İçeriğe Atla
Daniel Day Lewis fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Daniel Day Lewis Kimdir?

İngiliz asıllı Oscar ödüllü aktör Daniel Day-Lewis, 1957 Londra doğumludur. Üç kez En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ı kazanarak sinema tarihine adını yazdırmıştır.

Diğer adlar: Daniel Michael Blake Day-Lewis, İngiltere'nin Robert De Niro'su

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Daniel Day Lewis Hakkında

Sinema dünyasının en saygın aktörleri arasında kabul edilen Daniel Day-Lewis, 29 Nisan 1957 tarihinde sanatçı bir ailenin çocuğu olarak Londra'da dünyaya geldi. Eşsiz oyunculuk metotlarıyla tanınan yetenekli isim, kazandığı üç Oscar ödülüyle sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırmıştır.

Sanatçı Bir Aileden Sahne Işıklarına

Babası Cecil Day-Lewis, İngiliz hükümeti tarafından resmi törenler için şiirler yazmak üzere görevlendirilen tanınmış bir şairdi. Annesi Jill Balcon ise oyunculuk mesleğini icra ediyordu. Bununla birlikte Daniel'ın dedesi Sir Michael Balcon da meşhur yapım şirketi Ealing Studios'u yöneten, İngiliz sinemasının mihenk taşlarından biriydi. Ablası Tamasin Day-Lewis ise kariyerini belgesel yapımcılığı alanında şekillendirmişti. Daniel henüz iki yaşındayken aile Londra'dan Greenwich'teki Croom's Hill bölgesine taşındı. Çocukluk yıllarını burada geçiren Daniel, babasını kaybettiğinde henüz on beş yaşındaydı. Sağlık sorunları nedeniyle kendisiyle yeterince ilgilenemeyen babasıyla daha yakın bir bağ kuramadığı için sonraki yıllarda hep pişmanlık duyacaktı. Greenwich sokaklarında büyürken sert bir karakter sergileyen genç Daniel, yerel halkın şivesini ve tavırlarını taklit ederek çevreye uyum sağladı. Hırçın tavırları ve market hırsızlıkları yüzünden ailesi onu zapt etmekte zorlanınca, 1968 yılında Kent'teki Sevenoaks yatılı okuluna gönderildi. Bu okuldan hiç hoşlanmayan Daniel, orada hayat boyu sürecek iki büyük tutkusu olan ahşap işçiliği ve oyunculukla tanıştı. Okul tiyatrosunda küçük bir rolle sahne alan Daniel'ın ilk gerçek sinema deneyimi, 1971 yapımı Sunday Bloody Sunday filmiyle gerçekleşti. Henüz on dört yaşındayken kamera karşısına geçen genç aktör, bu deneyimi 'cennette olmak' gibi tanımlamıştı. Daha sonra Petersfield'daki Bedales okuluna devam etti ve 1975'te oradan mezun oldu.

Mezuniyetinin ardından National Youth Theatre bünyesinde sahne almaya başlayan genç sanatçı, tiyatro sahnesindeki başarısına rağmen sahne arkasındaki havayı huzursuz edici bulduğu için meslek değiştirmeyi düşünerek doğramacılık yapmak üzere çıraklık başvurusunda bulundu. Başvurusu reddedilince Bristol Old Vic tiyatro okuluna kaydolan Day-Lewis, burada üç yıllık bir eğitim aldı. Eğitimi sırasında okul tiyatrosundaki oyunlarda rol üstlenen oyuncu, o dönemde Pete Postlethwaite'ın yedeği olarak görev yapıyordu.

Uluslararası Başarılar ve Oscar Zirvesi

Uzun bir aradan sonra, 1982'de Gandhi filmiyle sinemaya dönen oyuncunun kariyerindeki ilk önemli çıkışı The Bounty filmiyle oldu. Ardından gelen My Beautiful Laundrette ve A Room with a View filmlerindeki performansıyla New York sinema yazarlarının büyük beğenisini topladı. 1987 yılında, Milan Kundera'nın meşhur eserinden uyarlanan The Unbearable Lightness of Being filminde başrolü üstlendi. Bu süreç onu dünya çapında tanınan bir aktör haline getirdi. Jim Sheridan'ın yönettiği 1989 yapımı My Left Foot filmindeki felçli yazar rolüyle ilk 'En İyi Erkek Oyuncu' Oscar ödülünü kucakladı.

Doksanlı yılların başında İrlanda'ya yerleşerek bu ülkenin vatandaşlığına geçen aktör, The Last of the Mohicans, The Age of Innocence ve ona yeniden Oscar adaylığı getiren In the Name of the Father filmlerindeki oyunculuğuyla adını sinema tarihine altın harflerle yazdırdı. Sanatçı, oyunculuk tarzıyla sđk sđk Robert De Niro'ya benzetilse de bir röportajında De Niro'yu kendi kahramanı olarak gördüğünü ifade etmiştir.

Özel Yaşamı ve İtalya'daki Yıllar

Day-Lewis, 1989 ile 1995 yılları arasında ünlü Fransız aktris Isabelle Adjani ile çalkantılı bir birliktelik yaşadı. Bu ilişkiden dünyaya gelen oğlu Gabriel-Kane doğmadan kısa süre önce Adjani'ye faks çekerek ayrılmak istediğini bildirmişti. 1996 senesinde The Crucible filminin çekimleri sđrasında tanıştığı oyun yazarı Arthur Miller'ın kızı Rebecca Miller ile evlendi. Çiftin bu evlilikten Ronan ve Cashel adında iki oğlu oldu.

1997'de The Boxer filminin ardından oyunculuğu bırakıp İtalya'nın Floransa şehrine yerleşen aktör, burada kunduracılık ve ahşap işleriyle uğraştı. Martin Scorsese, 2002 yılında Gangs of New York filmindeki efsanevi 'Kasap Bill' rolü için onu yeniden ikna etmeyi başardı. Performansıyla izleyicileri büyüleyen aktör, 2007 yılında There Will Be Blood filmindeki Daniel Plainview karakteriyle kariyerinin ikinci Oscar ödülünü elde etti. Usta aktör, 2013'te Steven Spielberg imzalı Lincoln filmindeki Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Abraham Lincoln rolüyle üçüncü defa En İyi Erkek Oyuncu Oscar ödülünü müzesine götürerek kırılması zor bir rekora imza attı. Tarihe geçen bu başarı hafızalara kazındı.

Kariyeri Boyunca Rol Aldığı Başlıca Yapımlar

  • 1971 - Sunday Bloody Sunday
  • 1982 - Gandhi
  • 1984 - The Bounty
  • 1985 - My Beautiful Laundrette
  • 1985 - A Room with a View
  • 1988 - The Unbearable Lightness of Being
  • 1989 - My Left Foot
  • 1992 - The Last of the Mohicans
  • 1993 - The Age of Innocence
  • 1993 - In the Name of the Father
  • 1996 - The Crucible
  • 1997 - The Boxer
  • 2002 - Gangs of New York
  • 2007 - There Will Be Blood
  • 2009 - Nine
  • 2013 - Lincoln