Türk tiyatro tarihinin en üretken simalarından biri olan ve yaşamı boyunca sahne sanatlarına son derece değerli katkılar sunan Çetin İpekkaya, ömrünü tiyatroya adayarak geride silinmez izler bıraktı. 15 Nisan 1937 tarihinde Diyarbakır topraklarında dünyaya gözlerini açan usta sanatçı, 23 Nisan 2016'da uzun yıllar ikamet ettiği Berlin şehrinde yaşama veda etti. Galatasaray Lisesi sıralarında başlayan oyunculuk sevdası, onu zamanla uluslararası sahnelerin ve konservatuvarların aranan isimlerinden biri haline getirdi. Bu serüven adeta bir tutkuydu. Yönettiği yüz on sekiz tiyatro eseri ve hayat verdiği onlarca karakterle Türkiye ile Almanya arasında köprüler kurdu.
Fransa'dan Kadıköy Sahnelerine Ulaşan Eğitim Yolculuğu
Lise yıllarında tiyatronun büyülü dünyasına adım atan İpekkaya, 1957 senesinde Genç Oyuncular topluluğunun kuruluş kadrosunda yer alarak profesyonel adımlarını hızlandırdı. İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünde yükseköğrenim gördüğü esnada, Türk tiyatrosunun duayeni Muhsin Ertuğrul'un desteğiyle büyük bir fırsat yakaladı. Kazandığı burs sayesinde yönünü Paris'e çevirerek Théâtre National Populaire bünyesinde, ünlü yönetmen Jean Villard idaresinde sahne rejisi eğitimi aldı. Yurda döndüğünde ise tiyatro sahnelerini adeta fethetti. 1960 ile 1963 yılları arasında Arena Tiyatrosu bünyesinde ve Kent Oyuncuları topluluğunun ilk kuruluş ekibinde hem oyuncu hem de yönetmen olarak emek verdi. Küçük Sahne tecrübesinin ardından, 1963 yılında bağımsız tiyatrosu olan Özel Kadıköy Tiyatrosu'nu faaliyete geçirdi. Bu girişim büyük ses getirdi.
Şehir Tiyatroları Akademisyenlik ve Berlin Sürgünü
Sanatçı, 1964 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesine yönetmen ve oyuncu sıfatıyla katıldı. Kariyerinin bu parlak döneminde ayrıca Devekuşu Kabare çatısı altında geleceğin oyuncularına dersler verdi. Bilgi birikimini uluslararası alana da taşıyarak adından söz ettiren İpekkaya, 1967 ile 1968 yıllarında Viyana Müzik ve Sahne Sanatları Akademisi bünyesindeki Max Reinhardt Semineri'nde konuk öğretmen olarak dersler verdi. Hemen ardından, 1968 yılından itibaren İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı bünyesinde sahne tatbikatı dersleri vererek yeni nesiller yetiştirmeye başladı. Bu eğitim vazifesini aralıksız olarak 1983 yılına dek sürdürdü.
12 Eylül Darbesi'nin getirdiği sıkıyönetim rejimi, usta yönetmenin Türkiye'deki görevlerine haksızca son verdi. Ancak İpekkaya, pes etmek yerine Alman Akademik Değişim Servisi'nden aldığı daveti kabul ederek Berlin yollarına düştü. Berlin'de 1984 yılında Tiyatrom adını verdiği köklü tiyatro topluluğunu kurdu ve dört yıl boyunca bu oluşumun sanat yönetmenliğini yürüttü. 1988'den itibaren ise Berlin Güzel Sanatları Üniversitesi çatısı altında blok seminerler vererek derslerini sürdürdü. 12 Eylül sonrasında haksızlığa uğrayan usta yönetmen, Türkiye sınırlarında başlattığı ve yıllarca inatla sürdürdüğü hukuk mücadelelerini 1991 senesinde nihayet kazanarak İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesindeki asli görevine onurla geri döndü.
Rakamlarla Bir Ömrün Sanat Mirası
Dolu dolu geçen kırk yıllık sanat ömründe geride devasa bir arşiv bırakan Çetin İpekkaya, çok yönlü üretimleriyle tiyatro sahnesinin her alanında varlık gösterdi. Kendisi tam bir sanat emekçisiydi. Usta sanatçının kırk yıla sığdırdığı ve tarihe not düştüğü görkemli başarı karnesi şekildedir:
- Yönetmenliğini üstlendiği tam 118 tiyatro oyunu
- Sahne tozu yuttuğu ve oyuncu olarak canlandırdığı 42 farklı rol
- Kaleme aldığı 3 özgün tiyatro eseri
- Kamera karşısına geçerek rol aldığı 4 sinema filmi ve televizyon dizisi
- Sanatsal vizyonunu yansıttığı çok sayıda oyunun sahne tasarımı ve dekor çalışması
Aile hayatına da büyük kıymet veren İpekkaya, evli olup arkasında üç çocuk ve iki torun bıraktı. Kırk yıllık sanat maratonunu başarıyla nihayete erdiren usta sanatçı, adını Türk tiyatro tarihine altın harflerle yazdırdı.
