Türk tarih yazımının ve gazeteciliğinin önemli isimlerinden biri olan Cemal Kutay, 1909 yılında Konya'da dünyaya geldi ve ömrünün büyük bölümünü yazarak geçirdikten sonra 5 Şubat 2006 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Aynı zamanda üretken bir yazar olan Kutay, Türk basın tarihinde derin izler bırakmıştır. Kadıköy Lisesi'ndeki orta öğrenimini tamamladıktan sonra gazetecilik yapmaya başlayan yazar, köklü bir aileye mensup olup Bedirhan Bey'in torunudur. Babası Tahir Muhlis Kutay olan yazar, aile kökeni itibarıyla Kürt kökenlidir.
Gazetecilik Yılları ve Yayıncılık Hayatı
Meslek hayatına erken yaşlarda adım atan Kutay, 1924 ile 1928 yılları arasında Anadolu Ajansı bünyesinde muhabir olarak görev yaptı. Buradaki deneyiminin ardından Ankara'ya geçerek Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde istihbarat şefliği ve fıkra yazarlığı görevlerini yürüttü. Gazetecilikteki başarısını yayıncılıkla taçlandırmak isteyen yazar, ayrıca Anadolu'nun farklı kentlerinde ve İstanbul'da yeni yayınlar çıkardı. Yazarın yayın hayatına kazandırdığı veya bünyesinde çalıştığı basın kuruluşları şunlardır:
- Konya'da yayınlanan Yeni Anadolu gazetesi
- Konya'da okurlarla buluşan Zaman dergisi
- İstanbul'da çıkardığı Halk gazetesi
- İstanbul'da yayın hayatını sürdüren Millet dergisi
Ülkenin önde gelen gazete ve dergilerinde özellikle yakın tarih üzerine yazdığı makalelerle geniş kitlelere ulaştı. Yazar, basın hayatı boyunca toplamda 187 adet kitap yayınlayarak Türk tarih literatürüne katkıda bulundu.
Tarihçilik Vizyonu ve Atatürk Anlayışı
Atatürkçü kimliğiyle tanınan Cemal Kutay, Mustafa Kemal Atatürk'ün topluma yeterince doğru anlatılamadığından dert yanmıştır. Atatürkçü tarihçi, iktidara gelenlerin Mustafa Kemal Atatürk'ü efsanelerden arındırılmış gerçek kişiliğiyle yeni nesillere aktarmak yerine, 5816 sayılı koruma kanununu çıkararak onu sadece savcıların hassasiyetine emanet etmelerini eleştirmiştir. Yazar, bu durumun tarihi hakikatlerin üzerinin örtülmesine ve aydınlatılması gereken pek çok konunun karanlıkta kalmasına yol açtığını savunmuştur. Ona göre tarihin sisli perdeleri aralanmalı ve bu gerçekler kitaplaştırılarak gün yüzüne çıkarılmalıdır.
Sabahattin Ali ile Yaşanan Tefrika Krizi
Kutay'ın Konya'da Yeni Anadolu gazetesini çıkardığı dönemde, edebiyatımızın önemli isimlerinden Sabahattin Ali ile yolları kesişti. Sabahattin Ali, 1932 yılının Haziran ayından itibaren ünlü eseri Kuyucaklı Yusuf'u bu gazetede tefrika etmeye başladı. Tefrikanın başlamasıyla birlikte gazetenin satış oranlarında beklenmedik ve ciddi bir artış meydana geldi. Ancak Cemal Kutay telif ücretini ödemeyince Sabahattin Ali yeni bölümlerin yayınını durdurdu. Bu gelişme, iki yazar arasında büyük bir gerginliğe yol açtı. İlerleyen süreçte bu husumet daha da büyüdü. Kutay, Sabahattin Ali'nin dolaylı yoldan Atatürk'e hakaret ettiğini iddia ederek ona karşı bir komplo kurdu. Şairin "Memleketten Haber" adlı şiirini değiştirerek dost meclisinde okunduğunu iddia etti. İddiasını desteklemek amacıyla mahkemede yalancı şahitler öne sürdü. Sabahattin Ali ise savcılıkta verdiği ifadede bu suçlamaları kesin bir dille reddetti. Olay hukuki boyuta taşınmıştı.