Türk edebiyatının ilk sembolist şairleri arasında yer alan Ali Mümtaz Arolat, 23 Temmuz 1897 tarihinde İstanbul'un Cihangir semtinde dünyaya geldi. Hece ölçüsüyle kaleme aldığı aşk ve tabiat temalı eserleriyle adını duyuran sanatçı, hem edebi üretkenliği hem de uzun yıllar sürdürdüğü bankacılık kariyeriyle tanınmaktadır. Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanan yaşamında hece vezninden serbest vezne uzanan bir köprü kuran Arolat, Türk şiirinde kendine özgü ve derin bir iz bırakmıştır.
Eğitim Hayatı ve Birinci Dünya Savaşı Dönemi
Genç yaşta edebiyata ilgi duyan şairin çocukluğu ve ilk gençliği eğitim hayatındaki zorluklar ve savaşın gölgesinde şekillendi. Eğitimine ilk olarak Burhan-ı Terakki Mektebi çatısı altında adım atan Arolat, daha sonra Alman Mektebi bünyesinde eğitim görmeye başladı. Buradaki bir yıllık sürecin ardından yaşadığı ciddi bir sağlık problemi nedeniyle okuluna tam bir sene boyunca ara vermek zorunda kaldı. Sağlığına kavuşmasının ardından eğitim yolculuğuna önce Nümune-i Terakki Mektebi'nde, ardından ise Osmanlı entelektüel hayatının merkezi olan Galatasaray Lisesi'nde devam etti. Lisede eğitim gördüğü sıralarda edebiyata ve şiire karşı büyük bir ilgi duymaya başladı. İlk yaratıcı şiir denemelerini bu okulun sıralarında yaparken, yazdığı ilk şiirleri "Seza" takma adıyla Şair ve Nedim gibi dönemin popüler dergilerinde yayımlama fırsatı buldu.
Genç şairin eğitim hayatı, Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle beklenmedik bir dönüm noktasına ulaştı. Vatan savunmasına katılmak amacıyla Galatasaray Lisesi'ndeki öğrenimini yarıda bırakan Arolat, cepheye gitmekten çekinmedi. Savaş bittikten sonra yarım kalan eğitim hayatını tamamlamak üzere geri dönen Arolat, üç yıl süren bir çalışmanın ardından öğrenimini Ticaret Lisesi'nde başarıyla bitirdi. Savaş dönemi, onun dünyaya ve insan ilişkilerine bakışını şekillendirdi.
Dergâh Günleri ve şiirindeki Tematik Gelişim
Ali Mümtaz Arolat, edebiyat dünyasında farklı takma isimler kullanarak adından söz ettirmeyi bildi. Ünlü edebiyatçı Celal Sahir'in çıkardığı Kitaplar dergisinde şiirlerini "Ali Hasan" imzasıyla okuyucuya sundu. Kendi gerçek adıyla eserlerini yayımlaması ise Yeni Mecmua ve Yahya Kemal'in edebi liderliğini üstlendiği Dergâh dergisi ile gerçekleşti. Dergâh dergisinin edebi kadrosunda çok aktif bir rol oynayan şair, bu yayın organında tam 42 şiir yayımlayarak derginin en üretken isimlerinden biri haline geldi.
Şairin edebi dünyasında öne çıkan ve sıkça işlediği belirli izlekler bulunmaktadır. Sanatçı, eserlerinde özellikle hissi ve doğaya dair unsurları ustalıkla harmanlamıştır. Onun şiirlerinin omurgasını oluşturan başlıca temaları şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Aşk ve ölüm arasındaki felsefi bağ
- Yoğun bir yalnızlık ve ruhsal karamsarlık
- Doğanın huzur veren ve melankolik yönünü ele alan tabiat tasvirleri
- Gurbet hissiyle birleşen derin bir özlem ile hayata bağlayan umut
Arolat'ın şiirsel tarzı zaman içinde önemli bir biçimsel evrim geçirdi. Sanat hayatının başlarında hece vezniyle eserler veren şair, zamanla daha özgür bir söleyiş arayışına girerek serbest vezne yöneldi. Şiirlerinde üçlükleri yoğun bir şekilde kullandı. Türk edebiyatında kurallı terza-rima biçiminin başarılı örnekleri arasında kabul edilen "Kaval" ve "Denize Atılan Taşlar" isimli şiirleri yazdı. Sanatçı, 1926 yılında ilk şiir kitabı olan Bir Gemi Yelken Açtı'yı neşretti. İkinci şiir kitabı olan Hayal İkliminden Dönen Diyor Ki'nin basılması ise uzun bir aranın ardından ancak 1960 yılında mümkün olabildi.
Aile Kökeni, Bankacılık Yılları ve Emeklilik
Şairin soy ağacı ve aile kökeni, Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri ve bürokratik elitlerine kadar uzanmaktadır. Babası, I. Dünya Savaşı yıllarında Doğu Cephesi'nde 3. Ordu Komutanlığı görevini yürüten Hasan İzzet Paşa'dır. Annesi ise Fatma Refia Hanım'dır. Seçkin bir ailede büyüyen Arolat, evlilik hayatını 1923 yılında Fitnat Hanım ile birleştirdi. Fitnat Hanım, Binbaşı Mehmet Nuri Bey (Altınanıt) ile Güzide Hanım'ın kızıdır. Ali Mümtaz Arolat ve Fitnat Hanım'ın bu evliliğinden dünyaya gelen beş erkek çocukları oldu. Şairin soyu sonraki nesillerde de sanatla bağını koparmamış, torunlarından Metin Arolat pop müzik şarkıcısı olarak geniş kitlelerce tanınmıştır.
Edebi faaliyetlerinin yanı sıra geçimini bankacılık sektörü üzerinden sağlayan Arolat, iş hayatında disipliniyle bilinen bir isimdi. Farklı bankalarda çeşitli görevler üstlendikten sonra, 1926 yılında Türkiye İş Bankası bünyesinde çalışmaya başladı. Burada İş Bankası Umum Muhasebe Müdürü sıfatıyla 1962 yılına kadar tam 36 yıl aralıksız hizmet verdi. 1962 yılında bu önemli görevinden emekliye ayrıldı. Emekliliğinin ardından İstanbul'da sessiz bir yaşam tercih eden ünlü şair, 4 Eylül 1967 tarihinde doğup büyüdüğü bu şehirde yaşama gözlerini yumdu. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.