1947 yılında Kınalıada'da dünyaya gelen ve asıl adı Majak Toşikyan olan Cenk Taşkan, Türk pop müziğinin altın çağında ve sahne sanatlarında devrim yaratan, Ermeni asıllı Türkiye vatandaşı çok yönlü bir besteci ve müzisyendir. 1965 yılında adım attığı profesyonel müzik serüveninde, ülkenin en ünlü yorumcuları için hazırladığı ölümsüz melodilerle müzik tarihimizin seyrini değiştirmiştir.
Erol Büyükburç Orkestrası'ndan Efsanevi Nükhet Duru İş Birliğine
Profesyonel sanat hayatına 1965 senesinde gitar çalarak adım atan genç müzisyen, kısa sürede yeteneğini kanıtlamıştır. Müzik onun için büyük bir tutkuydu. 1966 yılında vatan görevini yerine getirene kadar dönemin en prestijli topluluklarından Erol Büyükburç Orkestrası bünyesinde gitaristlik yapmıştır. Askerlik yılları bestecilik yönünü ortaya çıkardı. Nitekim askerdeyken ilk eserlerini yazmaya başladı. Asker dönüşü, Türk popüler müzik tarihinde çığır açacak adımlardan birini atmıştır. Ünlü söz yazarı Mehmet Teoman ve güçlü ses Nükhet Duru ile bir araya gelerek Türkiye'nin ilk kurumsal müzikal ekip çalışmasına imza atmışlardır. Bu yaratıcı ortaklığın meyvesi olan Bir Nefes Gibi isimli efsanevi albüm, ilerleyen yıllarda müzik otoriteleri tarafından son otuz yılın en başarılı yapıtı olarak seçilerek taçlandırılmıştır. Ayrıca 1977 yılında Korhan Abay ve Ali Poyrazoğlu gibi duayen isimlerle hazırladığı Yaşa Sevgili Dünya kabaresi, tiyatro salonlarında kapalı gişe oynayarak büyük bir toplumsal ilgi toplamıştır.
Zengin kariyeri boyunca Türkiye'nin en seçkin yorumcularıyla ortak çalışmalara imza atan bestecinin birlikte ürettiği bazı isimler şunlardır:
- Nükhet Duru
- Sezen Aksu
- Ajda Pekkan
- Nilüfer
- Zuhal Olcay
- Hümeyra
- Levent Yüksel
Müzik dünyasında derin izler bırakan besteci, birçok esere can vermiştir. Örneğin Mehmet Teoman imzalı 'Hastane' bestesi, Ayşegül Aldinç tarafından seslendirildikten sonra Sezen Aksu'nun farklı dizeleriyle 'Dört Günlük Bir Şey' ismiyle yeniden hayat bulmuştur.
Kanada Yılları ve Dev Stadyum Seremonileri
Sanat hayatının önemli bir dönemecini oluşturan 1981 yılında Kanada'ya göç eden usta besteci, burada da üretkenliğini kesintisiz sürdürmüştür. Kanada yılları oldukça verimli geçti. Sanatçı burada yeni eserler üretti. Yurt dışında geçirdiği süre zarfında hem Ermenice eserler üretmiş hem de uluslararası organizasyonlarda boy göstermiştir. Nova-Lux şirketiyle iş birliği yaparak İstanbul Ali Sami Yen Stadyumu'nun tarihi veda töreni ile Türk Telekom Arena Stadyumu'nun açılış töreni için görkemli müzikler hazırlamıştır. Taşkan, ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil etmiştir. Bestelediği 'Anılar', 'Yaşa Sen de', 'Bir Dünya Ver Bana' ve 'İstanbul İstanbul' gibi klasikleşen parçalar, 1978 ile 1981 yılları arasında Türkiye'nin Eurovision Şarkı Yarışması ön elemelerinde yarı finale yükselme başarısı göstermiştir. Sanatçının Kanada'da ürettiği en popüler Ermenice eseri olan 'Tesnem Anin u Nor Mernem', Türkiye'de Sibil Pektorosoğlu, Ermenistan'da ise çok sayıda tanınmış sanatçı tarafından seslendirilerek geniş kitlelere ulaşmıştır. Müzikal dehasıyla Megahit-Uluslararası Akdeniz Şarkı Yarışması bünyesinde 'Yaşam Boyu Onur Ödülü' alan besteci, 1996 yılında doğup büyüdüğü topraklara, Türkiye'ye geri dönmüştür.
Ermenistan'dan İstanbul'a Uzanan Kültür Köprüleri: Oratoryolar
Türkiye'ye dönüşünden sonra da toplumsal ve kültürel projelere liderlik eden Taşkan, 2005 yılında Avrupa Birliği entegrasyonuna sanatsal katkı sunmak amacıyla düzenlenen 'Sevgiyle El Ele' konserlerinin genel şefliğini ve koro-orkestra düzenlemelerini üstlenmiştir. Nükhet Duru ve Bartev Garyan'ın yanı sıra 60 kişilik S. Vartanants Korosu'nun katıldığı bu özel etkinliklerin kayıtları albümleştirilerek dinleyicilerle buluşturulmuştur. Ermeni müzik kültürüne sunduğu olağanüstü katkılar dolayısıyla 2010 yılında Ermenistan devleti tarafından prestijli Gomidas şeref madalyası ile ödüllendirilmiştir. Akdamar Kilisesi ithafıyla yazdığı senfonik oratoryo, Marmara gazetesinin 70. kuruluş yıl dönümünde geniş bir kadroyla icra edilmiştir. Benzer şekilde, hain bir suikast sonucu kaybedilen Hrant Dink anısına bestelediği oratoryo da ilk kez 2012 yılında düzenlenen ödül töreninde dinleyenleri derinden etkilemiştir.
2015 yılında Ermenistan Diaspora Bakanlığı davetiyle Erivan'da düzenlenen özel konserde sanatçının eserleri Hagop Mamigonyan yönetimindeki Lusavoriç Korosu ve seçkin solistler tarafından sahnelenmiştir. Hrant Dink Oratoryosu'nun dünya prömiyeri de aynı gün Erivan'da gerçekleştirilmiş ve bu başarının ardından usta müzisyene Ermenistan Hükümeti tarafından 'Altın Madalya' takdim edilmiştir. Bu anıtsal eserin İstanbul prömiyeri ise 2016 yılında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde yapılmış, daha sonra Los Angeles, Montreal ve New York gibi dünya metropollerinde sahnelenerek küresel yankı uyandırmıştır. İstanbul prömiyeri büyük beğeni topladı. Eser daha sonra dünyaya açıldı.
Kevork Emin'in ünlü eseri 'Sasuntsineru Bar' şiirini dans gösterisi formunda besteleyen Taşkan, modern balenin ve zengin melodilerin bir araya geldiği bu şaheseri 2018 ve 2019 yıllarında Erivan, Gyumri ve İstanbul Leyla Gencer Opera Salonu'nda seyirciyle buluşturmuştur. Bu yapıt küresel ölçekte büyük ilgi gördü. Sanatçı son olarak 2018'de Los Angeles'ta Khachadourian Korosu'nun 40. yılı onuruna kendi yapıtlarından oluşan özel bir şeflik konserine katılarak müzikal mirasını taçlandırmıştır.