Akademisyenlik Dönemi
İstanbul'a dönüşünün hemen ardından müzik çevrelerinde adını duyurmaya başlayan besteci, ilk olarak Gallia Korosu'nun şeflik görevini üstlendi. Sanatçı, pedagojik yönüyle de öne çıkarak 1912 yılından itibaren İstanbul Konservatuvarı çatısı altında hocalık yapmaya başladı. Konservatuvarda yirmi yılı aşkın süre görev alan sanatçı, bu süre zarfında hem kurum orkestrasını hem de kadınlar korosunu idare etti. Hocalığı sırasında Türk müziğinin bazı meşhur bestecilerine Batı müziği dersleri vererek onların teknik gelişimlerine katkıda bulundu.
Konservatuvardan ayrıldıktan sonra, 1937 yılında Patrikhane'nin Meryemana Kilisesi Koğtan Korosu şefliğine getirildi. Patrikhane bünyesindeki Meryemana Kilisesi Koğtan Korosu'nu yirmi yıl boyunca yönetirken aynı zamanda Ermeni okullarında solfej dersleri de verdi. Sanat hayatındaki bu yarım asrı aşkın soluksuz yürüyüş, musiki kariyerinin altmışıncı yılı vesilesiyle 1954 senesinde Beyoğlu'ndaki tarihi Atlas Sineması'nda düzenlenen son derece büyük ve görkemli bir jübile töreniyle taçlandırıldı. Bu özel törende sanatçının müzikal birikimi ve katkıları onurlandırıldı.
Önemli Eserleri ve Müzikal Mirası
Sanatçının müzikal üretkenliği son derece geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Bestecilik serüvenine Menune Valsi adını verdiği ilk yapıtıyla adım atan sanatçı, kariyeri boyunca farklı formlarda eserler üretti. Eserleri arasında bir senfoni ile bir oratoryonun yanı sıra oda müziği tarzında Quartette yer alır. Ayrıca orkestra için Andante Symphonique, Symphonique Allegro, Suite ve Rapsodie de l'Orient gibi yapıtlar besteledi. Dini müzik alanında Kuddas-ı Şerif Ayini ve Tantum Ergo gibi önemli kompozisyonlar kaleme alan besteci, İstanbul'un kendine has atmosferinden esinlenerek ortaya koyduğu Prens Adaları isimli eserini de müzik literatürüne kazandırdı. Ayrıca bazı halk müziği eserlerini de çok seslendirerek geleneksel ezgileri evrensel formlarla buluşturdu.
Sanatçı Türkçe şarkılar da besteledi. Sanatçının Türkçe olarak bestelediği ve Türk musikisi repertuvarında yer alan bazı şarkıları şunlardır:
- Ahmet
- Kara Tavuk
- Aşkın
- Yalı Havası
- Dama Çıkma
Eserler onun çok yönlülüğünü kanıtlar. Değerli müzisyen 9 Mart 1964 tarihinde İstanbul'da vefat etti ve Pangaltı'daki Ermeni Katolik Mezarlığı'na defnedildi. Sanatçı geride büyük bir müzikal miras bıraktı. İstiklâl Marşı'nın orkestrasyonu başta olmak üzere Türk müzik tarihine yaptığı katkılarla her zaman saygıyla anılmaktadır.