Ali Seydi Armaner, 1870 yılında Erzincan'da dünyaya gelen, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanan süreçte bürokrat, eğitimci ve siyasetçi kimliğiyle öne çıkan bir devlet adamıdır. Mülkiye Mektebi mezuniyetinin ardından yurdun dört bir yanında idari vazifeler üstlenmiştir. Babası Süvari Mirlivası Hacı Üzeyr Paşa, annesi ise Safiye Hanım'dır. Eğitim ve devlet yönetimi alanlarında derin izler bırakarak 1933 yılında İstanbul'da yaşamını yitirmiştir.
Eğitim Hayatı ve Bürokrasiye Girdiği İlk Yıllar
Gençlik yıllarını Erzincan'da geçiren Ali Seydi Bey, ilk ve orta öğrenimini doğduğu şehirde tamamladı. Ardından Askerî Rüştiyeyi bitirerek eğitimine İstanbul'da, Mülkiye Mektebi İdadî bölümünde devam etti. Bu okulun yüksek kısmından 7 Ağustos 1891 tarihinde başarıyla mezun oldu. Mezuniyetinin hemen sonrasında, 3 Ekim 1891'de Şûrayı Devlet Dahiliye Dairesi kaleminde aday memur olarak göreve başladı. Devlet kademelerindeki çalışkanlığı sayesinde 30 Aralık 1893 günü ikinci sınıf mülazımlığa terfi ettirildi. Daha sonra 12 Ocak 1895'te Hazine-i Hassa Tahrirat Kalemine atandı. Kısa süre içinde yeteneğiyle fark yaratarak 6 Nisan 1896'da aynı kalemin mümeyyizliğine getirildi. Genç bürokrat, memuriyet görevlerinin yanı sıra eğitimcilik yönünü de göstermeye başlamıştı. Farklı mekteplerde öğretmenlik yaptığı başlıca dersler şunlardır:
- Nümune-i Terakki Mektebinde hesap, hendese, kitabet, imla ve tarih,
- Üsküdar İdadisinde belagat, inşa ve edebiyat,
- Sanayi Mektebinde riyaziye ve Osmanlı lisanı.
Bağdat Görevi ve İdari Yükseliş
Ali Seydi Bey, 30 Aralık 1896 tarihinde Bağdat Arazi-i Seniye Komisyonuna memur olarak tayin edildi. Irak bölgesindeki görevi sırasında eğitim faaliyetlerini de aksatmadan sürdürdü. Bağdat İdadisinde edebiyat, ahlâk, tarih, malûmat fenniye ile ilm-i servet derslerini okuttu. Bunlara ek olarak Ermeni Mektebinde Osmanlı lisanı öğretmenliği de yaptı. Başarılı çalışmaları neticesinde, 21 Ocak 1898'de komisyon üyeliğine ve tahrirat başkâtipliğine yükseltildi. 17 Mart 1901'de yeniden Hazine-i Hassa İdaresine mümeyyiz sıfatıyla döndü. Buradaki görevinin yanında, 15 Şubat 1903'te Mercan İdadisi kitabet öğretmenliği sorumluluğunu da üstlendi.
Osmanlı coğrafyasındaki tecrübesiyle tanınan Ali Seydi Bey, 13 Nisan 1907 tarihinde Bağdat, Basra ve Musul Emlâk-i Hümayun İdareleri ile Dicle Hamidiye Vapur İdaresinin işlemlerini denetlemekle görevlendirildi. Saltanat değişikliğinden dolayı bir süre görev alamayan Ali Seydi Bey, Osmanlı tarihini özgün şekilde hazırlamak için 20 Haziran 1909 iradesiyle kurulan heyete daimi üye olarak seçildi. Ardından 8 Eylül 1909'da Mülkiye Müfettişliğine atanarak idari kariyerine döndü.
Valilikler, Sancak Yöneticiliği ve Akademik Yđllar
Bürokraside hızla ilerleyen Ali Seydi Bey, 4 Aralık 1913'te Adana Vali Vekilliği görevine başlatıldı. Adana'daki bu geçici valilik görevi 10 Mart 1914 tarihinde sona erdi. Yıl içerisinde yükselişini sürdürerek 30 Ekim 1914'te Mülkiye Teftiş Heyeti Genel Müdür Vekilliğine atandı. Bir yıl sonra, 13 Ekim 1915'te Bolu Sancağı Mutasarrıfı olarak yeni bir bölgeye gönderildi. Başarılı yönetimiyle dikkat çekince 1 Aralık 1917'de Çatalca Sancağı Mutasarrıflığına tayin edildi. Kariyerinin zirve noktalarından biri ise 9 Temmuz 1918'de Mamuretülaziz (Elazığ) Valiliğine atanması oldu. Ancak 22 Mayıs 1919'da Damat Ferit Hükûmeti tarafından görevden alınarak açığa çıkarıldı.
Damat Ferit Hükûmeti tarafından görevinden uzaklaştırıldıktan sonra akademik çalışmalara yönelen tecrübeli yönetici, 1 Ekim 1919'dan 29 Nisan 1924 tarihine kadar Mülkiye Mektebinde Resmi Yazışma Usulü dersini okuttu. Hemen ardından 4 Ekim 1924 ile 13 Aralık 1926 tarihleri arasında Diplomatik Yazışma dersini verdi. Eğitimcilik kariyerine Galatasaray Sultanisi, İstanbul ve Vefa idadilerinde yürüttüğü tarih öğretmenlikleri de eklendi. Ayrıca, ilerleyen yıllarda şu kurumlarda da dersler vermiştir:
- Mülkiye Mektebinde Resmi Yazışma Usulü ve Diplomatik Yazışma,
- Galatasaray Sultanisi, İstanbul ve Vefa İdadilerinde tarih,
- Ermeni Mektebinde Osmanlı lisanı.
Siyasi Hayatı, Vefat Vakti ve Aile Yaşamı
Ali Seydi Bey, yaşamının son yđllarında parlamentoya girerek siyasi hayata adım attı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dördüncü döneminde, Trabzon Milletvekili Hakkı Sofu Bey'in vefat etmesi üzerine boşalan milletvekilliği için CHP adayı gösterildi ve 24 Nisan 1933'te parlamentoya seçildi. Ne var ki meclise girdikten kısa bir süre sonra amansız bir hastalığa yakalandı. Tedavi görmek üzere İstanbul Cerrahpaşa Hastanesi'ne yatırıldı. Tüm müdahalelere rağmen sağlığına kavuşamayarak 2 Ağustos 1933'te vefat etti. Cenazesi Topkapı mezarlığında toprağa verildi.
Eşi Şekûre Hanım ile evliliğinden Hasan Sadi isminde bir oğlu dünyaya gelmiştir. Ailesi, Cumhuriyet döneminde yürürlüğe giren kanunla birlikte Armaner soyadını almıştır.