Eğitim Hayatı ve İlk Yılları
Osmanlı modernleşme döneminin önemli eğitimcilerinden olan Ali Cevat, İstanbul'un tarihi semtlerinden Üsküdar'da dünyaya gözlerini açtı. Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen coğrafyacının babası, Tosyalı Reşid Efendizâde olarak tanınan şair ve Yanya Defterdarı Mehmet Emin Nüzhet Bey'dir. Ailesinin kökleri Kastamonu'nun Tosya ilçesine uzanan Ali Cevat, askeri eğitim almak üzere Mekteb-i Harbiye'ye girdi. Dönemin en prestijli okullarından olan bu kurumda oldukça kapsamlı bir eğitim gördü. Okul yıllarında coğrafya biliminin temelini oluşturan şu alanlarda uzmanlaştı:
- Yer şekillerini inceleyen topoğrafya
- Harita çizim tekniklerini barındıran harita tersimi
- Gök bilimi derslerini kapsayan ilm-i hey'et
- Askeri stratejiler için gerekli olan coğrafya-yı askeri
- Bitki dünyasını inceleyen ilm-i nebâtât ile yüzey ve yükseklik hesaplamaları
Harbiye'deki eğitimi sırasında Fransızcasını geliştiren genç subay, yabancı dildeki bilimsel literatürü yakından takip etti. Bu yetkinliği sayesinde Batı'daki coğrafya kaynaklarını Osmanlı Türkçesine kazandıracak çeviri çalışmaları gerçekleştirdi.
Subaylıktan Coğrafya Muallimliğine
Mekteb-i Harbiye'den 1880 yılında piyade subayı rütbesiyle mezun olan Ali Cevat, askeri görevlerinin yanı sıra öğretmenliğe yöneldi. Yazdığı eserlerde kendisini gururla “coğrafya muallimi” olarak tanımlayan subay, askeri ve mülki okullarda dersler verdi. Bu okullar arasında Topkapı Askeri Rüştiyesi ve bugün Burhan Felek Anadolu Lisesi adıyla bilinen Üsküdar Mekteb-i İdadiye-i Mülkiyesi yer alır. Ali Cevat, 1890 yılında yayımlanan coğrafya kitabında Kolağası unvanıyla öğretmenlik yaparken kayıt altına alınmıştır.
Fransızcadan yaptığı çevirilerle eğitim dünyasına katkı sunan yazar, Resimli Fezleke-i Coğrafya-yı Umumî ve Bidayet-i Coğrafya gibi önemli eserleri yayımladı. Tarih ve din alanında da çalışmalar üreten muallim, 1898 yılına kadar Üsküdar'daki okulunda ders vermeye devam etse de bu tarihten sonra okulun personel listelerinde adına rastlanmamaktadır.
Sürgün Yılları ve Vefatı
Osmanlı'nın son çalkantılı döneminde, İkinci Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte hayatı değişen Ali Cevat, siyasi sebeplerle Anadolu'ya sürgþne gönderildi. Arkadaşlarıyla birlikte sürgün hayatı yaşayan eğitimci, ilan edilen genel af sonrasında nihayet payitahta geri dönebildi. İstanbul'a dönüşünün ardından 1908 yılında ordudan ve öğretmenlikten emekliye ayrılan ya da emekli edilen yazar, kalan günlerini doğduğu yer olan Üsküdar'da geçirdi. Ömrünün son demlerini sessizce yaşayan coğrafya muallimi, 1914 yılında vefat etti ve Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.