Türk edebiyatının en üretken kalemlerinden biri olan Ayşe Kulin, 26 Ağustos 1941 tarihinde İstanbul'un Beyazıt semtinde dünyaya gözlerini açtı. Yazar, akıcı dili ve sürükleyici kurgularıyla tanınarak edebi kariyeri boyunca geniş kitlelere ulaşmayı başaran çok yönlü bir gazetecidir. Başarılı edebiyatçı Başak burcunun özelliklerini taşır.
Çocukluktan Gençliğe Uzanan Sanat Aşkı
Babası Bosna kökenli Muhittin Bey, Çerkes asıllı annesi ise Hatice Sitare Hanım olan yazarın çocukluk yılları Ankara ve İstanbul arasında şekillendi. İlkokul eğitimine Ankara'da başlayan Kulin, öğretmeninden gördüğü şiddet nedeniyle eğitim hayatına henüz çocuk yaşta bir sene ara vermek zorunda kaldı. Döndüğü okulun adı daha sonra Ankara Koleji oldu.
Ortaöğrenimini tamamlamak amacıyla adım attığı Arnavutköy Amerikan Kız Koleji bünyesindeki edebiyat bölümünden 1961 yılında yatılı yedi senelik eğitimin ardından mezun oldu. Bu dönemde yazar olmaya kesin olarak karar verdi. Koleji bitirdiği yıl, Büyükada'da tanıştığı fabrikatör İsmail Bey'in İngiltere eğitimli oğlu Mehmet Sarper ile yaşamını birleştiren genç yazar, eşinden aldığı eğitim sözüyle birlikte Avrupa'nın çeşitli şehirlerini gezerek sosyoloji eğitimi almak üzere Londra'ya yerleşti. Ancak London School of Economics'teki eğitimini peş peşe doğan çocukları Mete ve Ali nedeniyle yarıda bırakarak Türkiye'ye dönüş yapmak durumunda kaldı. Çiftin evliliği 1964 senesinde boşanmayla nihayete erdi. Ardından 1967 yılında Eren Kemahlı ile evlenen yazarın bu beraberlikten de Kerim ve Selim adını verdiği iki oğlu dünyaya geldi. Kemahlı ile olan birlikteliği de 1980'de son buldu.
Medya Sektöründen Edebi Zirveye
Edebi kariyerine başlamadan önce uzun yıllar boyunca çeşitli gazete ile dergilerde muhabirlik ve editörlük görevlerini üstlenerek basın camiasında aktif çalıştı. Özellikle 1967 yılından itibaren iki sene boyunca otomotiv odaklı bir süreli yayının yazı işleri müdürlüğünü yürüterek sektörel tecrübe kazandı. Cumhuriyet, Dünya ve Sabah gibi köklü basın kuruluşlarında yazıları yayımlanan Kulin, televizyon, sinema ve reklam dünyasında da yapımcı, sanat yönetmeni ve senarist kimlikleriyle adından söz ettirmeyi bildi.
Büyük sabır gösteren Kulin, yirmi beş yıllık bir bekleyişin ardından ilk öykü kitabı olan Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında okurlarla buluşturmayı başardı. Kitaptaki Gülizar öyküsünden Kırık Bebek adıyla sinemaya uyarlanan senaryo, 1986'da Kültür Bakanlığı Ödülü kazanarak yazarın sinema arenasındaki başarısını belgeledi. Ayaşlı ve Kiracıları dizisindeki sanat yönetmenliği çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nden prestijli bir ödül elde eden Kulin, edebi çalışmalarına hız verdi. Klasik müzik sanatçısı Münir Nurettin Selçuk'un hayatını ele aldığı biyografik nitelikteki Bir Tatlı Huzur çalışması, 1996 senesinde kitap raflarındaki yerini aldı. Aynı sene yayımlanan Foto Sabah Resimleri öyküsüyle Haldun Taner Öykü Ödülü'nü alan yazar, bir sonraki yıl bu öyküyü barındıran eseriyle Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kucakladı.
Kulin'in çocukluk arkadaşı Aylin Devrimel'in gizemli yaşamını kaleme aldığı biyografik romanı Adı: Aylin, 1997'de yayımlandığı andan itibaren çok satanlar listesine yerleşti. Bu roman yazara Yılın Yazarı ödülünü kazandırdı. Bosna Savaşı'nı anlattığı Sevdalinka ile seramik sanatçısı Füreya Koral'ın yaşamını aktardığı Füreya romanları, edebiyat dünyasında sarsılmaz bir yer edindi. Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu'nun mücadelesini konu alan Köprü romanı ise dürüst bir bürokrat modelini gelecek nesillere sunma amacıyla kaleme alındı.
Yazarın geniş kitlelerce beğeni toplayan ve ekranlara uyarlanan bazı başyapıtları şunlardır:
- Köprü: Televizyon ekranlarına dizi olarak taşınan sürükleyici eseri.
- Veda: Televizyon dizisi formatında 2012 yılında izleyicilerle buluşan tarihi romanı.
- Türkan: Hem televizyon dizisi hem de tiyatro oyunu olarak sahnelenen biyografik eseri.
Ödüllerle Taçlandırılan Toplumsal Katkılar
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile Turkcell iş birliğinde yürütülen Kardelenler projesine destek veren yazar, bu kitabın gelirini tamamen kız çocuklarının eğitimine bağışladı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türk diplomatlarının sergilediği çabaları konu edinen Nefes Nefese romanı, 2016 yılında İtalya'nın saygın edebiyat ödüllerinden Premio Roma'yı kazandı. Yazardan izinsiz olarak radyoda okunan Füreya, Sevdalinka ve Köprü kitapları için açılan tazminat davası, TRT'nin mahkumiyetiyle sonuçlandı. Toplumsal duyarlılığıyla öne çıkan yazar, 2023 yılında tüm edebi mirasını korunması amacıyla TED İstanbul Koleji Vakfı kütüphanesine devretti. Sanatçı günümüzde UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi olarak dünya çocuklarının haklarını savunmak amacıyla çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol oynamaktadır.
.jpg?width=640)