Osmanlı İmparatorluğu'nun çalkantılı son döneminde valilik ve nazırlık gibi en kritik makamlarda görev üstlenen devlet adamı Cemal Keşmir, 1862 yılında Antalya'nın İbradı ilçesinde doğmuştur. Babası Ahmed Nazif Efendi'dir. Cemal Bey, çocukluk ve gençlik yıllarında çok iyi bir eğitim alarak yetişmiştir. Fatih Rüştiyesi'ni bitirip Mekteb-i Mülkiye'de öğrenim görmüştür. Eğitim hayatını tamamladıktan sonra devlet idaresinde görev almak üzere çalışma hayatına atılmıştır. Memuriyete 1884 senesinde başlayan genç yönetici, nahiye müdürlüğü, kaymakamlık ve mutasarrıflık görevleriyle uzun yıllar taşra teşkilatlarında deneyim kazanmıştır.
Valilik Dönemleri ve 'Artin Cemal' İsminin Perde Arkası
Taşradaki idari başarılarının ardından Cemal Keşmir, 1912 yılına gelindiğinde Mamuret-ül Aziz (Elazığ) valiliğine atanmıştır. Bu kritik görev esnasında patlak veren Ermeni Sevk ve İskan Kanunu uygulamaları, onun siyasi yaşamında büyük bir dönüm noktası oluşturmuştur. Bölgedeki Ermeni vatandaşları koruma yönünde kararlar alan valinin bu tutumu, İttihat ve Terakki Partisi'nin sert tepkisini çekmiş ve 1 Mayıs 1915 tarihinde görevinden tamamen uzaklaştırılmasına yol açmıştır. Kendisine bu olaydan ötürü 'Artin Cemal' lakabı verilmiştir. Görevden alındıktan sonra uzun süre devlet işlerinden uzak kaldı. Ancak Birinci Dünya Savaşı sonrasında İttihat ve Terakki'nin iktidardan çekilmesi, onun önünü tekrar açmıştır. Mütareke döneminde, 28 Kasım 1918 tarihinde Konya Valiliği'ne getirilerek aktif idareciliğe geri dönmüştür.
Nazırlık Yılları, Siyasi Çatışmalar ve Sürgün Hayatı
Konya Valiliğinden sonra siyasi nüfuzunu artıran Cemal Bey, 7 Mart 1919 tarihinde Damat Ferit Paşa kabinesine Dahiliye Nazırı olarak atanmıştır. Bakanlık görevini devralmak üzere Konya'dan ayrılarak payitaht İstanbul'a gitmiştir. Kısa bir süre sonra, 24 Nisan 1919'da yeniden Konya Valiliğine tayin edilmiştir. Ancak burada Anadolu'da filizlenen Kuvâ-yi Milliye hareketine karşı sergilediği sert ve uzlaşmaz tavır, yerel halkın büyük tepkisini çekmiştir. Giderek artan bu tepkiler karşısında görevini bırakarak aceleyle İstanbul'a kaçmak zorunda kalmıştır. Siyasi çizgisini sürdüren tecrübeli devlet adamı, 31 Temmuz 1920'de kurulan 5. Damat Ferit Paşa kabinesinde Ticaret ve Ziraat Nazırlığı görevini üstlenmiştir. Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından, yeni kurulan Ankara hükûmeti tarafından vatan hainliği suçlamasıyla yargılanacak olan ünlü Yüzellilikler listesine dahil edilmiştir. 1924 yılında Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına sürgün edilmiştir. Romanya'nın Köstence kentinde 1938 yılına kadar sürgün hayatı yaşayan Cemal Keşmir, çıkarılan genel af kanunundan yararlanarak çok sevdiği anavatanına geri dönebilmiştir. Türkiye'ye döndükten sonra sakin bir yaşam süren eski bakan, 29 Eylül 1949 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir. Cenazesi İstanbul'da toprağa verilen Cemal Keşmir, sonraki yıllarda Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında Tokat milletvekilliği ve Maliye Bakanlığı görevlerinde bulunacak olan Halit Nazmi Keşmir'in de öz babasıdır.
Cemal Keşmir'in Üstlendiği Kritik Görevler
Osmanlı bürokrasisinde uzun yıllar hizmet eden devlet adamının üstlendiği başlıca idari görevler şunlardır:
- Mamuret-ül Aziz (Elazığ) Valiliği (1912 - 1915)
- Konya Valiliği (1918 - 1919)
- Dahiliye Nazırlığı (1919)
- Ticaret ve Ziraat Nazırlığı (1920)