Türk futbolunun önemli eldivenlerinden Can Tulga Barhan, 25 Nisan 1961 tarihinde İzmir'de gözlerini dünyaya açtı. Futbol dünyasında kalecilik mevkisinde gösterdiği performansla adını duyuran başarılı eldiven, kariyeri boyunca Altay ve Fenerbahçe gibi Türk sporunun en köklü ve en çok taraftara sahip camialarının kalesini başarıyla koruma onuruna erişmiştir. Henüz genç yaşta adım attığı yeşil sahalarda sergilediği istikrarlı oyun tarzı, onu Türk sporunun unutulmaz figürlerinden biri haline getirdi. 1978 yılında profesyonel düzeye adım atan başarılı sporcu, kazandığı kupalarla kariyerini taçlandırdı.
Altay Altyapısından A Takıma Yükseliş
Can Barhan, meşin yuvarlakla ilk ciddi buluşmasını altyapısında yetiştiği siyah-beyazlı Altay kulübünde gerçekleştirdi. İzmir temsilcisinin genç takımında sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken yetenekli eldiven, 1978 yılında henüz genç bir sporcuyken A takıma yükselmeyi başardı. Kalede her zaman güven verdi. Kulübün kalesini koruduğu dokuz yıllık süreçte, sergilediği kurtarışlar ve takım liderliğiyle taraftarın sevgilisi haline geldi. Bu süreçte sergilediği yüksek form grafiği, onu ulusal düzeyde de takip edilen bir kaleci konumuna ulaştırdı. Genç kaleci, 16 Şubat 1982 tarihinde Sovyetler Birliği ile yapılan özel bir müsabakada Ümit Milli takımın kalesini koruma gururuna da erişti. Milli formayla sadece tek bir maça çıktı.
Fenerbahçe’ye Transferi ve Tarihi Şampiyonluk
1987 yılında gerçekleşen yaz transfer döneminde, kaleci arayışında olan İstanbul devi Fenerbahçe ile anlaşma sağlayarak sarı-lacivertli renklere bağlandı. Yeni kulübündeki ilk yılında, 1987-88 sezonunda kaleyi Yugoslav file bekçisi Zivan Lukovcan ile dönüşümlü olarak korudu. Bir sonraki yıl ise Türk futbol tarihinin en özel sezonlarından birine şahitlik etti. Sarı-lacivertli ekibin gol rekorları kırarak zaferlerle taçlandırdığı unutulmaz 1988-89 sezonunda, dünyaca ünlü kaleci Toni Schumacher'in hemen arkasında ikinci file bekçisi pozisyonunda sabırla görev bekleyerek şampiyonluğun en değerli paydaşlarından biri haline geldi. Zorlu maratonda Schumacher'in yedeği olarak görev bekleyen başarılı eldiven, kazanılan bu büyük zaferin en önemli görünmez kahramanlarından biri olmayı bildi. Aynı dönemde kazanılan prestijli Başbakanlık Kupası da onun kariyerindeki en değerli madalyalardan biri olarak tarihe geçti. Büyük hedeflerle girilen sezonda gelen bu çifte kupa başarısı, onun kariyerinin zirve noktası oldu.
Genç Yaşta Emeklilik ve Ticaret Hayatına Geçiş
Fenerbahçe'de unutulmaz anlar yaşayan ve Toni Schumacher gibi bir dünya yıldızının yedeği olarak şampiyonluk sevinci tadan Can Barhan, kulübüne duyduğu bağlılık sebebiyle kariyerini başka takımda sürdürmeyi reddederek genç yaşta emekli oldu. 1990 yılına gelindiğinde, henüz 29 yaşında gibi bir kaleci için oldukça erken sayılabilecek bir dönemde şaşırtıcı bir karar aldı. Sarı-lacivertli formaya duyduğu derin aidiyet duygusu sebebiyle profesyonel futbol kariyerine tamamen son verdi. Bu sadakat duruşu taraftarların hafızasına kazandı. Yeşil sahalardan sonra hemen ticaret hayatına yöneldi. Futbolculuk yıllarında, henüz aktif olarak oynarken 1989 yılında gıda sektörüne yatırım yapmıştı. Kendi kurduğu Barhan Pazarlama ve Ticaret unvanlı şirketle gıda ve süt ürünleri dağıtımı ve satışı sektöründe faaliyet göstermeye başladı. Günümüzde de bu şirketin başında yöneticilik yapmaktadır. Ticaretle uğraşırken futboldan da tamamen kopmadı. 1993 yılında katıldığı A Futbol Kursu'nu başarıyla tamamlayarak antrenörlük diplomasını cebine koydu.
Can Barhan'ın Kariyerindeki Kilometre Taşları:
- 1978: Altay bünyesinde profesyonelliğe adım attı.
- 1982: Sovyetler Birliği karşısında ilk ve tek Ümit Milli karşılaşmasına çıktı.
- 1987: Sarı-lacivertli dev Fenerbahçe kadrosuna dahil oldu.
- 1989: Kendi ticari girişimi olan distribütörlük firmasını kurdu.
- 1990: Sahalardan erken yaşta çekilerek eldivenlerini astı.
- 1993: Başarıyla tamamladığı eğitimin ardından antrenörlük diploması aldı.