İçeriğe Atla
Aysel Gürel fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Aysel Gürel Kimdir?

Türk pop müziğinin yönünü çizen Denizlili şair ve oyuncu Aysel Gürel, Sezen Aksu gibi devlerin seslendirdiği Firuze ve Ünzile gibi efsanevi eserlere can verdi.

Diğer adlar: Aysel Akın, Aysel Ebrem, Delişmen Aysel

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Aysel Gürel Hakkında

Türk müziğinin yönünü değiştiren en güçlü kalemlerden biri olan Aysel Gürel; 7 Şubat 1928 tarihinde Denizli'de dünyaya gözlerini açtı. Babası Ali Rıza Gürel saygın bir savcıydı. Çocukluğunu dört katlı görkemli bir Rum konağında geçiren bu sıra dışı deha, ilk gençlik yıllarından itibaren edebiyatla ve sahne sanatlarıyla yoğruldu. Ailesinin sanata büyük önem vermesi onun yolunu çizdi. Babasının görevi dolayısıyla daha sonra Trabzon'a taşındılar. 15 yaşında Trabzon Halk Evi'nde adım attığı tiyatro sahnesinden, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümüne uzanan kariyerinde her zaman bağımsız ve cesur kimliğiyle parladı. Sanatçı, arkasında dilden dile dolaşacak yüzlerce güfte ve unutulmaz oyunculuk performansları bıraktı. 17 Şubat 2008 tarihinde hayata gözlerini yuman Gürel, 80 yaşında aramızdan ayrıldı.

Trabzon Sahnesinden Ahmet Hamdi Tanpınar Ekolüne

Genç yaşlarda tiyatro aşkıyla yanıp tutuşan Aysel Gürel, Trabzon'da askerliğini yapmakta olan ünlü sanatçı Talat Gözbak yönetiminde ilk sahne deneyimini yaşadı. Henüz ortaokul öğrencisi olan Gürel, ilan üzerine başvurduğu Trabzon Halk Evi bünyesinde, kiliseden bozma bir sinema salonunda sahnelenen klasik eserde Juliet rolüne hayat verdi. Sıskalığına rağmen gösterdiği muazzam başarı, yerel basında ve ailesinde büyük takdir topladı. Lise yıllarında da tiyatro sahnesinden kopmayan genç oyuncu, sahnelediği klasiklerden birini dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün de izlemesiyle büyük bir gurur yaşadı.

Zamanla tiyatro hevesini edebiyat ve şiir tutkusu aldı. Şiir dünyasındaki yolculuğunda Pablo Neruda, Ahmet Haşim ve Faruk Nafiz Çamlıbel gibi dev şairlerin izinden gitti. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünden mezuniyetinin ardından öğretmenlik yapmaya başlayan sanatçı, edebiyat derslerinde öğrencilerine Türkçe sevgisi aşılamak için büyük gayret gösterirken aynı zamanda şiir dünyasında kendi özgün sesini bulmak adına aralıksız çalışmaya devam etti. Üstelik üniversitede Ahmet Hamdi Tanpınar'ın gözde öğrencisiydi. Bu derin eğitim süreci, onun kelimelerle olan sarsılmaz bağını ömür boyu şekillendiren temel taş oldu. Tiyatrodan şiire yönelmesini ise, yazmanın fiziksel hareket yerine zihinsel bir özgürlük sunan konforlu yapısıyla açıklayacaktı.

İki Farklı Ruhun Mücadelesi ve Anneliği

Özel hayatında büyük sorumluluklar üstlenen sanatçı, gazeteci Vedat Ebrem (Vedat Akın) ile evlendi. Bu evlilikten Türk sinemasının efsanevi ismi Müjde Ar ile tiyatro oyuncusu Mehtap Ar dünyaya geldi. İkinci kızına yedi aylık hamileyken eşinden ayrılan Gürel, çocuklarını tek başına, binbir zorlukla büyüttü. Sahnedeki o çılgın, marjinal ve peruklu imajıyla tanınan sanatçının ardında son derece disiplinli ve mazbut bir anne yatıyordu. Müjde Ar, annesinin bu katı ama dürüst yaklaşımlarını, yerleşik toplumsal ikiyüzlülülere karşı yapılmış bilinçli ve zekice bir protesto olarak nitelendirmiştir. Yaşamı boyunca hayatına başka bir erkek almayan sanatçı, çocuklarına edebiyat sevgisi aşılamak için adeta tüm varlığını seferber etti.

Gürel, kendi içinde iki ayrı Aysel barındırdığını dile getirirdi. Bunlardan birincisi; renkli perukasını takan, makyajıyla ilgi odağı olan ve anında sınırları aşabilecek bağımsız bir kadındı. İkincisi ise tamamen entelektüel, kültürlü ve sorgulayan öğretmen Aysel'di. O, yalnızlığın donanımsız zihinler için korkutucu bir uçurum, kendisi gibi donanımlı insanlar içinse muazzam bir lüks olduğuna inanırdı. 300 metrekarelik büyük evinde tek başına ama fikirleriyle son derece kalabalık bir hayat sürerken, aşkı da sekse giydirilmiş kibar bir kılıf ve geçici bir obsesyon olarak görür, insanın patatese dahi aşık olabileceğini savunarak 'Ben çelloya aşığım' derdi.

Türk Pop Tarihine Yön Veren Güfteler ve Sinema Yolculuğu

Aysel Gürel, deniz tutkusu ve Karadeniz'de büyürken atlattığı boğulma tehlikelerinden esinlenerek şarkı sözlerinde sıklıkla 'vurgun' temasını işledi. Türk pop müziğinin efsanevi isimleri olan Sezen Aksu, Sertab Erener ve Nilüfer gibi devlerin seslendirdiği Firuze ve Ünzile gibi yüzlerce ölümsüz eserin güftesine imza atarak müzik tarihinde derin izler bıraktı. Şiir dilini müziğe başarıyla entegre eden bu benzersiz yetenek, şarkı yazarlığının yanı sıra 'Şiir Şimdi' ve 'Senin İçin Sana Değil' adlı iki şiir kitabı yayımladı. Ayrıca beyaz perdede de adıdan söz ettiren Gürel, birçok sinema yapımında önemli roller üstlendi.

Gürel'in rol aldığı bazı önemli sinema filmleri şunlardır:

  • Fosforlu Cevriye
  • Meyhane Köşeleri
  • Tek Kollu Canavar
  • Gümüş Gerdanlık
  • Silemezler Gönlümden
  • Tantana Kardeşler
  • Yansın Bu Dünya

Sanatçı, popüler müzik sektöründeki yozlaşmaya, içi boşaltılan liriklere ve sanatsal derinlikten uzaklaşan yapımcılara karşı her zaman eleştirel bir duruş sergiledi. Son olarak bir reklam projesiyle izleyici karşısına çıkan Aysel Gürel, iki aydır pençesinde olduğu akciğer kanserine yenik düşerek Metropolitan Florence Nightingale Hastanesi'nde vefat etti. Onun vefatı tüm sanat camiasında derin bir keder yaratırken, kelimeleriyle yarattığı kültürel miras günümüzde de popülerliğini korumaya devam etmektedir.