İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Cevat Dereli Kimdir?

Cevat Dereli, 1900'de Rize'de doğmuş Türk ressamdır. Paris Julian Akademisi eğitimiyle geleneksel minyatür çizgilerini modern peyzajlarla birleştirmiştir.

Diğer adlar: Cevat Hamit Dereli

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Cevat Dereli Hakkında

Türk resim sanatının modernleşme sürecinde derin izler bırakan ressam Cevat Hamit Dereli, 1900 yılında Rize'de dünyaya geldi ve 23 Temmuz 1989 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetti. Çocukluk yıllarında adım attığı bu sanatsal serüveni, Türk resmine kazandırdığı özgün köy tasvirleri ve Anadolu manzaralarıyla taçlandırdı. İlk ve orta öğrenimini 1907-1914 yılları arasında İstanbul'da tamamlayan Dereli, sanatla ilk ciddi temasını da bu dönemde kurdu. Resim öğretmeni Nazmi Ziya Güran'ın yeteneğini fark edip kendisini yönlendirmesi, geleceğin büyük ustasının yolunu çizdi. Böylece genç Cevat, 1915 yılında İstanbul'daki Sanâyi-i Nefîse Mektebi'ne adım atarak profesyonel sanat eğitimine başladı.

Sanat Eğitiminde İlk Adımlar ve Paris Yılları

Akademideki ilk dönemlerinde Hikmet Onat atölyesinde çalışmalar yürüten Cevat Dereli, bir yıl sonra ünlü ressam İbrahim Çallı'nın atölyesine geçiş yaptı. Burada yeteneğini geliştiren genç sanatçı, öğrencilik yıllarında dahi boş durmayarak Osmanlı Ressamlar Cemiyeti sergilerine katıldı. Dönemin genç ve dinamik ruhunu yansıtan arkadaşlarıyla omuz omuza vererek 1922-1923 yıllarında Yeni Ressamlar Cemiyeti'nin kuruluşunda aktif rol oynadı. Okulundan 1924 yılında başarıyla diploma alan Dereli, aynı yıl düzenlenen devlet yarışmasında büyük bir başarı gösterdi. Kazandığı devlet bursuyla sanatın kalbi olan Paris'e gönderildi.

Fransa'daki eğitimi sırasında, 1924 ile 1928 yılları arasında ünlü Julian Akademisi'nde ve Paul-Albert Laurens atölyesinde yoğun çalışmalar yaptı. Paris'in canlı sanat ortamından beslenen ve tekniğini olgunlaştıran sanatçı, 1928 yılında Türkiye'ye dönüş yaptı. Yurda döner dönmez sanat dünyasındaki yerini sağlamlaştırmaya başladı. 1929 yılında, kendisini yönlendiren Nazmi Ziya Güran'ın Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki atölyesinde muallim muavini, yani öğretmen yardımcısı olarak göreve başladı. Aynı yıl, Paris'te birlikte eğitim gördüğü Türk ressam arkadaşlarıyla kurduğü Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Cemiyeti bünyesinde Ankara'da açılan sergiye eserleriyle katkı sağladı. Bu önemli sergiler zamanla İstanbul ve diğer Anadolu şehirlerinde de sanatseverlerle buluştu.

Akademide Reformlar ve Anadolu Keşifleri

Cevat Dereli'nin hayatındaki tek dönüm noktası akademik kadrolar değildi. 1932 yılında akademideki görevinden ayrılarak İstanbul Tıp Fakültesi'nde desinatörlük yapmaya başladı ve burada hassas anatomik planlar çizdi. Sanatçının akademiye dönüşü ise 1936-1937 yıllarındaki yenilenme hareketleriyle gerçekleşti. Léopold Lévy'nin 1936'da Türkiye'ye davet edilip Ocak 1937'de Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü Başkanlığı'na getirilmesiyle okulda büyük bir reform başladı. Bu süreçte tekrar göreve çağrılan Dereli, İbrahim Çallı atölyesinde resim öğretmenliği görevini üstlendi. İbrahim Çallı'nın 1947 yılında emekliliğe ayrılmasıyla da atölyenin yönetimini tek başına devraldı.

Cumhuriyet döneminin en önemli kültür hamlelerinden biri olan CHP yurt gezileri, Dereli'nin sanatında yeni bir sayfa açtı. 1937 yılında ressamların Anadolu'yu tuvale aktarmak üzere iki grup halinde gönderildiği bu geziler kapsamında sanatçı, Sinop iline tayin edildi. Sinop'ta yaptığı doğa ve liman peyzajları ona büyük başarılar getirdi. İzmit Halkevi'nde düzenlenen Müstakil Ressam ve Heykeltıraşlar Sergisi'nde bu Sinop peyzajıyla birincilik kazandı. Başarıları bununla sınırlı kalmadı; Birinci Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nde de yine aynı Sinop peyzajıyla birincilik kürsüsüne çıktı. 1933 yılında kurulan ünlü D Grubu'na sonradan katılarak grubun karma sergilerinde aktif olarak yer aldı ve İkinci Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nin birincilik ödülünün sahibi oldu.

Uluslararası Arenada Bir Türk Ressamı ve Sanat Anlayışı

Cevat Dereli, sadece yurt içinde değil, uluslararası sanat arenalarında da ülkesini başarıyla temsil etti. Katıldığı sergiler ve etkinlikler Türk resminin dünyada tanınmasına vesile oldu:

  • 1956 yılında düzenlenen Venedik Bienali ile Paris, Amsterdam ve Moskova sergilerine katıldı.
  • 1958'de Brüksel'de açılan "50 Yıllık Modern Sanat Sergisi"ne Türkiye'den Zeki Faik İzer ile birlikte seçildi.
  • Belçika'da organize edilen uluslararası "Sanat ve Çalışma" sergisinde ünlü "Balıkçı" adlı kompozisyonuyla yer aldı.

Sanatçının 46 adet portre ve desenden oluşan ilk kişisel sergisi 1970 yılında Güzel Sanatlar Akademisi salonlarında açıldı ve bu eserler daha sonra İstanbul Resim ve Heykel Müzesi arşivine kaldırıldı. 1976 yılından itibaren İstanbul'da pek çok kişisel sergiye imza atan Dereli, 1977'de verilen ilk ve tek Sedat Simavi Plastik Sanatlar Ödülünü heykeltıraş Zühtü Müridoğlu ile paylaştı. 1981 yılında ise Atatürk'ün 100. doğum yılı münasebetiyle düzenlenen sergide Atatürk Devlet Armağanı'na layık görüldü.

İlk dönem eserlerinde empresyonizm etkileri görülen sanatçı, zamanla peyzaj resmine yöneldi. 1928'de yaptığı "Boğaziçi" ve "Beylerbeyi Sırtlarından" tablolarıyla bu tarzı benimseyerek yaşamının sonuna dek en çok peyzaj üretti. Eserlerinde Ürgüp, Kayseri, Sinop, Bursa, Gümüşhane gibi Anadolu şehirlerinin yanı sıra İstanbul'un Dolmabahçe ve Beylerbeyi Sarayları gibi tarihi binalarını figüratif anlayışta resmetti. Sonraki dönemlerinde ise Türk minyatürlerinden esinlenerek, Turgut Zaim ve Nurullah Berk gibi isimlerin de izinden gidip geleneksel Türk resim çizgilerini modern bir üslup içinde sentezlemeye gayret etti.

Sıkça Sorulan Sorular

Cevat Dereli kimdir?

Cevat Dereli, 1900'de Rize'de doğmuş Türk ressamdır. Paris Julian Akademisi eğitimiyle geleneksel minyatür çizgilerini modern peyzajlarla birleştirmiştir.

Cevat Dereli nerede doğdu?

Cevat Dereli Rize doğumludur.

Cevat Dereli ne zaman vefat etti?

Cevat Dereli 23 Temmuz 1989 tarihinde hayatını kaybetti.

Cevat Dereli hangi alanda tanınır?

Cevat Dereli, ressam olarak tanınır.