Türk siyasi tarihinin önemli isimlerinden biri olan Binbaşızade Rıza Bey, Erzurum'da 1861 yılında dünyaya gelen ve ömrünü vatan hizmetine adamış bir devlet adamıdır. Karahisar ve çevresinde yürüttüğü idari görevlerin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında milletvekilliği yapan Rıza Bey, özellikle Milli Mücadele yıllarında üstlendiği aktif rollerle memleketine hizmet etmiştir. Rüştiye eğitiminin ardından devlet kademelerinde adım adım yükselen bu değerli siyasetçi, yerel yönetimlerden parlamentoya uzanan geniş bir hizmet yelpazesine sahiptir. Yaşamı boyunca üstlendiği her sorumluluğu layığıyla yerine getiren Rıza Bey, 25 Kasım 1930 tarihinde vefat edene dek ülkesi için çalışmıştır.
Kamu Hizmeti ve İdari Deneyimleri
Rıza Bey, eğitimini rüştiyede tamamlamıştır. Buradan mezun olduktan sonra çalışma hayatına atılarak devletin farklı kademelerinde memurluk görevleri üstlenmiştir. Meslek hayatının ilk yıllarında Karahisar Merkez Tahsildarlığı görevinde bulunarak mali alanda ilk deneyimlerini kazanmıştır. Ardından Merkez Livâ Sandık Eminliği makamına getirilerek bölgenin finansal yönetiminde önemli bir sorumluluk üstlenmiştir. Kamu hizmetindeki dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile dikkat çeken Rıza Bey, ilerleyen dönemde Livâ Nüfus Memurluğu görevini de başarıyla yürütmüştür.
İdari yeteneklerinin yanı sıra hukuki süreçlere de katkı sağlayan Rıza Bey, bir dönem mahkeme üyeliği yapmıştır. Bu görevi esnasında adaletin tecili için yoğun çaba sarf etmiştir. Yerel yönetim kademelerindeki tecrübelerini Karahisar Belediye Başkanlığı makamıyla taçlandırmıştır. Belediye başkanlığı döneminde bölge halkının refahını artırmaya yönelik çalışmalara öncülük etmiştir. Aynı zamanda Koyulhisar ilçesinde kaymakam vekilliği yaparak mülki idaredeki yetkinliğini gözler önüne sermiştir.
Genç yaşlardan itibaren başladığı bu uzun soluklu memuriyet yaşamında üstlendiği başlıca idari roller şu şekildedir:
- Karahisar Merkez Tahsildarlığı ve Merkez Livâ Sandık Eminliği
- Livâ Nüfus Memurluğu ve Mahkeme Üyeliği
- Karahisar Belediye Başkanlığı ile Koyulhisar İlçesi Kaymakam Vekâletliği
Bu önemli idari ve yerel yönetim sorumluluklarının her biri, onun ileride milli mücadele ve meclis çatısı altında üstleneceği daha büyük ulusal görevler için son derece sağlam birer basamak niteliği taşımıştır.
Milli Mücadele ve Siyasi Çalışmaları
Anadolu'nun işgal tehdidi altında olduğu zorlu dönemlerde Rıza Bey, vatanın bağımsızlığı için elini taşın altına koymuştur. Bu doğrultuda Kuvâ-yi Milliye bünyesinde yer alarak kurtuluş mücadelesine aktif destek sağlamıştır. Bölgesindeki direniş hareketinin örgütlenmesinde ve yerel halkın milli bilincinin diri tutulmasında kilit roller oynamıştır. Milli kuvvetlerin güçlenmesi adına yürüttüğü bu çalışmalar, onun vatansever kişiliğinin en somut göstergesi olmuştur.
Milli Mücadele'deki üstün hizmetlerinin ardından sivil idaredeki çalışmalarına da ara vermeden devam etmiştir. Vilâyet İdare Meclis Üyeliği görevine seçilerek yerel yönetimin karar alma süreçlerinde etkin bir figür haline gelmiştir. Siyasi alandaki örgütlenme yeteneği sayesinde Halk Fırkası Başkanlığı görevini üstlenmiştir. Bu görev, onun ulusal düzeydeki siyasi kariyerinin kapısını aralamıştır. Halk Fırkası'ndaki başarılı liderliği, bölge halkı nezdinde büyük bir takdir toplamasına vesile olmuştur.
TBMM Yılları ve Aile Hayatı
Rıza Bey, yerel yönetimlerdeki tecrübesi ve milli mücadeledeki fedakarlıklarıyla milletin güvenini tam manasıyla kazanmayı başarmıştır. Bu büyük güvenin bir neticesi olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi TBMM II. Dönemi'nde yapılan ara seçimler neticesinde parlamentoya girmiştir. Karahisar-ı Şarki, yani bugünkü adıyla Şebinkârahisar milletvekili olarak Meclis sıralarındaki yerini alan Rıza Bey, parlamento çatısı altında bölge halkının gür sesi olmuş ve onları layığıyla temsil etmiştir. Kanun yapım süreçlerine ve meclis çalışmalarına katılarak genç cumhuriyetin inşasında pay sahibi olmuştur.
Meclis çatısı altındaki bu kutsal görevinin yanı sıra özel hayatıyla da çevresine örnek olmuştur. Siyasetçi, evli ve iki çocuk babasıdır. Hem yoğun siyasi ve idari hayatını başarıyla idare etmiş hem de ailesine olan bağlılığını her zaman korumuştur. Hayatının son dönemlerine kadar milletine ve cumhuriyetin ideallerine hizmet etme gayesini bir an bile olsun kaybetmeyen bu fedakar devlet adamı, 25 Kasım 1930 tarihinde ebediyete irtihal etmiştir. Kendisi bugün de saygıyla anılmaktadır.