Ali Hikmet Ayerdem, Türk Kurtuluş Savaşı'nda cephede ve cephe gerisinde üst kademelerde görev yapmış, savaşın ardından ise mecliste milletvekili olarak hizmet etmiş önemli bir Türk askeri ve siyasetçidir. 1877 senesinde Yenişehr-i Fener'de doğan Ayerdem, askeri yeteneğiyle dikkat çekerek vatan savunmasında en ön saflarda yer almıştir. Ülkesinin kaderini belirleyen muharebelerde kritik sorumluluklar üstlenen bu kahraman komutan, 21 Mart 1939 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetmiştir. Cenazesi öncelikle İstanbul'da defnedilmiştir. Sonrasında ise mezarı, törenle başkent Ankara'ya nakledilmiştir.
Askeri Eğitimi ve Cephedeki İlk Yılları
Askerlik mesleğine adım atan Ali Hikmet Bey, 1899 senesinde Harp Okulu eğitimini tamamlayarak mezun oldu ve ordu saflarına katıldı. Ardđndan askeri bilgisini ve yeteneklerini daha da geliştirmek amacıyla eğitimine devam ederek 1902 yıllında Harp Akademisi'ni başarıyla bitirdi. Mezuniyetinin ardından Osmanlı ordusunda göreve başlayarak, 31 Mart İsyanı'nı bastırmak için oluşturulan Hareket Ordusu bünyesinde görev aldı. Hareket Ordusu'ndaki bu vazifesinin sonlanmasının hemen akabinde, Osmanlı İmparatorluğu'nun kaderini etkileyen Balkan Savaşları'nda da cephede aktif olarak mücadele etti. Balkan harbinin hemen sonrasında başlayan I. Dünya Savaşı'na katılarak farklı cephelerde aktif şekilde savaştı ve Osmanlı ordusunun vatan savunmasında gösterdiği direnişe canla başla katıldı. Çeşitli cephelerde kazandığı bu büyük tecrübeler, onu ulusal kurtuluş mücadelesine hazırlayan en önemli dönüm noktaları oldu.
Millî Mücadele Dönemi ve Büyük Taarruz
Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Dünya Savaşı nihayetinde yenik sayılmasının ardından, vatanın bağımsızlığına kavuşması amacıyla 28 Ocak 1921 tarihinde Anadolu'ya geçerek Millî Mücadele saflarına katılma kararı almıştır. Direniş saflarına katılmasıyla birlikte derhal kritik görevlere atandı. Anadolu topraklarında göreve başlamasının hemen ardından, Mart ve Mayıs 1921 tarihleri arasındaki dönemde 12. Tümen komutanlığı vazifesini üstlenerek cephedeki birliklerin komutasını yürüttü. Tümen komutanlığı görevini tamamlamasının akabinde, savunma yönetiminde idari sorumluluklar üstlenmek amacıyla Millî Müdafaa Vekâleti Müsteşarlığı makamına atanarak cephe gerisinde önemli çalışmalar yürüttü. Bu kritik bürokratik görevde bulunduğu süre boyunca ordunun ihtiyaç duyduğu lojistik desteklerin organizesinde büyük sorumluluklar almıştır. Millî mücadelenin ve bağımsızlık savaşının en kritik safhasını teşkil eden Büyük Taarruz sırasında 2. Kolordu komutanı olarak cephedeki yerini aldı. Yönettiği bu kolorduyla büyük zaferlerin kazanılmasında rol oynadı.
Cumhuriyet Yılları ve Siyasi Hayatı
Kurtuluş Savaşı'ndaki büyük başarıların ardından, ülkenin yönetiminde rol almak üzere siyaset sahnesine adım attı. Gazi komutan, 19 Ocak 1923 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerde TBMM 2. Dönem Bursa mebusu olarak seçilerek parlamento çatısı altında görev yapmaya başladı. Ancak meclisteki görevi uzun sürmedi. Orduya olan sevgisi ve vatan savunmasına cephede devam etme isteği nedeniyle 1924 yıllında mebusluktan istifa etti. Bursa mebusluğu görevinden istifa ettikten hemen sonra, büyük bir bağlılık duyduğu orduya dönerek askeri vazifesine kaldığı yerden devam etti. Ordu bünyesinde üstün liyakatle hizmet etmeye devam eden Ayerdem, emeklilik zamanı gelene dek görevini sürdürdü. Uzun yıllar sürdürdüğü başarılı askeri kariyerini noktalamak amacıyla 26 Mayıs 1935 tarihinde kendi isteği üzerine Korgeneral rütbesindeyken emekliye ayrıldı. Askeri üniformasını çıkardıktan sonra ülkesine sivil idarede katkı sunmayı amaçlayan tecrübeli devlet adamı, vakit kaybetmeden siyaset sahnesine geri döndü. Bu doğrultuda 1935-1939 yılları arasında Gaziantep milletvekili sđfatıyla parlamentoda yer alarak ülkenin kalkınması için yasama faaliyetlerine katıldı. Milletvekilliği görevi devam ederken 21 Mart 1939 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Naaşı ilk olarak İstanbul Zincirlikuyu'daki mezarlığına defnedildi. Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri, 29 Kasım 1988 tarihinde alınan kararla birlikte Ankara'da yer alan Devlet Mezarlığı'na resmi törenle nakledilmiştir.
