Türk edebiyatının üretken kalemlerinden biri olan Ali Haydar Haksal, 16 Mayıs 1951 tarihinde Bingöl'ün Yayladere ilçesine bağlı Hasköy'de dünyaya gelmiştir. Geleneksel değerleri, tasavvufi derinliği ve dini motifleri modern öykücülükle harmanlayan yazar, yarım asra yaklaşan edebiyat yolculuğunda kurucusu olduğu Yedi İklim dergisiyle kültürel bir ekolün inşasına öncülük etmiştir. Eğitmen bir babanın ve müderris soyundan gelen bir ailenin ferdi olarak, Doğu Anadolu'nun zorlu şartlarından İstanbul'un hareketli entelektüel hayatına uzanan sıra dışı bir yaşam öyküsüne sahiptir.
Çocukluk Yılları ve Zorlu Eğitim Mücadelesi
Fatma Hanım ve eğitmen Mustafa Celalettin Haksal'ın oğlu olan yazar, Müderris İsmail Hakkı Efendi'nin torunudur. 1960 senesinde babasını kaybetti. İlköğrenimini doğduğu köydeki Hasköy İlkokulunda tamamladıktan sonra zorlu hayat şartlarıyla mücadele etmek zorunda kaldı. Eğitim hayatına beş yıl ara verdi. Elazığ İmam Hatip Okulundan 1975 senesinde mezun olarak lise eğitimini başarıyla bitirmeyi başardı. Yükseköğrenimini ise Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde tamamlayarak 1979 yılında buradan mezun oldu. Eğitime olan büyük sevdası onu Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Düşüncesi Anabilim Dalında yüksek lisans yapmaya yöneltti. Burada Kur'an-ı Kerim'de Güzel Kavramı başlıklı yüksek lisans tezini hazırlayarak akademik bir birikim edindi.
Çok Yönlü Bir Kariyer ve Edebiyat Yolculuğu
Yazın dünyasına tam anlamıyla adım atmadan evvel bir müddet tarım işleriyle meşgul olarak toprakla uğraştı. Ardından metropol hayatına adım atarak İstanbul'da uzun yıllar serbest ticaretle meşgul oldu. Kardeşleriyle birlikte Maltepe'de inşaat malzemeleri satan bir aile şirketi kurarak iş hayatında aktif rol üstlendi. MÜSİAD üyeliğiyle de iş dünyasındaki varlığını sürdürdü. Edebiyatçılığının yanı sıra sivil toplum ve siyaset alanlarında da çeşitli görevler almaktan geri durmadı. Fazilet Partisi İlçe Başkanlığı vazifesini üstlenen yazar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde başkan danışmanlığı görevini yürüttü.
Edebiyata olan ilgisi lise yıllarında filizlenmişti. Kaleminden dökülen ilk hikaye olan 'Tıkırtı', 1975 yılında Millî Gazete sütunlarında ilk kez okuyucuyla buluştu. Yazılarında bazen Yasir Vurgun veya Mahmut Mustafaoğlu gibi farklı müstear isimleri kullanmayı tercih etti. Yeni Devir, Millî Gazete, Düşünce, Mavera, Hece, Kaçak Yayın ve Yönelişler gibi prestijli mecmualarda yazıları neşredildi. Ayrıca Millî Türk Talebe Birliği bünyesinde kurucu olarak yer alıp Talebe Gazetesi'nin kültür sanat bölümünü idare etti.
Türk edebiyatında okul niteliği taşıyan Yedi İklim dergisi, 1987 yılında Osman Bayraktar, Mustafa Çelik ve Âlim Kahraman ile kuruldu. Kısa süre sonra bu kadroya Kâmil Eşfak Berki, İlhan Kutluer, Hasan Aycın, İbrahim Usul ve Ali Göçer gibi kıymetli isimler dahil oldu. Derginin genel yayın yönetmenliğini, sahipliğini ve yazı işleri müdürlüğünü üstlenerek edebiyat dünyasına çok sayıda yeni yetenek kazandırdı. Yedi İklim dergisi 1989 ile 1992 yılları arasında yayımına bir süre ara vermek zorunda kalsa da yazarın büyük azmi ve özverisi sayesinde 1992'den itibaren yayın hayatını kesintisiz bir biçimde sürdürdü.
Kültürel Mirası ve Aldığı Ödüller
Ali Haydar Haksal, kaleme aldığı yetkin eserlerle edebiyat dünyasına pek çok saygın ödüle layık görülmüştür. Yazarın dini ve kültürel motiflerle bezediği hikayeleri, tasavvufi unsurları modern bir dille okuyucuya aktarmaktadır. Ali Haydar Haksal, evlidir ve beş çocuğu vardır. Yazar, zengin edebi üretimini günümüzde de devam ettiriyor. Kendisinin edebiyat dünyasında taçlandırılan başarılarından bazıları şunlardır:
- Türkiye Yazarlar Birliği Hikaye Ödülü (1987): Sesim Bana Yetmiyor adlı öykü kitabıyla değer görülmüştür.
- Tuzla Belediyesi Roman Yarışması İkinciliği: Yitik Yaşamın Güncesi isimli romanıyla elde ettiği bir başarıdır.
- Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması Ödülü (2013): Güneşe Koşan Adam öykü kitabıyla bu anlamlı ödülü kazanmıştır.
- Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi Özel Ödülü (2013-2014): Sezai Karakoç üzerine yürüttüğü kapsamlı ve titiz inceleme çalışmaları nedeniyle layık bulunmuştur.
