Türk televizyon tarihinin en renkli çehrelerinden biri olan Cenk Koray, 1 Ağustos 1944 tarihinde Adana'da dünyaya gözlerini açtı. Aslan burcu olan ünlü isim, hukuk eğitiminin ardından yirmi dört yaşına kadar aktif olarak avukatlık mesleğini icra etti. Ancak ekranlara olan tutkusu ve gösteri dünyasına adım atması, avukatlık kariyerinde beklenmedik yol ayrımlarını beraberinde getirdi. Ankara Barosu, sanatçılık ve sunuculuk faaliyetlerinin avukatlıkla bağdaşmadığı gerekçesiyle onu meslekten ihraç etti. Bu karara itiraz ederek baroya geri dönmeyi başaran Koray, bir süre sonra kendi isteğiyle istifa ederek adalet koridorlarına tamamen veda etti.
Avukatlıktan Tenis Hakemliğine Uzanan Yollar
Barodan ayrıldıktan sonra spora yönelen Cenk Koray, uzun yıllar boyunca tenis hakemliği yaptı. Yönettiği müsabakalarda sergilediği sıradışı şovlar ve sempatik tavırlar, kısa sürede dikkatleri üzerine çekmesini sağladı. Bu sıradışı tarz, ona TRT kapılarının aralanmasına vesile oldu. Ekranlardaki ilk deneyimini, Halit Kıvanç tarafından sunulan 'Bildiklerimiz, Gördüklerimiz, Duyduklarımız' adlı yarışma programında yaşadı. Programın yayınlanacağı gece Halit Kıvanç'ın önemli bir karşılaşmayı anlatmak üzere yurt dışına gitmesi, Koray için hayatının dönüm noktası oldu. Yayını tek başına üstlenen genç sunucu, gösterdiği başarıyla televizyon dünyasına görkemli bir giriş yaptı. Ayrıca 1973 ile 1976 yılları arasında Son Havadis isimli gazetede çalışarak basın sektöründeki yerini aldı. Bir dönem reklamcılık sektöründe şansını denese de 1974 yılında yeniden asıl tutkusu olan sunuculuğa dönmeye karar verdi.
Televizyon Dünyasında Bir Efsane: Tele Kutu
Yeniden televizyona dönen usta sunucu, özellikle pazar günü yayınlanan eğlence programlarının vazgeçilmez yüzü haline geldi. Kendine has üslubuyla sunduğu küçük yarışmalar, Türk halkı tarafından büyük bir ilgiyle takip edildi. Bu küçük yarışma formatları arasında en çok iz bırakanı ve popüler olanı ise 'Tele Kutu' yarışmasıydı. Tele Kutu, ekran başındaki milyonları kilitleyen büyük bir fenomene dönüştü. Koray, 1989 yılında geçirdiği ciddi kalp krizine kadar sunuculuk kariyerini aralıksız şekilde sürdürdü. Sağlık sorunları nedeniyle ekranlara ara verdikten sonra Akşam Gazetesi bünyesinde köşe yazarlığı yapmaya başladı. Aynı zamanda Türk sinemasına da adım atan sanatçı, bazı yapımlarda oyuncu olarak rol aldı.
Usta sunucunun rol aldığı sinema filmleri şunlardır:
- 1987 - Aile Pansiyonu
- 2000 - Abuzer Kadayıf
Beşiktaş Sevgisi, Kitapları ve Son Yılları
Cenk Koray, yalnızca bir televizyon figürü değil, aynı zamanda koyu bir Beşiktaş sevdalısıydı. Siyah-beyazlı kulübe olan bağlılığını, iki yıl boyunca Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün basın sözcülüğü görevini üstlenerek taçlandırdı. Kaleminin gücüyle de tanınan Koray, edebiyat dünyasına önemli eserler bıraktı. Özellikle 1996 yılında yayımlanan 'Kur'an - İslamiyet, Atatürk ve 19 Mucizesi' adlı çalışması, Türkiye genelinde çok geniş ve hararetli tartışmalara kapı araladı.
Yazarın geride bıraktığı kitaplar ise şu şekildedir:
- 1995 - Rutubet
- 1996 - Kur'an - İslamiyet, Atatürk ve 19 Mucizesi
- 1997 - Atatürk ve Din
Hayatının son dönemlerinde büyük bir kişisel trajedi yaşayan ünlü sunucu, 31 Ağustos 1996 günü henüz on dokuz yaşındaki oğlu Nihat'ın kendi kollarında yaşamını yitirmesiyle derinden sarsıldı. Bu tarif edilemez acıyı ömrünün sonuna dek yüreğinde taşıdı. Cenk Koray, 23 Temmuz 2000 tarihinde, İstanbul'daki evinde geçirdiği kalp krizi neticesinde 56 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi Türk milletinin ve sevenlerinin gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı. Sunduğu şovlar ve geride bıraktığı eserlerle hafızalardaki yerini korumaya devam ediyor.
