Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin inşaa yıllarına uzanan dönemde, hem askeri cephelerde hem de diplomatik arenalarda önemli sorumluluklar üstlenen Mustafa Celal Arat, vatanına sadakatle hizmet etmiş seçkin bir devlet adamıdır. 1883 yılında payitaht İstanbul'da dünyaya gelen Arat, aldığı askeri eğitimin ardından ülkenin en sancılı dönemlerinde kritik görevlerde bulunmuştur. Harp Okulu sıralarından başlayarak ülkenin dört bir yanında yürüttüğü hizmetler, onu cumhuriyetin kuruluş yıllarında önemli bir diplomat ve siyasetçi konumuna taşımıştır. Askeri dehasını diplomatik başarılarla taçlandıran Celal Arat, 24 Şubat 1968 tarihinde geride büyük bir miras bırakarak hayata gözlerini yummuştur. Hem cephede hem de masada sergilediği üstün gayretle adını tarihe yazdırmıştır.
Askeri Kariyeri ve Cephe Görevleri
Celal Arat'ın memleket hizmetindeki ilk durağı şanlı Harp Okulu olmuştur. Bu köklü kurumdan mezun olduktan sonra ordunun farklı kademelerinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Meslek hayatına adım atar atmaz 51. Alay Sancaktarlığı görevine getirilmiştir. Bu ilk tecrübenin ardından, Trablusgarp coğrafyasında yüksek bir başarı göstermiştir. Burada 7. Ordu Trablusgarp 15. Nişancı Taburu Kumandanlığı vazifesini yürütmüştür.
Trablusgarp'taki başarılı askeri hizmetlerinin ardından 2. Ordu 15. ve 1. Alay Mitralyöz Bölüğü Kumandanlığı görevini devralan Arat, dönemin gelişen savaş teknolojilerine de hâkimiyetini kanıtlamıştır. İzmir'de üstlendiği İnşaat İstihkamiye Komisyonu Üyeliği ile İzmir Sevkiyat Encümeni Reisliği görevleriyle lojistik ve idari sorumluluklar üstlenmiştir. Bu görevleri sırasında ordunun lojistik sevk ve idaresinde yüksek bir disiplin sergilemiştir. Daha sonra 143. Alay 2. Tabur Kumandanlığı görevine atanarak muharip güçlerin idaresinde doğrudan rol oynamıştır. Tüm bu askeri başarılarının doğal bir sonucu olarak, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye 2. Şube Subaylığı makamına getirilmiştir.
Diplomatik Açılımlar ve Yönetsel Hizmetler
Askeri kimliğinin yanı sıra imar ve iskân çalışmalarında da büyük emek harcayan Celal Arat, sivil idaredeki başarılarıyla da öne çıkmıştır. Bursa İmar ve İskan Mıntıka Müdürlüğü ile İskan Müdüriyeti Umumiyesi Trabzon Müfettişliği görevlerinde bulunarak bu bölgelerin imar ve iskan süreçlerinde aktif olarak çalışmıştır. Bu sivil idare tecrübeleri, onun ileride üstleneceği büyük diplomatik görevlerin de kapısını aralamıştır. Yönetim alanındaki bu başarılar onun devlet yönetimindeki çok yönlülüğünü göstermektedir.
Celal Arat, Türkiye Cumhuriyeti'nin dış ilişkilerinde çok çeşitli bölgelerde yüksek dereceli diplomatik unvanlarla görev almıştır. Farklı coğrafyalarda ülkesini en iyi şekilde temsil eden Arat'ın diplomatik kariyeri gerçekten göz alıcıdır. Büyük bir titizlikle yürüttüğü dış görevler, ülkesinin uluslararası alandaki gücünün artmasına katkı sunmuştur. Bu kapsamda üstlendiği görevler şunlardır:
- Rodos 1. Sınıf Konsolosluğu
- Leninakan (bugünkü Gümrü), Kıbrıs ve Şam 2. Sınıf Konsoloslukları
- Hariciye Vekaleti İstihbarat 2. Sınıf Müdürlüğü
- Hicaz, Necid ve Mülhakatı Maslahatgüzarlıkları
Yasama Yılları ve Siyasi Hayatı
Diplomatik sahadaki engin tecrübesinin ardından rotasını Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne çeviren Mustafa Celal Arat, siyaset dünyasında da kalıcı izler bırakmıştır. Meclise ilk kez TBMM V. Dönem ara seçimleriyle giren tecrübeli siyasetçi, sonrasında halkın büyük teveccühüyle karşılanmıştır. Vatandaşların güveniyle VI., VII. ve VIII. Dönem Yozgat Milletvekilliği görevlerini kesintisiz şekilde başarıyla yürütmüştür. Milletvekilliği döneminde hem Yozgat bölgesinin kalkınması için çalışmıştır hem de Ankara'daki yasama süreçlerinde ülke menfaatlerini ön planda tutarak kararlılıkla yönetim faaliyetlerine katılmıştır.
Hayatı boyunca gösterdiği üstün gayret ve başarılardan dolayı 5. Rütbeden Mecidi Nişanı ile taltif edilen Celal Arat, bu büyük onuru göğsünde gururla taşımıştır. Yoğun devlet işlerinin arasında aile hayatına da son derece ehemmiyet veren Arat, evli ve bir çocuk sahibiydi. Türk siyasetinin ve diplomasisinin bu öncü ismi, geride bıraktığı büyük devlet birikimiyle her zaman saygıyla hatırlanacaktır. Cumhuriyetimizin kurucu yıllarının tüm değerlerini hayatında yaşatmayı bilmiştir.