Burhanettin Sezerar, modern Türkiye'nin elektrifikasyon sürecine yön veren en önemli fen insanlarından biridir. 1886 yılında İstanbul'da dünyaya gelen ve 28 Mayıs 1953'te hayatını kaybeden bu dahi mühendis, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminden Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanan köklü kariyeriyle ülkenin karanlık köşelerini aydınlatmıştır. Paris'te aldığı üst düzey eğitimden sonra yurda dönen mühendis, sahada aktif görevler üstlenmiştir. Tarihi yapıları aydınlatan öncü isim olmuştur. Dönemin zorlu şartlarında gerçekleştirdiği altyapı projeleri, onu Türkiye Cumhuriyeti'nin teknolojik kalkınma hamlesinin en ön safındaki mimarlarından biri haline getirmiştir.
Paris'ten İstanbul'a Uzanan Eğitim Yılları
Gençlik yıllarında nitelikli bir eğitim altyapısı kurmayı başaran Burhanettin Sezerar, lise öğrenimini ülkenin en prestijli kurumlarından biri olan Galatasaray Lisesi bünyesinde tamamlamıştır. Buradaki mezuniyetinin ardından rotasını Batı'ya, bilimin merkezine çevirmiştir. Fransa'ya giderek prestijli okullarda teknik uzmanlık kazanmayı amaçlayan genç mühendis adayı, 1911 yılında ünlü Sorbon Üniversitesi'nden mezun olmuştur. Teknik birikimini daha da ileriye taşımak amacıyla uzmanlık eğitimine devam etmiştir. Sezerar, 1912 senesinde hem Paris Yüksek Elektrik Mühendis Mektebi hem de Paris Yüksek Telsiz ve Telgraf Mektebi eğitimlerini başarıyla nihayete erdirmiştir. Bu çok yönlü ve donanımlı akademik geçmiş, onun vatanına döndüğünde gerçekleştireceği büyük dönüşümlerin en sağlam temelini oluşturmuştur.
Kamu Hizmeti ve İlk Mühendislik Deneyimleri
Avrupa'da edindiği engin tecrübeyle 1913 yılında yurda dönüş yapan Burhanettin Sezerar, vakit kaybetmeden Yüksek Elektrik Mektebi kadrosuna dahil olmuştur. Buradaki ilk görevinde Elektrik Makinaları Laboratuvarında şef yardımcılığı pozisyonunu yürüterek teorik bilgisini uygulamaya aktarmıştır. Genç yaşında gösterdiği üstün teknik beceri ve sorumluluk bilinci, kısa sürede farklı resmi makamların da dikkatini çekmiş ve yeni görevleri beraberinde getirmiştir. Sezerar, 1917 senesinde ek bir sorumluluk üstlenerek Hazine-i Hassa Mühendisliği vazifesine atanmıştır. Ardından İstanbul'un kentsel ulaşımının belkemiği olan Üsküdar-Kısıklı Tramvay hattı Elektrik Baş Mühendisliği görevini büyük bir özveriyle üstlenmiş, kentin ulaşım ağının modernleşmesinde aktif rol oynamıştır. Başarılı mühendis, bu süreçte sadece ulaşımla sınırlı kalmayarak gücünü farklı alanlarda da göstermiştir. Kendisi, Evkaf Vekaleti bünyesindeki Elektrik, Tenvirat (aydınlatma) ve Tramvay Mühendislikleri kadrolarında da mühim sorumluluklar üstlenip başarılı çalışmalara imza atmıştır.
Cumhuriyet Dönemi Kalkınması ve İTÜ Yılları
Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte başlayan ulusal kalkınma hamlesine en büyük katkıyı sunan teknik kadroların başında Burhanettin Sezerar gelmektedir. Yeni devletin elektriği ülke geneline yayma politikası doğrultusunda büyük bir şevkle çalışmıştır. Bu doğrultuda birçok kentte elektrik projesi yürütmüştür. Bu kapsamda elektrik şebekesine kavuşan yerleşim yerlerinden bazıları şunlardır:
- Balıkesir ve Bandırma
- Gaziantep ve Afyon
- Kilis ve Zonguldak
Bu önemli Anadolu şehirlerinin yanı sıra, imparatorluk mirası olan Dolmabahçe Sarayı, tarihi İstanbul camileri ve Adapazarı elektrik tesisatları da onun teknik dehası ve imzasıyla ilk kez elektrik ışığıyla buluşmuştur. Üsküdar tramvayları da onun üstün çabalarıyla faaliyete geçirilmiştir.
Sezerar'ın mühendislik dehası sadece saha çalışmalarıyla sınırlı kalmamış, akademik dünyaya da derin izler bırakmıştır. 1944 yılında İstanbul Yüksek Mühendis Mektebi'nin modern bir yapıya kavuşturularak İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) adını alması, Türk yükseköğretiminde yeni bir devrin başlangıcı olmuştur. Bu tarihi dönüşümle birlikte kurulan Elektrik Fakültesi bünyesinde Sezerar, kürsülerin en aktif ve kurucu hocalarından biri haline gelmiştir. Elektrik Şubesi bünyesinde verilen çok sayıda dersin sorumluluğunu büyük bir başarıyla üstlenmiştir. Akademik kariyeri boyunca Elektro-Mekanik, Elektrik-Muhabere ve Elektrik şubelerinin başkanlığını yürüterek Türkiye'nin gelecekteki mühendis ordusunun yetişmesinde hayati bir rol oynamıştır.