Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en prestijli birimlerinde uzun yıllar görev yapan emekli Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen, 1996 yılındaki tarihi Kardak Operasyonu ile adını tüm Türkiye'ye duyurdu. 1965 yılında Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde dünyaya gelen Türkşen, asker babasının izinden giderek deniz kuvvetlerine katıldı. Kariyeri boyunca kritik operasyonlarda liderlik üstlenen deneyimli subay, hapis cezalarıyla sınanan askeri geçmişinin ardından günümüde eğitmenlik ve yazarlık yapmaktadır. Vatansever kimliği ve kriz anlarındaki kararlılığıyla tanınan Türkşen, zorlu mücadelelerle dolu bir yaşam sürdü.
Askeri Kariyeri ve Kardak Operasyonu
Ali Türkşen, 1987 yılında Deniz Harp Okulu makine mühendisliği denkliği programından mezun olarak orduya katıldı. Askerlik yaşamında en büyük tutkusu olan SAT komandoluğunu seçti. SAT bünyesinde geçirdiği yıllar boyunca askeri alanda son derece kritik kabul edilen birçok disiplinde derinlemesine uzmanlaştı:
- Açık ve kapalı devre dalış cihazlarıyla dalış
- Serbest paraşüt ve atış eğitimleri
- Hayatı idame ve küçük birlik harekatı
- Kapalı mahal harekatı ve yakın dövüş
Genelkurmay Başkanlığı da dahil olmak üzere ordunun farklı kademelerindeki karargahlarda başarıyla görev yaptı. Kurmaylık unvanını aldıktan sonra, 2002 senesinde ABD Deniz Harp Akademisi eğitimini tamamlayarak vizyonunu genişletti. İstanbul Üniversitesi bünyesinde yüksek lisans derecesini de alan Türkşen, askeri kariyeri boyunca iki büyük operasyonla tarihe geçti. İlk olarak 1993 yılında 14,5 ton uyuşturucu barındıran Lucky-S gemisinin ele geçirilmesinde aktif görev aldı. Ardından 1996'da Türkiye ile Yunanistan'ı savaşın eşiğine getiren Kardak Krizi esnasında, kayalıklara Türk bayrağını diken kahraman SAT timinin komutanlığını yürüttü.
Balyoz Davası ve Hasdal Yılları
Askeri kariyerinin zirvesindeyken son derece ağır ve haksız suçlamalarla karşı karşıya kalan Ali Türkşen, kamuoyunda Balyoz Davası adıyla bilinen tartışmalı süreç kapsamında tutuklandı. Hasdal Askeri Cezaevi'nde yaklaşık üç buçuk yıl tutsak kaldı. Davada 16 yıl hapis cezasına çarptırılmasına rağmen asla vazgeçmedi. Demir parmaklıklar arkasındayken yaşadıklarını ve SAT anılarını kaleme aldı. Bu cezaevi sürecinde, anılarını ve askeri tecrübelerini paylaştığı "Kardak'ta Kahraman, Hasdal'da Esir" ile "1963'ten Günümüze SAT Komandoları ve Anılarım" başlıklı iki önemli kitap kaleme aldı. Kitapları ve tahliyesinin ardından basına verdiği demeçler gerekçe gösterilerek askeri savcılık tarafından hakkında yeni soruşturmalar açıldı. Türkşen, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği hak ihlali kararının ardından 19 Haziran 2014'te özgürlüğüne kavuştu.
ATAK Akademi ve Siyaset Yaşamı
Cezaevi sonrasında 2015 yılında Deniz Kurmay Albay rütbesiyle kendi isteğiyle emekli oldu. Askerlikten sonra kader arkadaşı emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş ile omuz omuza vererek ATAK Akademi'yi faaliyete geçirdi. Meslek yaşamında edindiği zor şartlarla mücadele, liderlik, kriz anında karar alabilme ve takım ruhu gibi paha biçilemez tecrübelerini, ATAK Akademi çatısı altında kendisini geliştirmek isteyen her kesimden sivil katılımcıyla paylaşmaktadır.
Akademi bünyesinde Eylül 2015 itibarıyla yeni bir sayfa açan Türkşen, İstanbul Yelken Kulübü çatısı altında yetişkinlere yönelik kapsamlı sabit salma yelkenli yat eğitimleri sunmaya başladı. Ayrıca spora büyük ilgi duyan emekli asker, 2001 yılından bu yana Aikido sporuyla ilgilenmekte ve 2. Dan siyah kuşak taşımaktadır. Sivil yaşamındaki aktif duruşunu siyasete de taşıyan Türkşen, 25 Ekim 2017'de İyi Parti bünyesine katıldı. 24 Haziran 2018 seçimlerinde milletvekili adayı oldu fakat seçilemedi. Özel hayatında Sevim Türkşen ile evli olan Ali Türkşen'in, Serhan adında bir oğlu bulunmaktadır.
