Aziz Basmacı, 9 Haziran 1912'de Selanik'te dünyaya gözlerini açan, Türk tiyatro ve sinemasının altın çağlarına yön vermiş en önemli halk komiklerinden biridir. Sahneye adadığı ömrü boyunca sergilediği başarılı oyunlar ve canlandırdığı unutulmaz karakterlerle izleyicilerin kalbinde silinmez bir yer edinmiştir. Selanik doğumlu usta sanatçı, henüz küçük yaşlarda adım attığı sahnelerde sergilediği sıra dışı tiplemeler, özellikle de hafızalara kazınan Yahudi taklitleriyle Yeşilçam'ın ve tiyatro sahnelerinin en aranılan simalarından biri haline gelmiştir.
Eczacı Babanın Sanatkâr Oğlu: Sahne Aşkı
Henüz iki yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul'a göç eden Aziz Basmacı, çocukluğunu ve gençliğini bu kadim kentte geçirdi. Babasının Nişantaşı Rumeli Caddesi'nde işlettiği eczane, ailenin geçim kaynağıydı. Eğitimini Şişli Terakki Lisesi bünyesinde tamamlayan genç Aziz, sahne sanatlarına duyduğu derin tutkuyu çok erken yaşlarda fark etti. Henüz 11 yaşındayken, 1923 yılında Cumhuriyet Gençler Mahfeli bünyesinde ilk kez seyirci karşısına çıkarak sahne tozunu yuttu. Oyunculuk becerilerini daha da geliştirmek amacıyla Şişli Halkevi Tiyatro Kolu çalışmalarına katılan genç yetenek, burada pek çok sahne deneyimi kazandı.
Halkevlerindeki aktif çalışmaları sürerken müzikle de yakından ilgilenen sanatçı, kendi gayretiyle davul çalmayı öğrendi. Oğlundaki bu yeteneğe kayıtsız kalamayan eczacı baba, ona bir keman hediye ederek özel bir keman öğretmeni tuttu. Ancak Aziz Basmacı'nın gerçek tutkusu müzikten ziyade oyunculuktu. Babası Nişantaşı Rumeli Caddesi üzerinde oğluna bir kırtasiye dükkânı açmış olsa da, tiyatro sevdası yüzünden bu dükkânın kapısı neredeyse her zaman kapalı kaldı. Çünkü o, vaktinin tamamını Halkevi'ndeki heyecanlı tiyatro provalarında geçiriyordu. Nihayet 1928 yılında gelindiğinde, Para Delisi adlı tiyatro oyunuyla profesyonel oyunculuk kariyerine resmen adım atmış oldu.
Operetlerden Aksaray Bulvar Tiyatrosu'na Uzanan Başarı
Vatani görevini orduevinde müzisyenlik yaparak tamamlayan Aziz Basmacı, askerlik dönüşünde 1943 yılında nişanlandı ve ardından evlendi. Hayatını idame ettirebilmek adına bir dönem manifaturacılık da yapan usta oyuncu, sahne tutkusundan asla vazgeçmedi. Sanatçı, 1945 yılında adım attığı Ses Opereti sahnesinde sergilediği oyunlarla geniş kitlelerce tanınan bir isim haline geldi. Özellikle bu çatı altında canlandırdığı Salamon ve Tikli Adam rolleriyle muazzam bir popülarite yakaladı. Yeni Ses ve Şen Ses Operetleri gibi toplulukların kurucu ve temel kadrolarında yer alarak tiyatro dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı.
1950'li ve 60'lı yıllarda çok sayıda güldürü eseri ve vodvilde seyirci karşısına çıkan oyuncu, uzun süre boyunca Muammer Karaca Tiyatrosu bünyesinde sahne aldı. Buradaki başarılı Yahudi taklitleriyle tiyatroseverlerin büyük beğenisini kazandı. Tiyatroda yakaladığı bu ivmeyi, usta oyuncu Kenan Büke ile kurdukları Aziz Basmacı - Kenan Büke Topluluğu ile daha da ileriye taşıdı. Bu ortaklık, Türk tiyatro tarihinin en uyumlu ikililerinden birini doğurdu. Topluluğun sahneye koyduğu ve 450'den fazla temsil yapan Kart Horoz adlı oyun, kapalı gişe oynayarak tiyatro tarihindeki yerini aldı. Sanatçı ayrıca 1957 yılında Kenan Büke ve Sadettin Erbil ile ortaklaşa Aksaray Bulvar Tiyatrosu'nu kurarak sanata hizmetini sürdürdü.
Yeşilçam Yılları ve Sanata Veda
Sahnelerdeki üstün performansını sinema perdelerine de yansıtmayı başaran usta oyuncu, beyaz perdeyle ilk kez 1946 yılında tanıştı. Şakir Sırmalı'nın yönettiği Domaniç Yolcusu / Unutulan Sır filmiyle sinemaya adım atan sanatçı, kısa sürede sevilen bir halk komiğine ve vazgeçilmez bir karakter oyuncusuna dönüştü. Kariyeri boyunca 60'a yakın filmde rol alarak Türk sinemasının altın harflerle yazılan yapıtlarında boy gösterdi. Aynı zamanda kurucuları arasında yer aldığı Film-San Vakfı'nın onur üyesi olan sanatçı, ömrünü adadığı sanat camiasına her alanda hizmet etti.
Usta oyuncunun yaklaşık 60 filmden oluşan geniş sinema kariyerinde öne çıkan bazı yapımlar şunlardır:
- Domaniç Yolcusu / Unutulan Sır (1946)
- Tarzan İstanbul'da (1952)
- Keşanlı Ali Destanı (1964)
- Kara Gözlüm (1970)
- Turist Ömer Yamyamlar Arasında (1970)
Sanat yaşamının son demlerinde yine Kenan Büke ile kurdukları toplulukta sahne alan oyuncu, en büyük başarısını Kart Horoz eseriyle taçlandırdı. Ancak 1969 yılında geçirdiği son derece ağır sürmenaj rahatsızlığı, onu çok sevdiği sahnelerden ve sinema setlerinden uzun süre mahrum bıraktı. Özel hayatında Fazilet Basmacı ile evli olan ve Yusuf ile Nejat adında iki erkek çocuk sahibi olan usta aktör, 14 Mart 1978 tarihinde trenle Ankara'ya seyahat ederken geçirdiği ani bir kalp krizi sonucunda 66 yaşında vefat etti. Aziz Basmacı, geride bıraktığı onlarca unutulmaz eserle Türk sanat tarihindeki eşsiz yerini daima koruyacaktır.