Ayşe Kara, yöneldiği derinlikli tarihi ve toplumsal temalarla modern Türk edebiyatının dikkat çeken kalemleri arasında yer almaktadır. Eğitim hayatının ardından edebi üretime yönelmiştir. İlk öğrenim hayatını İstanbul'da tamamladıktan sonra çeşitli alanlarda özel eğitimler alan yazar, edebi yolculuğuna farklı dergilerde kaleme aldığı yazılarla adım atmıştır.
Edebi Gelişimi ve Dergi Yazıları
Yazın hayatına farklı türlerde edebi eserler üreterek başlayan Ayşe Kara, edebiyat dünyasında ilk olarak süreli yayınlardaki çalışmalarıyla görünürlük kazandı. Yazarın kaleme aldığı çeşitli öykü, deneme, seyahat izlenimleri ve şehir odaklı yazıları şu önemli süreli yayınlarda okurlarla buluşmuştur:
- Hece
- Hece Öykü
- Türk Edebiyatı
Tarihi Romanları ve Ödüllü Eserleri
Tarihi roman alanındaki ilk ciddi çıkışını Refia Sultan - Bir Tanzimat Prensesi eseriyle yapan yazar, bu çalışmasıyla edebiyat çevrelerinde dikkatleri üzerine çekmiştir. Eserde, Türkiye coğrafyasının tarihsel batılılaşma öyküsü hanedan üyesi bir prenses üzerinden ayrıntılı bir şekilde okura sunulmaktadır.
Yazarın bir diğer önemli eseri Lâl'dir. Bu romanda, imparatorluktan cumhuriyete geçiş döneminde yaşanan büyük coğrafi ve toplumsal kırılmaları bir ailenin tarihi üzerinden işleyen Kara, bu başarısıyla Türkiye Yazarlar Birliği tarafından düzenlenen 'Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları' değerlendirmesinde 2010 yılı roman ödülüne layık görülmüştür.
İstanbul'un fethini Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu cephelerinden çift taraflı olarak ele alan Kara, bu tarihi hikayeyi İstanbul'un Çağrısı romanında doğrudan şehrin diliyle aktarmıştır.