Türk tiyatro ve sinema dünyasının unutulmaz isimlerinden biri olan Aziz Basmacı, 9 Haziran 1910 tarihinde, o dönemde Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan tarihi Selanik şehrinde hayata gözlerini açtı. Tiyatroya adanmış bu hayat, 14 Mart 1978'de trenle Ankara'ya giderken kalp krizi geçirmesiyle yolda son buldu. Usta aktör, henüz 11 yaşındayken ilk defa seyirci karşısına çıktı. Bu ilk tecrübeyi Cumhuriyet Gençler Mahfeli çatısı altında yaşadı. Kabiliyeti ve halkla kurduğu samimi bağ, onu zamanla tiyatronun zirvesine taşıdı. Kendisi, hem sahnede hem de sinema perdesinde canlandırdığı tiplemelerle Türk halkının gönlünde taht kurmayı başardı.
Eğitim hayatını İstanbul'da sürdüren usta oyuncu, Şişli Terakki Lisesi'nden başarıyla mezun oldu. Gençlik yıllarında sanata duyduğu ilgiyi pekiştirmek için Şişli Halkevi Tiyatro Kolu etkinliklerine katıldı. Burada yer aldığı oyunlarla yeni deneyimler kazandı. Oyunculuk yeteneklerini geliştiren sanatçı, aynı zamanda geçimini sağlamak için bir süre manifaturacılık mesleğiyle ilgilendi. Ticaret hayatı onun için geçici bir duraktı. Çünkü içindeki büyük tiyatro tutkusu, onu eninde sonunda profesyonel sahnelere yönlendirecekti.
Sahnelere Adım Atış ve Ses Opereti Dönemi
Profesyonel tiyatroculuğa geçişi, 1928 yılında sahnelenen Para Delisi adlı oyunla gerçekleşti. Bu oyun, onun sahne hayatındaki profesyonel dönemin ilk kıvılcımı oldu. Ancak usta sanatçının adını tüm ülkeye duyuran asıl büyük çıkışı, 1945'te girdiği Ses Opereti ile yaşandı. Operet bünyesinde sergilediği üstün oyunculuk, ona büyük bir popülerlik ve haklı bir şöhret kazandırdı. Canlandırdığı tiplemeler seyirciler tarafından çok sevildi ve benimsendi. Sanatçının kariyerinde efsaneleşen bazı önemli roller ve yer aldığı kadrolar şunlardır:
- Tiyatro dünyasında fırtınalar estiren ve ona asıl ününü kazandıran efsanevi Salamon karakteri.
- Seyircinin büyük bir keyifle izlediği ve hafızalara kazınan unutulmaz Tikli Adam tiplemesi.
- Dönemin popüler sahneleri olan Yeni Ses ve Şen Ses operetlerinin temel kadrolarındaki etkin rolleri.
Tiyatroda Altın Çağ ve Sinema Yılları
Aziz Basmacı, özellikle 1950'li ve 1960'lı yıllarda tiyatro dünyasının en çok aranan isimlerinden biri haline geldi. Bu dönemde sayısız güldürü eserinde ve vodvilde roller üstlenerek sahnelerin tozunu yuttu. Halkın içinden gelen doğal komikliği sayesinde, kısa sürede bir halk komiği olarak ün kazandı. Sanatçı, oyunculuk kariyerinin en verimli yıllarını ünlü Muammer Karaca Tiyatrosu'nda çalışarak geçirdi. Burada uzun yıllar boyunca sahne alan Basmacı, seyircisine her zaman en kaliteli mizahı sundu. Tiyatro sahnelerindeki bu yoğun serüven, daha sonra yeni bir ortaklıkla taçlandı.
Dönemin diğer bir değerli sahne sanatçısı olan Kenan Büke ile ortaklaşa hareket eden usta aktör, kendi isimlerini taşıyan Aziz Basmacı - Kenan Büke Topluluğu isimli özel tiyatroyu kurarak sanatseverlerle buluşturdu. Kendi isimlerini taşıyan bu özel tiyatro topluluğu, onun sanat yaşamının son durağı olacaktı. Bu sahne altında sergilenen ve büyük yankı uyandıran Kart Horoz isimli oyun, aylarca kapalı gişe oynadı. Biletleri haftalar öncesinden tükenen bu oyun, usta komedyenin sahnedeki son büyük ve unutulmaz başarısıydı.
Tiyatro sahnelerindeki bu görkemli kariyerin yanında sinema dünyasında da aktif bir rol üstlendi. Tiyatro sahnelerindeki eşsiz başarısını sinemaya da taşıyarak, Yeşilçam'ın altın yıllarında yaklaşık 60 sinema filminde usta işi bir karakter oyuncusu olarak kamera karşısına geçmeyi başardı. Canlandırdığı yan rollerle sinema filmine can katarken, oyunculuğuyla filmlerin izlenebilirliğini artırdı. Ayrıca, Türk sinemasının gelişimine katkı sağlamak amacıyla kurulan Film-San Vakfı'nın kurucuları arasında yer aldı. Vakıfta gerçekleştirdiği değerli hizmetler neticesinde kendisine haklı olarak onur üyeliği unvanı verildi.
Rahatsızlığı, Ölümü ve Sanat Mirası
Yılların getirdiği yoğun ve yorucu çalışma temposu, ne yazık ki sanatçının bedenini yorgun düşürdü. Aziz Basmacı, 1969 yılında çok ağır bir sürmenaj hastalığına yakalandı. Bu amansız ve ağır hastalık, onun sahnelerden kopmasına sebep oldu. Çok sevdiği tiyatro sahnesinden ve sinema setlerinden uzun süre boyunca uzak kalmak zorunda kaldı.
Sanatla geçen ömrünün son demlerinde, 14 Mart 1978'de Ankara'ya gitmek üzere trene bindi. Ne yazık ki seyahat esnasında geçirdiği ani bir kalp krizi sonucu yolda hayatını kaybetti. Bu ani vefat haberi, tüm sanat camiasını ve sevenlerini derin bir yasa boğdu. Ancak usta sanatçının geride bıraktığı meşale tamamen sönmedi.
Sanatçının genlerini gururla taşıyan Yusuf Basmacı ve Nejat Basmacı, günümüzde televizyon ekranlarında yayınlanan çeşitli dizilerde ve popüler reklam filmlerinde boy göstererek babalarından devraldıkları bu sanatsal mirası başarıyla yaşatmaya devam etmektedir.
