Türkiye'nin yakın siyasi ve hukuki tarihine damga vuran isimlerden biri olan eski savcı Celal Kara, 1968 yılında Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde dünyaya geldi. Adalet mekanizmasındaki görevine 1990'lı yılların ortalarında başlayan Kara, özellikle ülkenin gündemini sarsan yolsuzluk operasyonlarını yönetmesi ve sonrasındaki firarı ile tanınmaktadır.
Hukuk Kariyerindeki İlk Adımlar ve Kritik Davalar
Lisans eğitimini 1992 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamlayan genç hukukçu, dört yıllık staj ve hazırlık evresinin ardından ilk görev yeri olan Ovacık'ta adalet nöbetine başladı. Yaklaşık on yıl boyunca yurdun farklı bölgelerinde savcılık mesleğini icra eden isim, 2007 senesinde Beşiktaş 11. Ağır Ceza Mahkemesi bünyesinde görevlendirildi. İstanbul'da geçirdiği altı yıllık görev süresi boyunca, ülkenin yakın tarihini meşgul eden pek çok karmaşık dosyayı titizlikle inceledi. Bu dönemde yürüttüğü ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran başlıca davalar şunlardır:
- Mavi Çarşı Katliamı davası,
- Askeri casusluk ve şantaj davası,
- Çok sayıda organize suç örgütüne karşı yürütülen çete dosyaları.
Bu önemli soruşturmalar, hukukçunun mesleki yaşamında önemli dönüm noktaları oldu.
17 Aralık Operasyonu ve Yurtdışına Gidiş Süreci
Celal Kara, takvimler 17 Aralık 2013 tarihini gösterdiğinde, cumhuriyet savcısı sıfatıyla büyük bir yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının fitilini ateşledi. Soruşturmanın odağında kabine üyeleri, kamu görevlileri ve iş dünyasından isimler bulunuyordu. Hükümet üyelerinin çocuklarının ve banka müdürlerinin de dahil olduğu bu kapsamlı soruşturma, Türkiye siyasetini derinden etkiledi. Operasyonun kamuoyuna yansımasının hemen ardından, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararıyla yetkileri elinden alınan savcı, dosyadan tamamen el çektirilerek başka bir bölgeye tayin edildi. Hukuki sürecin devamında HSYK tarafından tedbiren meslekten uzaklaştırılan eski savcı hakkında yargılama izni çıkartıldı. Muammer Güler ile oğlu Barış Güler'in şikayeti üzerine, Kara hakkında görevi kötüye kullanmak iddiasıyla 3 yıla kadar hapis cezası istendi. Hakkında resmi bir yakalama kararı verilmeden hemen önce, 2015 yılının Ağustos ayında Gürcistan üzerinden Ermenistan'a geçti. Buradan Almanya'ya iltica eden eski savcının iadesi için Türkiye Cumhuriyeti tarafından ilgili ülkeye resmi nota gönderildi. Almanya'dan yer tespiti ve iade talep edilse de kendisi halen yurt dışında yaşamını sürdürmektedir.