Türkiye'de beslenme ve sağlık denilince akla gelen ilk isim Prof. Dr. Canan Karatay'dır. Kendisi 2 Mart 1943'te Elazığ'ın İzzetpaşa Mahallesi'nde bahçeli bir evde dünyaya gözlerini açtı. Ünlü hekim, kardiyoloji alanında ülkemizde gerçekleştirdiği ilkler ve ezber bozan diyet teorileriyle tanınır. Hayatını insan sağlığına adamıştır. Karatay, insan bedeninde hormonların salgılanma sürelerini temel alan ve ezberleri bozan özel bir beslenme metodolojisi geliştirerek geniş kitlelerin yaşam biçimini kökten dönüştürmeyi başardı.
Tıp Eğitiminden Uluslararası Başarılara Uzanan Yol
Aslen Harputlu olan Vasfiye Efendigil ve Ömer Naimi Efendigil çiftinin ikinci çocuğu olarak doğan Canan Efendigil, dört kız kardeşin yer aldığı sıcak bir ailede büyüdü.
Babasının avukat, annesinin ise fizik öğretmeni olması onun eğitim hayatına erken yaşta büyük bir vizyonla başlamasını sağladı.
İlk öğrenimini Elazığ Atatürk İlkokulu'nda tamamlayan Karatay, henüz 11 yaşındayken eğitim için İstanbul'a gönderildi.
Yatılı olarak başladığı Üsküdar Amerikan Kız Lisesi'nden 1961 senesinde başarıyla mezuniyetini aldı.
Tıp dünyasına adımını İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ile atan genç doktor, buradaki eğitimini 1967 yılında tamamladı.
Öğrencilik yıllarında da durup dinlenmedi.
Yaz tatillerinde boş durmayarak Eskişehir Bardakçı Köyü ve Gaziantep Nizip'te gönüllü sağlık çalışmalarında aktif görevler aldı.
Bu fedakâr çalışmalar onun mesleki gelişimine katkı sağladı.
1972 yılına gelindiğinde ise aynı üniversitede iç hastalıkları uzmanı unvanını almaya hak kazandı.
Kardiyoloji Alanında Öncü ve Çığır Açan Bir Kariyer
Karatay, uzmanlığının ardından İngiliz hükümetinin sunduğu bursla Liverpool Regional Cardiac Center bünyesinde kardiyoloji eğitimine başladı.
Türkiye'ye döndükten sonra, 1974-1976 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Tedavi Kliniği bünyesinde baş asistanlık görevini yürüttü.
Bu dönemde cerrahi bir destek almadan kalıcı ve geçici kalp pili implantasyonunu gerçekleştirerek ülkemizde bir ilke imza attı.
Ayrıca koroner yoğun bakım ünitesinde Vena Subklavya Ponksiyon metodunu kurarak tıp literatürüne önemli katkılar sundu.
Bilgi ve tecrübesini sınırların ötesine taşımak isteyen Karatay, 1976 ile 1978 yılları arasında Güney Afrika Cumhuriyeti'ne gitti.
Burada, dünyada ilk kez kalp nakli ameliyatını yapan ünlü cerrah Christiaan Barnard'ın ekibinde çalıştı.
Cape Town Üniversitesi Groote Schuur Hastanesi'nde Judkins'in asistanlığını yaparak koroner anjiyografi alanında derinleşti.
Kalp nakli yapılmış çift kalpli hastalar üzerindeki hemodinamik çalışmalarıyla doçentlik tezini hazırladı ve 1979'da doçent oldu.
Genç doçent mesleğine tutkuyla bağlıydı.
1979 ve 1980 yıllarında Toros Aladağlar ile Munzur Dağları'ndaki ücra köylerde kalp hastalıkları taramaları gerçekleştirdi.
Hastaların tedavilerini ise İstanbul Üniversitesi bünyesinde sağladı.
Ülkemizde femoral arter yoluyla yapılan koroner anjiyografi tekniğini ilk kez uygulayarak bu yöntemin yerleşmesine öncülük etti.
Kariyerini daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne taşıdı.
Eşinin Syracuse Üniversitesi'ndeki matematik felsefesi çalışmaları nedeniyle gittikleri New York'ta, State University of New York Health Science bünyesinde 1987-1995 yılları arasında kıdemli araştırmacı olarak görev yaptı.
Laboratuvarda 650 farenin sol koroner arterini bağlayarak akut iskemi-infarktüs modelleri üzerinde çalıştı ve 86 domuzda tamponat araştırmaları yürüttü.
1998 yılında İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü bünyesinde profesörlük unvanını kazanan hekim, ülkesine dönerek önemli merkezlerin kuruluşunda yer aldı.
Gaziantep'teki Sani Konukoğlu Tıp Merkezi ve İstanbul'daki özel hastanelerde modern kardiyoloji laboratuvarlarını kurarak ilk koroner bypass ameliyatlarının önünü açtı.
2002 yılında tıp alanındaki üstün başarıları nedeniyle European Cardiologist yani Avrupa Kardiyoloğu diploması ile onurlandırılan Karatay, 2006-2010 yılları arasında ise Türkiye'nin ilk sağlık üniversitesi olan İstanbul Bilim Üniversitesi'nde rektörlük görevini üstlendi.
Halen Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi bünyesinde iç hastalıkları ve kardiyoloji profesörü olarak hastalarına hizmet sunmaktadır.
Akademik ve klinik çalışmalarına günümüzde de aktif biçimde devam etmektedir.
Sağlıklı Yaşam Felsefesi ve Karatay Diyeti
Kardiyoloji alanındaki akademik başarılarının ve tıp dünyasına kazandırdığı ilklerin yanı sıra Canan Karatay, hormonların salgılanma sürelerini merkeze alan özgün beslenme teorisiyle tüm Türkiye'de tanınan popüler bir figür haline geldi.
Klasik zayıflama algısını yıkarak bireylere günde sadece iki öğün beslenmeyi tavsiye etmektedir.
İkiden fazla yenen her öğünün kilo alımına sebep olacağını savunmaktadır.
Karatay'a göre etkili zayıflama için öğünler arasında en az beş saatlik açlık süreleri bırakılması şarttır.
Bu süre zarfında vücutta leptin hormonu salgılanarak metabolizma harekete geçer ve yağ yakımı süreci kesintisiz devam eder.
Bilimsel temellere dayandırdığı bu sistemde protein tüketiminin artırılıp karbonhidratların kısıtlanmasıyla depolanmış yağların hızla eridiğini ifade eder.
Toplum sağlığını koruma gayesiyle yedi kitap kaleme almıştır.
Yazmış olduğu popüler eserlerden bazıları şunlardır:
- Gerçek Tıbbın 10 Şifresi (2018)
- Anne Adayları ve Hamileler İçin Karatay Diyeti (2015)
- Karatay Diyeti - Bilimsel Gerçeklerle Kilo Vermenin ABC'si (2012)
- Karatay Mutfağı - Kalıcı Kilo Verdiren Yemek Tarifleri (2012)
- Karatay Diyeti'yle Yaşam Boyu Sağlık (2011)
- Karatay Diyeti'yle Obezite ve Diyabete Çözüm Var! (2013)
- Karatay Diyeti'yle Beslenme Tuzaklarından Kurtuluş Rehberi (2013)
1979 yılından bu yana akademisyen Ali Başak Karatay ile evli olan başarılı bilim insanının, 1983 doğumlu Mehmet Rahmi Karatay adında bir oğlu bulunmaktadır.
Uluslararası alanda saygınlığı olan THINCS (Kolesterole Kuşkuyla Bakanların Uluslararası Ağı) ile Uluslararası D Vitamini Konseyi'nin aktif üyeleri arasında yer alır.
Ayrıca 12 Aralık 2018 tarihinde Habertürk TV'de yayınlanan, Didem Arslan Yılmaz'ın yönettiği Türkiye'nin Nabzı programına konuk olarak fikirlerini televizyon ekranlarında da paylaşmıştır.
